WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/510 E.  ,  2024/890 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/399 E., 2021/935 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/297 E., 2019/316 K.

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisi ...’in 22.12.2015 tarihinde vefat ettiğini, Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/4892 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve asıl alacağın 250.000,00 TL olduğunu, murisin terekesinin bu borcu karşılamaya yeter durumunun olmadığını, bu takipteki alacağa karşı Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/723 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit davasının açıldığını, davanın derdest olduğunu ve söz konusu icra dosyası hakkında ihtiyati tedbir kararının verilmesi ile birlikte mirasın hükmen reddini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın amacının icra takip işlemlerini uzatmak olduğunu, terekenin borca batık olmadığını, davanın kötü niyetli olduğunu ve hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kozan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.05.2019 tarihli ve 2017/297 Esas, 2019/316 Karar sayılı kararında belirtilen "...muris ...'in 22.12.2015 tarihinde vefat ettiği, ölüm tarihi itibarıyla Kozan İcra Müdürlüğü'nün 2014/4892 Esas sayılı dosyasından faiz ve masraflar hariç 250.000,00 TL borçlu olduğu, aktif ve pasifinin araştırılmasında sadece adına kayıtlı taşınmaz hisselerinin bulunduğu, bilirkişi marifetiyle taşınmaz hisselerinin değerinin toplamda 91.284,79 TL olarak hesaplandığı, murisin ölüm tarihinde borcunun ise 250.000,00 TL olduğu, murisin mal varlıklarının terekenin aktifini, borçlarının ise pasifini oluşturduğu, murisin ölüm anında başkaca aktif ya da pasif mal varlığının olmadığı, murisin terekesinin ise bu hali ile pasifinin aktifinden daha fazla olup borca batık olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 09.07.2021 tarihli ve 2020/399 Esas, 2021/935 Karar sayılı kararında belirtilen "...dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden murisin aktif malvarlığının bulunmadığı, murisin ölüm tarihi itibariyle yapılan araştırmada terekesinin borca batık olduğu, tapu müdürlüğünden celp edilen miras intikal belgelerinden davacının babası ... ...'in 12.12.2002 tarihinde vefat ettiği, sonrasında davacının annesi ...'in de 22.12.2015 tarihinde babasından sonra vefat ettiği ve mirasçıların 06.01.2016 tarihinde babası ... ...'den kalan taşınmazların intikal işlemlerini gerçekleştirdiklerinin anlaşıldığı, her ne kadar taşınmazlar babadan kalma taşınmazlar ise de davacının annesi ...'nin davacının babasından sonra vefat ettiğinden ve intikal işlemleri ...'nin vefatından sonra yapıldığından davacının babası ... ...'den annesi ...'ye intikal eden taşınmaz hisselerinin de davacıya ve diğer mirasçılara intikal ettiği, davacının katılımı olmadan tek başına intikal yapılmış olmasının terekeyi sahiplenme anlamına gelmeyeceği, davacının mirası kabul anlamına gelebilecek davranışının bulunmadığı ve terekenin borca batık olduğu..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.İncelemenin eksik yapıldığını,

2.İstinaf aşamasında olan menfi tespit davasında davacının mirasın reddine yönelik herhangi bir beyanının bulunmadığını,

3.Sahtecilik dolayısıyla hakkında suç duyurusunda bulunulmasına rağmen hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini,

4.Terekenin borca batık olduğunun ortada olduğunu,

5.Davanın üç aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 605. maddesi, "(f.1) Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. (f.2) Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda yapılan incelemede; Kozan İcra Müdürlüğünün 2014/4892 Esas sayılı dosyasıyla murisin borcunun 250.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davacı ... tarafından eldeki davanın davalısı olan ...'e karşı menfi tespit davasının açıldığı, yargılamanın sonunda 250.000,00 TL senetten dolayı murisin borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, hükme karşı yapılan istinaf başvurusu sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince parmak basmak suretiyle yapılan kambiyo senedinin hüküm ve neticelerini doğuramayacağı ve davalının senede dair alacağını ispatlayamadığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesince söz konusu hüküm onanarak 19.10.2023 tarihinde kesinleşmiştir. Tüm bu nedenlerle, kambiyo senedi nedeniyle murisin borçlu olmadığı sabit olduğundan ve murisin terekesinde başkaca bir pasifi bulunmadığından terekenin borca batık olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu doğrultuda, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.