WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/630 E.  ,  2024/2065 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 18.10.2023
SAYISI : 2021/30 E., 2021/531 K.
DAVA TARİHİ : 07.09.2007 - 14.12.2010 - 08.01.2013
KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davalarda tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve alacak istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince 18.10.2023 tarihli ek karar ile ...(...) hissesi üzerinde bulunan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davada davalı ... vekili ve birleştirilen davalarda davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; 2007 yılında satın alma yoluyla davacının tapuda paydaşı olduğu yedi parça taşınmazın davalılar ... ve ... tarafından herhangi bir hakka dayanılmaksızın kullanıldığını belirterek payına vaki el atmanın önlenmesi ile 250,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/634 Esas sayılı davada davacı vekili; dava konusu 3548 ada 27 parsel sayılı taşınmazın (eski 1949 parsel) 1971 yılında harici satış sözleşmesi ile davacı tarafından o tarihlerde tapu maliki olan ... ... eşi Osman ...'tan satın alındığını, üzerine 1972 yılında ev inşâ edildiğini, taşınmazın üzerinde bulunan evin davacıya ait olduğu hususunun taşınmazın tapu kaydındaki muhdesat şerhiyle de sabit olduğunu, ... ... 2007 yılında vefat ettiğini ve mirasçılarının taşınmazı davacıya devretmeyip karşı davalı ... ...'a satış yapıp tapuda devrettiklerini belirterek, davalı ... adına olan kaydın iptali ile davacı ... adına tescilini, bu talep yerinde görülmediği takdirde muhdesatın bedelinin davalı ...'dan tahsilini, bu talep de yerinde görülmez ise denkleştirme ilkeleri gözetilerek arsa bedelinin ... ... mirasçılarından tahsilini talep etmiş, ... ... mirasçılarına yönelik talep 14.06.2011 tarihli celsede tefrik edilmiştir.

3. Birleştirilen Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas sayılı davada davacı vekili; birleştirilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/634 Esas sayılı davadaki benzer gerekçeler ile davasını 3548 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki diğer paydaşları ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelterek muhdesat şerhiyle kayıtlı olan evin bedel karşılığı 23.164,00 TL'nin davalılardan tahsili talep edilmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı ... vekili; davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/634 Esas sayılı davasında davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

3. Birleştirilen Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas sayılı dava dosyasında bir kısım davalılar vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Asıl davaya yönelik Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.11.2009 tarihli ve 2007/407 Esas, 2009/515 Karar sayılı kararıyla; çekişme konusu taşınmazların davalılar tarafından kullanıldığı iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Asıl davaya yönelik Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 15.02.2010 tarihli ve 2010/508 Esas, 2010/1488 Karar sayılı ilamında; “...27 parsel yönünden davalıların el atmasının önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kabulüne, diğer parseller bakımından da hükme yeterli araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2013 tarihli ve 2013/21 Esas, 2013/118 Karar sayılı kararı ile davanın Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/634 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.

2. Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.2014 tarihli ve 2010/634 Esas, 2014/151 Karar sayılı kararı ile davanın Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/268 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.

3. Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2017 tarihli ve 2010/268 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile davaya konu 27 parsel sayılı taşınmaz kapsamında 1 katlı ahşap evde bilirkişi tarafından hazırlanan krokide A harfi ile gösterilen yerde davalı ... ve dedesi ... ile birlikte oturdukları, krokide B harfi ile gösterilen yerde ise davalı ...’in oturduğu, 27 parsel sayılı taşınmazın 309,00 m² olduğu, ilgili dava konusu taşınmazda bir kat ahşap ev yapıldığı, bunu ...'in yaptığı, tapuya bu şekilde şerh edildiği, davalı/karşı davacı harici satışla arsayı satın aldığı, ancak tapu devri yapılmadığından şerh düşülen evde davacıların ecrimisil isteyemeyeceği, evin bedelini davalı/karşı davacının talep edebileceği, satışın resmi olarak yapılmadığı, harici satış sözleşmesinin resmi tapulu taşınmazda kabul edilmediği gerekçesiyle davacı-birleştirilen davada davalı ... ...'ın açmış olduğu ecrimisil davasının reddine, davalı-birleştirilen davada ... dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat konumlu binanın tapu iptali ve tescil talebi yönünden reddine, değeri yönünden kabulü ile 23.164,00 TL’nin 7.500,00 TL’sinin Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi davasının açılış tarihi olan 14.12.2010 tarihinden itibaren, kalan miktar 15.664,00 TL’sinin Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin dava tarihi olan 08.01.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... mirasçıları, ., .... (...)’den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ve birleştirilen davada bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/2129 Esas, 2020/6388 Karar sayılı ilamıyla; "...taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, davacı ... ... tarafından açılan mülkiyet hakkına dayalı olarak üçüncü kişiye karşı paya vaki el atmanm önlenmesi ve ecrimisil istekli asıl dava hakkında verilen karar yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmuş, yerel Mahkeme Daire bozmasına uymuşsa da bozmanın gereğini tam yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davalılar ... ve ...'in dava konusu diğer parselleri kullanmadığı sabit olup, bozmada belirtildiği şekilde sadece kullandıkları tartışmasız olan 27 parsel yönünden davalıların el atmasının önlenmesine ve ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi hatalı olmuştur. Davacı ... tarafından açılan birleşen davada ise, 27 parselin tapu kaydındaki şerhte gözüken muhdesattan kaynaklı alacak isteğinin kabulüne karar verilmesi yerinde olmuş ise de davalıların tapuda belirli oranda paydaş oldukları dikkate alınmamıştır. Paydaş davalıların her birinin pay oranları dikkate alınarak sorumlu tutulacakları miktar karar yerinde gösterilmeksizin yazılı şekilde alacağın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline şeklinde karar verilmesi de doğnı olmamıştır..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
1. Asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu 3548 ada 27 parsel sayılı taşınmaza davalıların el atmasının önlenmesine, 245,00 TL ecrimisil tazminatının 07.09.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve davacının diğer taşınmazlara yönelik taleplerinin reddine,

