WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/625 E.  ,  2024/1479 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/33 E., 2023/83 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Müftülüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerine ait taşınmaza komşu parseldeki cami ve lojmanın taşkın olduğunu belirterek el atmanın önlenmesini ve tecavüzlü yapının kâl’ini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili; müvekkiline ait taşınmazda cami bulunduğunu ancak lojmanın müvekkili tarafından yapılmadığını, İlçe Müftülüğü tarafından rızası dışında yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 14.06.2016 tarihli ve 2014/258 Esas, 2016/270 Karar sayılı kararı ile; davalı ... tarafından yapılan caminin taşınmaza tecavüzünün bulunmadığı, lojmanın taşınmaza tecavüzlü olarak sonradan Karadeniz Ereğli İlçe Müftülüğü tarafından yapıldığı, müdahalenin men’i talebinin ancak müdahaleyi gerçekleştiren kuruma yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.06.2016 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.12.2020 tarihli ve 2018/7157 Esas, 2020/7775 Karar sayılı kararıyla; el atmanın önlenmesi davasının kural olarak fiilen müdahaleyi gerçekleştiren kişiye karşı açıldığı, ancak kayıt malikinin de el atma fiilinden sorumlu tutulması için taşınmazı bizzat kullanmasına gerek olmayıp, üçüncü kişilerin kullanımından da sorumluluğu bulunduğu, davacıların kâl talebi yönünden, yapının bulunduğu kayıt maliki ile yapıyı yapan kişinin zorunlu dava arkadaşı olmakla her ikisinin davada yer alması gerektiğinden ...’nın da davada yer almasının sağlanması ve ondan sonra her iki davalı yönünden de el atmanın önlenmesi ve kâl talebi incelenerek karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

3. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.12.2021 tarihli ve 2021/15193 Esas, 2021/12229 Karar sayılı kararıyla; davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda davalı tarafından tecavüzlü şekilde yapılan cami lojmanının açık bir şekilde taşınmazların kadastral çapa bağlandıktan sonra yapıldığı, taşınmazın çapa bağlı olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan davalının çap kapsamı dışına çıkarak davacıya ait parsele taşacak şekilde yapı yapmış olmasının kötüniyetli olduğunu gösterdiği, hâl böyle olunca davalının kötüniyetinin korunamayacağından fahiş zarar meydana getirip getirmediğini bakılmaksızın dava konusu bölümün yıkımına karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmaza bilirkişi raporundaki krokide A harfi ile gösterilen 26,06 m²'lik kısma davalılarca yapılan müdahalenin men'ine, fazlaya ilişkin talebin reddine, taşkın yapının kâl’ine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Müftülüğü vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşkın yapının camiden kaynaklanmadığını, cami imamı tarafından kullanılan lojmandan kaynaklandığını, müvekkili yönünden husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; camilerin yalnız yönetiminin müvekkil kuruma ait olduğunu, inşası ile ilgili görevi olmadığını, bu konuda ödeneklerinin dahi olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

3. Davalı ... Müftülüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve kâl istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Davalı kurumlar ... ve İlçe Müftülüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.