WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/631 E.  ,  2024/1768 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/224 E., 2023/437 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki ecrimisil alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 11 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin gaip olduklarını ve müvekkilinin kayyım olarak atandığını, taşınmaz davalı tarafından haksız olarak kullanıldığı için ecrimisil istemiyle aleyhine Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/27339 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve davalının takibe itiraz ettiğini belirterek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın ecrimisil ihbarnamesinde gösterilen alan miktarınca uzun süredir müvekkilinin kullanımında olduğunu, buna ilişkin olarak tapu iptal ve tescil davası açtıklarını ve bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 24.12.2015 tarihli ve 2015/132 Esas, 2015/394 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, bilirkişi tarafından hesaplanan 1.091,96 TL alacak miktarı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/3747 Esas, 2017/4705 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu yerin bilirkişilerce saptanan kısmının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davalı tarafından kullanıldığı, ecrimisile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 04.10.2018 tarihli ve 2018/16 Esas, 2018/240 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, 5.790,04 TL alacak miktarı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2019/424 Esas, 2021/2425 Karar sayılı ilamıyla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; “..Mahkemece bozma ilamına uyulmakla birlikte; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; Dairece yapılan temyiz incelemesinde tarım arazilerinin haksız kullanımı ile ilgili olarak ecrimisil hesabının nasıl yapılacağı belirtilmiş olmasına rağmen, bilirkişilerce buna uyulmadığı, bölgede ekilen tarım ürünlerinin tarlada buğday ve dane mısır olduğunun belirlendiği, bu doğrultuda her iki ürünün talep edilen yıllar bakımından net geliri dikkate alınarak her yıl için ortalama gelirin bulunması ve bunun üzerinden işgal edilen alan miktarınca ecrimisil hesabı yapılması gerekirken sadece buğdayın yıllık net geliri üzerinden hesaplama yapıldığı, ayrıca tarım arazisi olarak kabul edilen yer bakımından ilk dönem için bulunan miktara, ÜFE uygulanarak sonraki dönemin bulunmasının doğru olmadığı, her yıl için ayrı ayrı hesaplama yapılması gerektiği gözetilmeksizin bozma gereklerine uygun olmayan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması yeniden bozmayı gerektirmiştir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece özetle;
1. Yargıtay bozma ilamına uygun olarak hazırlanan 08/02/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda 3.808,00 TL ana para ve 506,46 TL işlemiş faiz alacağının tespit edildiği,

2. Dava konusu alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 3.808,00 TL asıl alacak ve 506,46 TL işlemiş faiz üzerinden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kayyım vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Ecrimisil hesaplaması yapılırken taşınmazın ev ve sera olarak kullanıldığının göz önünde tutulmadığını,

2. Aynı taşınmaza yönelik diğer dosyalarda biber, kavun ve marul verim ve fiyatları baz alınarak hesaplama yapıldığını,

3. Faiz hesaplamasının (vade bitim tarihi olan) 06.06.2010 tarihinden itibaren yapılması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

26.03.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.