2. Birleştirilen Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/634 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 3.946,66 TL muhdesat bedelinin 14.12.2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ...’dan alınarak davacıya verilmesine, davalı ...’ya yönelik fazlaya ilişkin istemin reddine, tapu iptali ve tescil talebinin reddine,

3. Birleştirilen Konya 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/21 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 19.217,34 TL muhdesat bedelinin 5.637,60 TL’sinin davalı ...’ten, 3.116,89 TL’sinin davalı ...’dan, 2.907,70 TL’sinin davalı müteveffa ... mirasçılarından, 3.012,30 TL’sinin davalı ...’dan ve 4.542,85 TL’sinin müteveffa ... mirasçılarından 08.01.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmiştir.

E. Mahkemece Verilen Ek Karar
Mahkemenin 18.10.2023 tarihli ek kararıyla; ...(...) hissesi üzerinde bulunan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Mahkemenin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde birleştirilen davalarda davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda herhangi bir el atmanın söz konusu olmadığını ve davalıya husumetin yöneltilemeyeceğini ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Birleştirilen davalarda davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; ek kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kesinleşmediğini ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasının hak kaybına neden olacağını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleştirilen davalarda tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat ve alacak istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 6100 sayılı HMK'nın 297 nci maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, HMK'nın 294 üncü maddesi uyarınca hüküm, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar olduğundan, hüküm fıkrasında mahkemenin neye karar verdiği açıkça yazılmalı ve hükmün infazı mümkün olmalıdır.

3. Değerlendirme
1. Birleştirilen davalarda davacı ... vekilinin Mahkemenin 18.10.2023 tarihli ek kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
a. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “...(2) Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur (Ek cümle: 1/7/2016-6723/34 md.). Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez... ”

b. İhtiyati tedbir kararlarının temyizi konusunda 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda herhangi bir düzenleme bulunmamakta, ilk düzenleme 6100 sayılı Kanun ile getirilmektedir. Kanunda ihtiyati tedbir taleplerine karşı kanun yolu açılmış olsa da bu hususta Yargıtaya açıkça bir görev verilmemiştir.

c. 1086 sayılı Kanun'a göre; bir kararın temyiz edilip edilmeyeceği kanun tarafından belirlenir. Yargılamaya son veren ve hâkimin davadan elini çekmesi sonucunu doğuran İlk Derece Mahkemelerinin verdiği nihaî kararlara karşı kural olarak temyiz yoluna başvurulabilir. Şu halde, ara kararlar tek başına temyiz edilemez, ancak asıl hükümle birlikte temyiz edilebilir (HUMK. 427/1, c.l).

d. Nihaî kararların da temyiz edilebileceği kuralı mutlak değildir. Yani, istisnai olarak, bazı nihaî kararların temyiz edilemeyeceği kabul edilmiştir.

e. Buna göre miktar değeri HUMK'un (5236 s. Kanundan önceki) m. 427/II'deki temyiz sınırını geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin her çeşit hukuk mahkemesi nihaî kararları kesindir, temyiz edilemez. Özel kanun hükümleri gereği temyiz edilemeyeceği, kesin olduğu belirtilen bazı nihaî kararlar temyiz edilemez ve geçici nitelikteki kararlar temyiz edilemez.

f. Bu durumda ihtiyati tedbir taleplerinin reddiyle bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilecek kararların niteliği itibarıyla nihai karar olmadığı ve temyize sadece nihai nitelikteki kararlar aleyhine gidilebileceği hususu gözetildiğinde; söz konusu geçici maddenin yollamasıyla bu tür kararlara karşı yasa yollarına başvurulamayacaktır.

g. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 21.02.2014 tarihli ve 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı içtihatı doğrultusunda mahkemelerce verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi veya bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilen kararlara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan birleştirilen davalarda davacı ... vekilinin 18.10.2023 tarihli ek karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

2. Asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a. Her ne kadar dava dilekçesinde dava konusu taşınmaz 3548 ada 27 parsel gösterilmişse de taşınmazın karar tarihinden önce yapılan imar işlemiyle (tevhit sonucu) 45302 ada 6 parsel numarasını aldığı ve sicilin bu şekilde kapatılmış olduğu anlaşılmaktadır.

b. Somut olayda, dava konusu 3548 ada 27 parsel sayılı taşınmazın kaydı kapandığına göre yeni (imar) parsel numarası üzerinden infaza elverişli şekilde hüküm kurulması gerekirken, sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı kalmayan tapu kaydı üzerinden karar verilmiş olması doğaru değildir. Bu husus kamu düzeniyle ilgili olduğundan re’sen gözetilmesi gerekir.

c. O halde, Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle dava konusu taşınmazın güncel tapu kaydı (tedavülleri ile birlikte) dosya arasına alınarak gerektiğinde mahallinde yeniden keşif yapılması, yeni parsel sınırlarına göre fen bilirkişisinden dava konusu edilen alan krokide gösterilmek suretiyle infaza elverişli rapor alarak (dosya kapsamına uygun ) hüküm tesis edilmesi gerekirken, kapalı kayıt üzerinden karar sonucuna gidilmesi doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. 18.10.2023 tarihli ek karara yönelik birleştirilen davalarda davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,

2. Asıl davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

17.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.