7. Hukuk Dairesi 2024/55 E. , 2024/1475 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3185 E., 2023/2981 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Merzifon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/323 E., 2023/300 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait taşınmazların davalı tarafından eğitim kurumu ve okul bahçesi olarak kullanıldığını, davalının fuzuli şagil konumunda bulunduğunu belirterek, davalının müvekkil taşınmazlarına yönelik müdahalesinin önlenmesi ile fazlaya ilişkin talep hakları saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 11.05.2023 tarihli dilekçesi ile ecrimisile yönelik talebinin 1.768.325,00 TL olduğunu belirtmiş, bu tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
3. Davacı ... 16.08.2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazların davacıdan önceki malikinin müvekkil şirket olduğunu, davacının şirkette hissedar olduğunu ve bu hisselerini 22.03.2017 tarihinde devrettiğini, bu binayı müvekkili şirketin inşa ettiğini ve yıllardır da üzerinde özel okul işlettiğini, okul inşaatı tamamlandıktan sonra davacı ile 22.07.2017 tarihli kira sözleşmesi ile maliki olduğu bir kısım parseller yönünden aylık 300,00 TL bedelle taşınmazların kullanıldığını, düşük bedelli kira sözleşmesi karşılığı taşınmazların davacıya satışında ciddi tutarda indirim yapıldığını, ispat hukuku açısından sözleşmenin her ne kadar yazılı yapılması gerekse de davacının müvekkil şirketin eski ortağı olması sebebiyle ve güven duygusuyla tarafların sözlü olarak anlaştıklarını belirterek, haksız olarak açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı vekili 16.08.2023 tarihli dilekçesinde, davacı tarafın feragatını kabul ettiğini ve bir taleplerinin olmadığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.08.2023 tarihli ve 2022/323 Esas, 2023/300 Karar sayılı kararı ile "...davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle davanın reddine...talep olmadığından davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına... talep olmadığından davalı vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, Mahkemece verilmiş olan kararda müvekkil lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, kararda belirtilen 16.08.2023 tarihli dilekçe incelendiğinde vekalet ücretinden feragat edildiğine dair bir beyanın bulunmadığını, akabinde dosyaya sundukları 18.08.2023 tarihli dilekçelerinde vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ettiklerini, harcın da doğru hesaplanmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 02.11.2023 tarihli ve 2023/3185 Esas, 2023/2981 Karar sayılı kararı ile "...dosyaya ilk verilen... 16/08/2023 tarihli 'feragati kabul ederiz, bir talebimiz bulunmamaktadır' beyanından... davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti istemi olmadığının anlaşılması gerektiği, mahkeme kararının ferilerine ilişkin hükmünün isabetli olduğu...." gerekçesiyle "... davalı vekilinin istinaf başvurusun esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ıncı maddesinde;
"Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.''
3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 nci maddesinde feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309 uncu maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
4. Tasarruf ilkesinin sonucu olarak taraflar, yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında, hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edebilirler. Yine belirtmek gerekir ki feragatin geçerliliği karşı tarafın muvafakatine bağlı değildir. Etkisini onu yapanın tek yönlü irade beyanı ile doğurur (Pekcanıtez, .../ Atalay, Oğuz/ Özekes, Muhammet; Medeni Usul Ders kitabı, İstanbul 2017, s. 421-423). Nitekim Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamaları da bu doğrultudadır (11.4.1940 tarihli ve 70 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.05.1992 tarihli ve 1992/2-250/364 sayılı kararı).
5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 312/1 inci maddesinde;
"Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir."
6. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşler" başlıklı 103 üncü maddesinde;
"(1) Adli tatilde, ancak aşağıdaki dava ve işler görülür:
a) İhtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi.
b) Her çeşit nafaka davaları ile soybağı, velayet ve vesayete ilişkin dava ya da işler.
c) Nüfus kayıtlarının düzeltilmesi işleri ve davaları.
ç) Hizmet akdi veya iş sözleşmesi sebebiyle işçilerin açtıkları davalar.
d) Ticari defterlerin kaybından dolayı kayıp belgesi verilmesi talepleri ile kıymetli evrakın kaybından ... iptal işleri.
e) İflas ve konkordato ile sermaye şirketleri ve kooperatiflerin uzlaşma suretiyle yeniden yapılandırılmasına ilişkin işler ve davalar.
f) Adli tatilde yapılmasına karar verilen keşifler.
g) Tahkim hükümlerine göre, mahkemenin görev alanına giren dava ve işler.
ğ) Çekişmesiz yargı işleri.
h) Kanunlarda ivedi olduğu belirtilen veya taraflardan birinin talebi üzerine, mahkemece ivedi görülmesine karar verilen dava ve işler.
(2) Tarafların anlaşması hâlinde veya dava bir tarafın yokluğunda görülmekte ise hazır olan tarafın talebi üzerine, yukarıdaki iş ve davalara bakılması, adli tatilden sonraya bırakılabilir.
(3) Adli tatilde, yukarıdaki fıkralarda gösterilenler dışında kalan dava ve işlerle ilgili olarak verilen dava, karşı dava, istinaf ve temyiz dilekçeleri ile bunlara karşı verilen cevap dilekçelerinin ve dosyası işlemden kaldırılan davaları yenileme dilekçelerinin alınması, ilam verilmesi, her türlü tebligat, dosyanın başka bir mahkemeye, bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya gönderilmesi işlemleri de yapılır.
(4) Bu madde hükümleri, bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay incelemelerinde de uygulanır."
5. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Daveti" başlıklı 147 nci maddesinde;
"(1) Taraflar, ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra tahkikat ve sözlü yargılama için duruşmaya davet edilir.
(2) Taraflara gönderilecek davetiyede, belirlenen gün ve saatte geçerli bir özrü olmadan mahkemede hazır bulunmadıkları takdirde, duruşmaya yokluklarında devam edileceği ve yapılan işlemlere itiraz edemeyecekleri, tahkikatın sona erdiği duruşmada sözlü yargılamaya geçileceği, sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi hâlinde taraflara ayrıca davetiye gönderilmeyeceği ve 150 nci madde hükmü saklı kalmak kaydıyla, yokluklarında hüküm verileceği bildirilir."
7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hüküm, Hükmün Verilmesi ve Tefhimi" başlıklı 294 üncü maddesinde ise
(1) Mahkeme, usule veya esasa ilişkin bir nihai kararla davayı sona erdirir. Yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai karar, hükümdür.
(2) Hüküm, yargılamanın sona erdiği duruşmada verilir ve tefhim olunur.
(3) Hükmün tefhimi, her hâlde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur" hükümleri yer almaktadır.
3. Değerlendirme
1. El atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli eldeki davanın 4 numaralı celsesinde eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilerek duruşmanın 07.09.2023 tarihinde bırakılmasına karar verilmiştir. Davacı ... 16.08.2023 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini; davalı vekili Avukat ...'nin de 16.08.2023 tarihli dilekçesinde davacının feragatini kabul ettiğini beyan etmesi nedeniyle Mahkemece 16.08.2023 tarihinde duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
2. Yukarıda (V.C.II) numaralı bentte de açıklandığı üzere el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları HMK'nın 103 üncü maddesinde belirtilen adli tatilde görülecek dava ve işler arasında sayılmadığından, karşı tarafın bu yönde muvafakatı alınmadan ve yukarıdaki kanun maddelerinde açıklanan yargılama sürecine ilişkin hükümlerle aykırı olarak duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!