7. Hukuk Dairesi 2024/454 E. , 2024/1442 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2010/37 E., 2023/73 K.
KARAR : Asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı – birleştirilen davada davalı vekili ve davalı – birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Sivas Belediyesi vekili dava dilekçesinde, kadastro çalışmaları sırasında Sivas Belediyesi adına tespit gören fakat Kadastro Mahkemesi dosyasında davalı olan 2449 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalının bina yapmak için hafriyat ve temel atma çalışmalarına başladığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, asıl davanın reddini savunmuş, birleştirilen dosyada sunduğu dava dilekçesinde ise, dava konusu parselin Kalın Beldesi'nin merası olduğunu, komşu taşınmazlarla ilgili mera kararı verildiğini, taşınmazda karşı davalı Sivas Belediye Başkanlığının inşaat yaptığını ileri sürüp, el atmanın önlenmesi ve yıkım talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.05.2009 tarihli ve 2004/170 Esas, 2009/111 Karar sayılı kararıyla, dava konusu parsele ait kadastro tutanağının kesinleşmediği gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davada mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 09.12.2009 tarihli ve 2009/10844 Esas, 2009/12753 Karar sayılı kararıyla; davaların kadastro tespit tutanağından sonra açıldığı, buna göre, kadastro mahkemesindeki mülkiyet ihtilafına ilişkin derdest davanın sonucunun beklenerek, orada belirlenecek mülkiyet durumu gözetilmek suretiyle eldeki davanın çözüme kavuşturulması gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyulmakla, mülkiyete ilişkin davanın sonucunda dava konusu parselin Sivas Belediyesi’ne ait olduğunun belirlendiği belirtilerek, asıl davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı – birleştirilen dosyada davalı vekili ve davalı – birleştirilen dosyada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı – birleştirilen dosyada davalı vekili temyizinde, asıl dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de yargılama gideri hususunda davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre değerlendirme yapılması ve davalıya yükletilmesi gerektiğini, ayrıca karşı davanın reddedilmiş olması nedeniyle kendi lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı – birleştirilen dosyada davacı vekili temyizinde, birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dosyada mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve yıkım, birleştirilen dosyada meraya el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!