WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/664 E.  ,  2024/1974 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/101 E., 2023/308 K.
DAVA TARİHİ : 25.07.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/825 E., 2020/855 K.

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar ve dava dışı ... ... ile ... arasında 23.03.2018 tarihinde protokol düzenlendiğini, ... ... adına kayıtlı dava konusu Bursa ili, ... ilçesi, Balat Mah., 4173 ada 6 parsel, D blok, 5 No.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazın da içinde bulunduğu bir grup taşınmazın mülkiyetinin teminat amacıyla 26.03.2018 tarihinde davalı ...'a tapuda devrinin yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde banka ipoteğinin bulunması nedeniyle devir sırasında taşınmazın değerinin çok altında bir fiyat gösterildiğini, ancak ipoteğe konu borcun müvekkili tarafından ödendiğini, davalı tarafından protokol tarihinden önce başlatılan icra takibine konu borç nedeniyle müvekkili kefil sıfatıyla sorumlu iken protokol ile asıl borçlu haline getirildiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazın gerçek sahibi olduğunu, ancak kredi imkanlarından dolayı dava konusu daireyi kayınbiraderi olan ... ... üzerine yaptığını, kefaletide bu sebeple kabul etmek zorunda kaldığını, bu nedenle taşınmazın tapu kayıtlarındaki satış bedelinin ödemesi suretiyle adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ileri sürdüğü iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu, zaten protokolün davacının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle imzalandığını, dava konusu taşınmazın kendisine ait olduğuna ilişkin iddiayı kabul etmediklerini, davacının davada taraf sıfatının olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; protokolde dava konusu taşınmaz için belirlenen değerin 1520 gr altın olduğu anlaşılmakla, 1520 gram altının, davacı tarafından açılacak bir altın hesabında depo edilmesi için davacıya süre verilmiş ve ihtarat yapılmış olmasına rağmen davacı tarafından ihtaratın gereği yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece protokolün mahiyeti değerlendirilmeyerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, taşınmazın değeri ve taşınmaz üzerinde bulunan ipotek ve davacı tarafından yapılan ödemelerin gözetilmediğini, mahkeme tarafından taşınmazın bedeli olarak depo ettirilmesi istenen bedelin altın yerine altının dava tarihi itibari ile TL karşılığının belirlenmesi taleplerinin reddedilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücreti ödemeye mahkum edilmesinin yerinde olmadığını, tapu kayıtlarının ispat gücü karşısında borçlu tarafın baskısı altında imzalanan protokolün hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, gabin nedeniyle protokolün geçersiz sayılması gerektiğine dair iddiamızın irdelenmeden karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişme konusu taşınmazın inançlı işlem sonucunda davalıya temlik edildiği ve taşınmazı davacının kullanmaya devam ettiği, taraflar arasında imzalanan protokole göre dava konusu taşınmazın 1520 gram altın borcuna karşılık kabul edildiği ve 1520 gram altının davalıya ödenmediği, protokolde belirtilen ödeme tarihleri uyarınca ödemeler zamanında yapıldığı takdirde gayrimenkullerin borçlu ... veya ...'ya iade edileceğinin açıkça belirtildiği, taraflar arasında imzalanan protokolün İcra Mahkemesince takibin tedbiren durdurulmasından sonra imzalanmış olması ve protokol borçlularından ... ... ile ... adına kayıtlı taşınmazların satılması halinde borcun ödenmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından protokol borçlularının ve davacının müzayaka halinde bulunduğu için taşınmazların davalıya devredildiği iddiasının geçerlilik taşımadığı, dolayısıyla gabinin sübjektif unsurunun olayda mevcut olmadığı, protokolde dava konusu taşınmaz için 1520 gram altın belirlenmiş ve ödemenin altın olarak yapılacağı kararlaştırılmış ve davacı tarafça edim ifa edilmemiş olduğundan, 1520 gram altının piyasadan aynen temini mümkün olan yani misli eşya olduğundan aynen ifa edilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince Türk Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesi hükmü gereğince davacı vekiline 1.520 gram altın için açılacak altın hesabına protokoldeki borcun depo edilmesi için usulüne uygun süre verilmiş olması ve davacı vekilinin bu süre içerisinde gereken bedeli depo etmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas, 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, ahde vefa ilkesi gereğince taraflar arasında yapılan sözleşmeye uygun şekilde karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşıldığından davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.