7. Hukuk Dairesi 2024/536 E. , 2024/1012 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/21 E., 2023/426 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın Hazine ve davalı ... yönünden husumetten reddine, davalı ... Belediyesi yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçelerinde; davacılar tarafından mülkiyeti Ankara İl Özel İdaresi'ne ait olan 845 parsel sayılı ev, ahır, samanlık, tandır ve bahçeden ibaret taşınmazın kullanıldığını, ecrimisil bedelinin ödendiğini, 1998 yılında köylerinde arsa dağıtımının başlaması üzerine gerekli müracaatların yapıldığını, paraların yatırıldığını ancak dağıtım yapılan arsalar içerisinde isimlerinin bulunmadığını, yapılan başvurulardan da sonuç alınamadığını, hak sahibi oldukları halde tapularını alamadıklarını belirterek dava konusu taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hakdüşürücü sürenin dolduğunu, davada husumetlerinin bulunmadığını, davanın Hazineyle bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı Ankara İl Özel İdaresi Başkanlığı vekili; davacıların 3367 sayılı Yasa uyarınca talepte bulundukları ama ihtiyar heyetince hazırlanan ihtiyaç sahipleri listesinde isimlerinin bulunmadığını ve bu nedenle davacılara arsa tahsis işleminin yapılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... davaya cevap vermemiş, duruşmadaki beyanlarında davacılar tarafından gerekli evrakların zamanında verilmediğini, bu nedenle temlik ve tescil yapılamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
4. Davalı ... Belediyesi vekili; 6360 sayılı Yasa uyarınca il özel idarelerinin her türlü taşınır taşınmaz mallarının ilçe belediyelerine devredileceğinin hüküm altına alındığı, 845 parselin Belediyeye devrine karar verildiğini, davacıların taleplerinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 17.03.2015 tarihli ve 2013/647 Esas, 2015/144 Karar sayılı kararıyla; davalı Hazine ve ...'a karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine, Ankara İl Özel İdaresine karşı açılan (Polatlı Belediyesine devredilen) davanın kabulü ile Polatlı ilçesi, İğciler Köyü, 845 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 17.03.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.09.2021 tarih ve 2021/34 Esas, 2021/698 Karar sayılı ilamında; her ne kadar dava konusu yerin bulunduğu alanda tahsis işlemine esas olmak üzere hazırlanan tespit tutanağında davacıların adları yazılı ise de, 3367 sayılı Yasaya dayalı olarak hazırlanan dağıtım cetvelinde davacılara herhangi bir tahsisin yapılmadığı, dosya kapsamında dava konusu 845 parsel sayılı taşınmazın davacılara tahsis edildiğine yahut satıldığına dair geçerli bir kararın da bulunmadığı, tespit tutanağının hak sahipliğini göstermediği gibi davacıların satış bedeli adı altında köy muhtarlığına ödedikleri bedelin de 845 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğunun belli olmadığı, mahkemece geçerli bir tahsis yahut satış bulunmadığı halde taşınmazın tapusunun iptaline ve davacılar adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu 845 parsel sayılı taşınmazın davacılara tahsis edildiğine yahut satıldığına dair geçerli bir karar bulunmadığı, tespit tutanağının hak sahipliğini göstermediği, davacıların satış bedeli adı altında köy muhtarlığına ödedikleri bedelin 845 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olduğunun belli olmadığı gerekçeleriyle davalı Hazine ve ... yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Belediyesine açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 845 parsel sayılı taşınmazın davacılara tahsis edildiğine dair kararın dosyada mevcut olduğunu, Yargıtayca bozma kararında geçerli bir satışın olmadığından bahsedilmiş ise de 3367 sayılı Kanun çerçevesinde arsa almaya hak sahibi olan tüm diğer şahıslar ile davacıların durumunun aynı olduğunu, müracaatların yapılıp ödemelerin yatırıldığını, davacılar tarafından taşınmazın 40 yılı aşkın süredir kullanıldığını, kullanımlarına hiçbir şekilde müdahale edilmediğini, dosya kapsamındaki belgeler dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığının anlaşılmasına göre davacılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!