7. Hukuk Dairesi 2024/538 E. , 2024/1043 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/15 E., 2023/1013 K.
KARAR : Asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine
Taraflar arasında görülen asıl davada tapu iptal ve tescil, birleştirilen davada sözleşmenin iptali veya tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davalı birleştirilen dosya davacıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...’ın Taraklı Noterliğinin 04.11.1998 tarihli ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereğince, 8 adet taşınmazdaki hak ve hisselerini ölünceye kadar bakması karşılığında müvekkiline verdiğini, müvekkilinin bakım borcunu yerine getirdiğini ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl davanın reddini istemiştir. Birleştirilen davada davalılar-birleştirilen dava davacıları vekili; ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereklerinin yerine getirilmediğini, davalının miras bırakana bakmadığını, miras bırakanın tüm mallarının mahfuz hisseyi aşar şekilde devredildiğini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptalini bunun mümkün olmaması halinde tenkis isteminde bulunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 23.12.2015 tarihli ve 2014/147 Esas, 2015/556 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın reddine birleştirilen davanın ise kabulü ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 23.12.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/3201Esas, 2019/6304 Karar sayılı ilamında; dosyada mevcut mirasçılık belgeleri arasında çelişki bulunduğundan hatalı olan mirasçılık belgesinin iptali ile yeni bir mirasçılık belgesi alınması için davacıya süre verilmeli, sunulacak mirasçılık belgesine göre taraf teşkili sağlanması gerektiği açıklanmıştır.
3. Birleştirilen davada davacılar ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvaazalı yapıldığını iddia ettiklerinden; mahkemece tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından, sözleşme tarihindeki murisin elinde bulunan malvarlığının tespit edilecek miktarı ile temlik edilen malın bütün mamelekine oranı dikkate alınarak ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aşıp aşmadığının 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadi Birleştirme Kararı uyarınca, muris muvazaası ilkelerine uygun olarak yeterli araştırma ve inceleme yapılıp, toplanan ve toplanacak olan deliller ile birlikte, dinlenen taraf tanıklarının beyanları değerlendirilerek, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin terekeden mal kaçırma amaçlı değil, gerçekten murisin bakımını sağlamak amacıyla düzenlenip düzenlenmediği araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sağlığında bakım alacaklısı tarafından ileri sürülebilecek kendisine bakılmadığı iddiası üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Tapu Müdürlüklerine yazılan yazı cevapları incelenmiş, muris adına kayıtlı taşınmazların ölünceye kadar bakma sözleşmesine konu taşınmazlardan ibaret olduğu,
2. Yargılama sonucunda; bakım borçlusu davacı ... ve eşi tarafından davaya konu ölünceye kadar bakma sözleşmesindeki bakıp gözetme yükümlülüğü ile maddi manevi ihtiyaçlarının karşılanması şartlarının dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında ispat edildiği, aksinin ise davalılar tarafından ispat edilemediği, bakım alacaklısı ...'ın sözleşme tarihinden 16 yıl sonra vefat ettiği ve bu süre içerisinde sözleşmenin iptaline dair herhangi bir işlem yapmadığı, bu kapsamda ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muris ... tarafından terekeden mal kaçırma amaçlı değil, çocuğu olmaması sebebiyle bakımının sağlanması amacıyla yapıldığı kanaatine ulaşıldığından, asıl davanın kabulüne ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleştirilen dava davacıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı ve eşinin muris ile ilgilenmediği, murise komşuların baktığı, murisin sözleşmeden döndüğü, verdiği arazileri geri istediği, dava açacağını eşine ve davacıya bildirdiğini; murisin sözleşme tarihinde başkaca mal varlığının olmaması, ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aştığını gösterdiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava sözleşmenin iptali veya tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 611 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!