7. Hukuk Dairesi 2024/598 E. , 2024/2160 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/174 E., 2023/250 K.
DAVA TARİHİ : 05.08.2014
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılara ait ana yapıda kat mülkiyetine geçiş işlemini müteakip 3 adet bağımsız bölümün zemin katını Tahsin, birinci katını Sadık ve ikinci katını ...'a sattığını, satış öncesinde ana yapının inşaat projesine aykırılığı nedeniyle bağımsız bölüm olarak tescili mümkün olmayan ancak, mesken olarak kullanılan bodrum katın satış dışı bırakıldığını, satış öncesinde noterlikçe düzenlenen "beyan ve taahhüt" başlıklı bir belgeyle satıcı ve alıcının bu konuda uyuşan iradelerinin yazılı hâle getirildiğini, taşınmazın davalı ...'ın oğlu ... tarafından mesken olarak kullanıldığını, ...'ın taşınmazdan tahliyesine yönelik yapılan işlemlerin sonuçsuz kaldığını, bu yerin sözleşme ile satış dışı tutulması nedeniyle satın aldıkları konutlar için daha az bedel ödediklerini, daha az bir bedel ile bağımsız bölümlerde malik olduklarını, bu nedenle haksız olarak zenginleştiklerini, 19/1 ada 190 parselde bulunan bodrum katın rayiç bedelinin ve 15.09.2008 gününden bu yana mahrum kalınan kira gelirlerinin tespitine, tespit edilen yekûn alacağın sözleşmeye aykırılık hükümlerince temerrüt faiziyle davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının dairesinde oturanların başkaları olduğunu, kendileri ile bir ilgisinin olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; tapu kayıtlarında arsa payının 1/3 olarak düzenlenmiş olmasının dava konusu parselde bulunan bodrum katın da bağımsız bölümlere ait olduğunu gösterdiğini, belgenin taşınmazların satın alma tarihinden önce düzenlendiğini, noterde düzenlenen bu belgenin bir anlam ifade etmediğini, Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/53 Esas sayılı kararının gerekçesinde buna değinildiğini, bodrum katın kendileri tarafından kullanıldığının da ispatlanamadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2015 tarih ve 2014/390 Esas, 2015/542 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazı dava dışı ... kullandığından davacıların fiilen başkası tarafından kullanılan bu yer nedeniyle davalılardan ecrimisil istemesinin mümkün olmadığı, noterde düzenlenen dava konusu yerin satış harici tutulduğuna dair protokollerin taraflar için bağlayıcı olduğu, protokoldeki taahhütlere uymayıp bu yerde hak iddia eden ve burayı davacıların kullanmasına izin vermeyen davalıların, bu kısmın bedelini davacılara ödemelerinin gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, l0.000,00 TL tazminatın 3.333,33 TL'sinin davalı ...'den, 3.333,33 TL'sinin davalı ...'den, 3.333,33 TL'sinin davalılar... ve ...'den dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine, davacı tarafın ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Onama Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır. Dairemizin 07.06.2022 tarih ve 2021/5463 Esas, 2022/4092 Karar sayılı ilâmında; hükmün oy çokluğuyla onanmasına karar verilmiştir.
B. Karar Düzeltme Kararı
1.Dairemizin 07.06.2022 tarih ve 2021/5463 Esas, 2022/4092 Karar sayılı ilâmın kararına karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.02.2023 tarih ve 2022/7457 Esas, 2023/874 Karar sayılı ilâmında; “tapu maliklerinin mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak sözleşmeler, ayni hakkın niteliği ile bağdaşmayacağından bu nevi bir sözleşmeye tutunan kişi korunamaz. Keza, Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Açık Yasa hükümlerine aykırı olacak şekilde kurulan sözleşme davacıların, ayni hak sahibi olan davalılara karşı açtığı ecrimisil davası dinlenemez. Bu nedenlerle, davanın tümüyle reddi gerekirken kısmen de olsa kabulüne ilişkin yerel mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.” gerekçesiyle davalı ...'in karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 07.06.2022 gün ve 2021/5463 Esas, 2022/4092 Karar sayılı onama ilâmının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyizinde, davalıların sebepsiz zenginleştiğini, mahkeme kararının mülkiyet hakkına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, alacak istemli açılan davada bağımsız bölümlerin başkasına devri, kiralanması ve kayıtlanması hâlinde eklentilerin ve ortak yerlerin de kendiliğinden kayıtlanıp kayıtlanmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 ve devamı maddeleri.
3. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un 5 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallannın somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!