7. Hukuk Dairesi 2024/564 E. , 2024/1613 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/35 E., 2023/357 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararda dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmıştır.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440 ıncı maddesi uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 196 ada 21 parsel sayılı taşınmazda davalılara satılan hisselerin ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazda yıllardır iki adet dükkan işlettiğini, taşınmaz üzerinde bulunan binanın giriş katındaki dairenin davacıya ait olduğunu beyan ederek fiili taksim savunmasında bulunmuştur.
2. Davalı ... ve davalı ..., davanın kabulüne dair verilen ilk kararın kendileri yönünden kesinleştirilmesini ve ön alım bedelinin kendilerine ödenmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 13.12.2019 tarihli ve 2018/461 Esas, 2019/753 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın davalı ... yönünden reddine, davalılar ... ve ... yönünden karar kesinleştirildiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 30.11.2021 tarih ve 2021/893 Esas, 2021/3332 Karar sayılı ilamında; davalının ileri sürdüğü fiili taksim savunmasının araştırılması, yerinde keşif yapılarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 259/2 inci maddesi gereğince tarafların tanıkları taşınmaz başında dinlenerek tüm taraf delilleri toplanıp, 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda A, B, C ve D harfleri ile gösterilen yapılar ile üzerindeki yapıların kim tarafından ve ne zamandan beri kullanıldığı, özellikle davacının ve davalı ...’e pay satan ...’nın satış tarihinde taşınmazda kullandığı yer olup olmadığı hususu üzerinde durularak çelişkili beyanlar varsa giderilerek ve tanıklarca gösterilecek yerler fen bilirkişisi tarafından düzenlenecek krokide denetime elverişli şekilde işaretlenmek suretiyle eylemli paylaşım olup olmadığı tespit edilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken tanıkların duruşmada ve talimat yoluyla dinlenmesi, davalı ...’in beyanı doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3. Mahkemece, davalılar ... ve ... yönünden Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra hüküm tekrarı ile yeniden hüküm kurulmaması doğru bulunmamış ve bu durum 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 297’inci maddesine aykırı görülmüştür.
4. Kabule göre de; davalı ... tarafından 28.03.2013 tarihli satış işlemiyle satın alınan dava konusu hisse yönünden önalım bedeli 61.375,00 TL olduğundan ve hakkında açılan davanın reddine karar verilen davalı ... lehine bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 80.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmayıp değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında yeniden yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu, tanık beyanları ve tüm dosya münderecatı ile birlikte bozma kararı itibari ile yeniden yapılan yargılama sonucunda ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: kararın gerekçesiz olduğunu, davalının fiili taksim savunmasında bulunmakla ispat kuralının davalıya düştüğünü, bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik araştırma yapıldığını, fiili taksim savunmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu taktirde usuli kazanılmış hak ve bozma ilamında belirtilen hususlarda işlem yapılma zorunluluğu doğar. Dairemizin 30.11.2021 tarihli bozma kararında; hakkında davanın kabulü yönünde hüküm kesinleşen davalılar ... ile ... yönünden hüküm tekrarı yapılması, davalı ... yönünden ise fiili taksim savunmasının yöntemince araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen davalılar ... ile ... yönünden hüküm tekrarı ile yeniden hüküm kurulmaması isabetsizdir. Öte yandan toplanan delillere göre davalının fiili taksim savunmasının ispatlanamadığının anlaşılmış olmasına göre davalı ... yönünden de depo edilen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hiç bir gerekçe gösterilmeden davanın reddedilmiş olması da doğru değildir.
Hâl böyle olunca; davanın davalı ... yönünden de kabulüne karar verilmesi, davalılar ... ile ... yönünden de 6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!