WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/614 E.  ,  2024/1951 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/172 E., 2023/465 K.
DAVA TARİHİ : 08.11.2013
KARAR : Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasında görülen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davalı ...'un, davacı Bankanın Antalya Şubesinden senet karşılığı kredi kullandığını, kredinin süresinde ödenmemesi üzerine borçlu hakkında takip başlatıldığını, davalı Banka lehine ipotek şerhi bulunan 28292 ada 10 parsel sayılı taşınmaza haciz şerhi konulduğunu ve satış işlemlerine esas olmak üzere kıymet takdiri yapıldığını, taşınmazın müşterek mülkiyet hükümleri gereğince tapuda kayıtlı olması nedeni ile muhdesatların borçluya ait olduğunun tespitinde davacının hukuki menfaati bulunduğunu, taraflarına yetki verildiğini belirterek 28292 ada 10 parselde kayıtlı bahçe ve tarla vasfındaki taşınmaz üzerinde yer alan 125 m² taban alanlı evin, taban alanı 152 m² olan 3 ayrı dükkanın, 12 m² taban alanlı yazıhane binasının, taban alanı 300 m² olan mermer işleme atölyesinin borçlu ...'a ait olduğunun tespiti ile tapuya şerh verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkeme 01.02.2019 tarihli kararında; davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 06.04.2022 tarihli ve 2021/4216 Esas, 2022/2603 Karar sayılı ilamı ile "...dava konusu 28292 ada 10 parsel sayılı taşınmazda davalı borçlu ..., ... ile 1/2'şer paylı malik olup alacaklının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca borçluya ait hisse hakkında ortaklığın giderilmesi davası açmasında hukuki yararı olmadığından evleviyetle muhdesatın tespitini istemesinde de hukuki yararının bulunduğu kabul edilemez. Bu haliyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi" gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar vermiştir.

2. Daire kararının düzeltilmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Dairemizin 27.02.2023 tarihli ve 2023/465 Esas, 2023/1142 Karar sayılı ilamı ile "... muhdesat aidiyetinin tespiti davası açmakta alacaklı konumundaki kişinin hukuki yararı olduğu, sicil kaydı kapatılan ve üzerinde herhangi bir işlem yapılması mümkün olmayan pasif tapu kaydı üzerinden hüküm kurulmasının da doğru olmadığı, ayrıca aidiyet bilgisinin tapunun beyanlar hanesine tesciline de karar verilmiş olmasının hatalı olduğu" gerekçesiyle bozma ilâmı kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan gerekçeler doğrultusunda bozulmasına karar vermiştir.

B. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...taşınmazın diğer hissedarı ... olup 11.01.2013 tarihli satışla malik haline geldiği, bu hisseyi kızı Funda Çot'tan aldığı, Funda Çot'un borçlu ...'un eşi olduğu, ...'in satın aldığı tarihten evvel herhangi bir muhdesata sahip olmasının kabil olmadığı, fen bilirkişisinin krokisinde gösterilen muhdesatların borçlu ...'a ait olduğu duraksamasız bir biçimde saptandığından imar yolunda kalan kısımlara yönelik istem ile tapuya tescil istemlerinin reddine, krokide gösterilen ve parsel sınırlarında kalan muhdesatların ise borçlu ...'a ait olduğunun tespitine" karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...; açıkça ...'e ait olan ve üçüncü kişilerden satın aldığı muhdesatların hatalı bir bakış açısıyla diğer davalı ...'a ait olduğu yönünde verilen kararın doğru olmadığını, hükmün bozulması gerektiğini dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alacaklı tarafından açılan borçluya ait muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Yürürlükten kaldırılan 743 sayılı eski Medeni Kanun ve halen yürürlükte bulunan 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'u hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhdesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tâbi olduğu, muhdesatların üzerinde bulunduğu taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin olamayacağı gözönünde tutulduğunda davaya konu muhdesatların ilgili tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi, mülkiyet tespiti isteminin ise reddine karar verilmesi gerekmektedir.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olaya gelince, Mahkemece bozma ilamımız doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; tespit edilen muhdesatların davalı ... tarafından meydana getirildiğini tespit etmek yerine davalının muhdesat üzerinde arzdan ayrı mülkiyet hakkı olduğu izlenimini uyandıracak şekilde tespit hükmü kurulması doğru değildir.

3. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı ...'un sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan "Davalı ...'a ait olduğunun tespitine" ibaresinin hükümden çıkarılmasına, yerine "Davalı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine" cümlesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.