7. Hukuk Dairesi 2024/555 E. , 2024/1450 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/63 E., 2021/306 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında ecrimisil istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 538 ada 32 parsel sayılı taşınmazda müvekkili idarenin 344/640 pay maliki olduğunu, taşınmazın davalı ... tarafından park yapılmak suretiyle işgal edildiğini belirterek, 13.704,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin üzerinde bulunan park alanında belediyenin tasarrufunun bulunmadığını, sadece belediyenin ilgili birimlerince temizlik ve bakım hizmetleri yapıldığını, İmar Kanunun 18. maddesine göre %40 DOP oranında el atılan kısımdan düşülmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği bedelin piyasa değerinin çok üzerinde olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2013/21 Esas 2016/127 Karar sayılı kararıyla, davalı belediyenin fuzuli şagil olduğunu öne sürmek mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.11.2020 tarihli ve 2018/6618 Esas, 2020/6926 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın 1245,31 m2 kısmına çocuk parkı ve ... semt evi binası yapıldığı, mahkemece bina ve parkın davalı ... tarafından kamu hizmetine sunulduğundan davalının fuzuli şagil kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kamu hizmeti nedeniyle de olsa mülkiyet hakkına yapılan işgal haklı kabul edilemeyeceğinden davacının payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının paydaş olmasına karşın dava konusu taşınmazlardan yararlanamadığı, bu nedenle payına düşen oranda ecrimisil ödenmesi gerektiği belirtilerek, 20.949,44 TL ecrimisilin dava tarihi olan 03.07.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, ecrimisilin koşullarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın gelir getiren bir yer olmadığını, davacının zararı bulunmadığını, davacının kullanımının engellenmediğini, müvekkili belediyenin taşınmazı kullanmadığını, yalnızca bakım ve düzenleme çalışmaları yaptığını, ayrıca ecrimisilin yüksek belirlendiğini, ecrimisile yürütülen faizin de hatalı hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çaplı taşınmazın haksız işgalinden kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme
1. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki, hükme esas alınan 01.10.2013 tarihli hesap raporunda bilirkişi tarafından yukarıda "ilgili hukuk" bölümünde açıklanan ilkeler doğrultusunda hesaplama yapılmamış, yalnızca davacı kurumun belirlediği işgaliye bedelinin kanuna uyumlu hesaplandığı belirtilmiştir. 03.01.2015 tarihli ek raporda da yeni bir değerlendirme yapılmamış, yalnızca davacının payına ilişkin bir düzeltme yapılmıştır.
2. Hâl böyle olunca, mahkemece yeniden konusunda uzman bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak, yukarıda "ilgili hukuk" bölümünde açıklanan ilkeler uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, hasıl olacak sonuca göre davacının payı oranında belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,
1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!