7. Hukuk Dairesi 2024/609 E. , 2024/2582 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/72 E., 2023/696 K.
DAVA TARİHİ : 10.09.2015
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında düzenlenen 26.02.2013 tarihli inanç sözleşmesi gereğince, 495 ada 21 parsel üzerinde yer alan 44 numaralı bağımsız bölümün, davacının, Kayseri 8. İcra Müdürlüğü'nün 2010/5375 Esas sayılı dosyasındaki 143.000,00 TL borcunun 31.12.2015 tarihinde ödenmesinin teminatı olarak davalıya devredildiğini, borç ödendiğinde taşınmazın geri davacıya devredileceğinin kararlaştırıldığını, davacının 17.08.2015 tarihli ihtarname ile davalı tarafa ihtarname göndererek 143.000,00 TL borcu ödemeye hazır olduğunu teklif ettiğini, davalının cevap vermediğini ve taşınmazı da devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek; 495 ada 21 numaralı parsel üzerinde yer alan 44 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, kabul görmemesi durumunda taşınmazın rayiç değerinden şimdilik 20.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın dava dışı ... tarafından davalıya tapuda satış sözleşmesi ile devredildiğini, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, sözleşmenin 6. maddesinde belirtilen ve 31.12.2013 tarihine kadar ödenmesi gereken 30.000,00 TL vekalet ücretine ilişkin borcun ödenmediğini, ihtarnamede de bu borca ilişkin bir teklifin olmadığını, eksik ifanın kabul edilemeyeceğini, taşınmazda iyileştirme yaptığından rayiç bedel talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12/01/2021tarihli ve 2018/128 Esas, 2021/5 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 12.01.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 09/07/2021 tarihli ve 2021/1317 Esas, 2021/1489 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 10.11.2021 tarih ve 2021/6444 Esas, 2022/6788 Karar sayılı ilamında; sözleşme gereğince vadesinde ödenmeyen 30.000,00 TL alacağın güncellenmiş bedelinin, dava açılış tarihi itibariyle vade günü gelmemiş olan 143.000,00 TL alacağın ise güncellenmeden depo edilmesi için davacı vekiline usulüne uygun yeniden süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, alacağın tümünün güncellenerek depo edilmesi için süre verilmesi ve sonucuna göre yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davaya konu; 459 ada 21 parsel 2. kat 4 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 143.000,00 TL'nin güncellenmeden, 30.000,00 TL'nin ise güncellenmesi sonucu hesaplanan ve mahkeme veznesine depo edilen toplam 493.724,34 TL'den Kayseri 8. İcra Dairesi'nin 2010/5375 Esas sayılı dosyasına 02.02.2018 tarihinde ödenen 16.069,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 477.655,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; eksik araştırmaya dayanarak hüküm kurulduğunu, davacının kendi edimini yerine getirmediğini, bedelin tamamının güncellenmesi gerektiğini, davacının kötü niyetli olduğunu, bedelin nemalandırılması gerektiğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil bunun mümkün görülmemesi halinde alacak isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
2. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
3. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 Esas 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
4. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!