7. Hukuk Dairesi 2024/396 E. , 2024/2153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1197 E., 2021/1665 K.
DAVA TARİHİ : 05.07.2017
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/295 E., 2020/353 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalı ............ vekili Avukat ... ile karşı taraftan davacı Hazine vekili Avukat ......... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesinde bulunan mülkiyeti Hazine'ye ait 71.271,00 m2 yüzölçümlü 623 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 835 yatak kapasiteli 4 yıldızlı otel ve 1. sınıf tatil köyü yapılmak amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığınca davalı şirket adına 04.07.1988 tarihinde başlamak üzere 49 yıl süreli kesin tahsis yapıldığını ve bu hakkın 07.091989 tarih 7944 yevmiye numaralı resmi senetle tapuya tescil edildiğini, davalı şirket tarafından verilen ek sürelere rağmen taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığınca davalı şirket adına yapılan kesin tahsisin 26.01.1993 tarihinde iptal edilmesi üzerine üst hakkının 24.06.1994 tarihli işlemle tapudan terkin edildiğini, kesin tahsisinin iptaline ilişkin işleme karşı davalı tarafından idare mahkemesinde dava açılması üzerine 20.09.1994 tarihinde mahkemece tahsisin iptali işleminin iptal edildiğini ve kesin tahsisin bu tarihte yürürlük kazandığını, davalı şirketin idarece üst hakkının yeniden tesisi için idareye çağrılmasına rağmen idareye başvurmadığını, davalıya 30.04.1999 tarihine kadar ek süre verildiğini, davalının 04.05.1998 tarihli taahhütnamenin gereklerini yerine getirmediğini, bunun üzerine 12.04.2000 tarihinde tahsisin tekrar iptal edildiğini, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 16.01.2001 tarihli yazısı ile kesin tahsisin yürürlükte bulunduğu dönemlere ilişkin ödenmeyen üst hakkı bedellerinin ve tazminatın tazmin edilmesi talimatı verildiğini, bu konuda davalı şirkete 24.04.2003 tarihinde tebligat yapıldığını, daha sonra Kemer İcra Müdürlüğünün 2003/580 Esas (yenileme ile 2015/3 Esas) sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının menfi tespit ve takibin iptali istemiyle Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/685 Esas sayılı davayı açtığını, davalının bu davada üst hakkının terkin edildiği 26.04.1994 tarihi ile üst hakkının yeniden tescilinin sağlandığı 13.08.2014 tarihleri arasında şirket lehine herhangi bir irtifak hakkı mevcut olmadığından borcunun olmadığının tespitini talep ettiğini, ilgili mevzuat gereği tahsis bedellerinin irtifak hakkının tesis edilmesinden bağımsız olarak tahsil edilmesi gerektiğini, kesin tahsisin yürürlük tarihinin belli olduğunu belirterek, 15.10.2009 tarihi itibariyle kesin tahsisin tekrar ihya edilmesi sonucunda 15.10.2009-04.07.2010 arası dönemden 04.07.2016 vadeli 2016-2017 dönemi kullanım bedeli toplam 2.921.554,76 TL irtifak hakkı bedeli ile 1.996.810,06 TL gecikme faizi alacağın asıl alacak irtifak hakkı bedellerine dava tarihinden itibaren işleyecek 6183 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinde geçerli olan oranda gecikme faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının edimini yerine getirmeden bedel ediminin ifasını talep edemeyeceğini, davacının davaya dayanak yaptığı 16.12.2009 tarihli belgenin kesin tahsis belgesi olmadığını, irtifak bedelinin taşınmazın ilgilisine kesin olarak tahsis olunduğu tarihten itibaren istenebileceğini, kesin tahsis belgesi ve tapuya tescil edilmiş bir irtifak hakkı olmadan eldeki davanın açılamayacağını, Turizm Bakanlığınca istenilen inşaatın %15 oranında bitirildiğinin mahkemece tespit edildiğini, üst hakkının yolsuz olarak 24.04.1994 tarihinde terkin edilmesi üzerine yapılan başvuru neticesinde 13.08.2014 tarihinde yeniden tesis edildiğini, bu zaman zarfında bu nedenle yapılaşmaya gidilemediğini, 28.07.1994 tarihinde düzenlenen tahsis belgesinin iptalinden sonra düzenlenen kesin tahsis belgesinin bulunmadığını, bu husuların Yönetmeliğin 17 nci maddesinin yedinci bendi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının irtifak hakkından 24.04.1994 tarihi ile 13.08.2014 tarihleri arasında faydalanamadığının anlaşıldığı, davacının üst hakkı bedelini isteyebilmesi için yürürlükte olan bir üst hakkının bulunması gerektiği, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda 13.08.2014 tarihinden sonra istenebilecek üst hakkı bedelinin 1.270.652,67 TL olduğu sonucuna varıldığı, dava tarihine kadar işlemiş faizin ise 177.658,61 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hazineye ait taşınmazların 2634 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği girişimcelere kesin tahsisinin yapılması durumunda irtifak hakkı/kesin tahsis/tahsis bedellerinin Kamu Taşınmazlarının Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkındaki Yönetmeliğin 4, 17, 21 ve 24 üncü maddeleri uyarınca ve Kültür ve Turizm Bakanlığının genel uygulamaları doğrultusunda tapuda şirket lehine irtifak hakkı tesis edilmesinde bağımsız olarak Arazi Tahsis Komisyonu kararları gereği şirketler lehine kesin izin/tahsis edilmesi durumunda tahsil edildiğini, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde üst hakkının yürürlükte olduğu dönem için belirlenen üst hakkı bedelinin tazminine karar verilmesinin doğru olmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; 07.09.1989 tarihli resmi senedin 12 inci maddesinde irtifak hakkı tesis bedelinin taşınmaz mal kullanılması karşılığı olduğunun belirtildiğini, davacı idarenin taşınmazı hak sahibinin hukuki ve fiili tasarrufuna bırakma borcunu üst hakkının tesis edildiği 13.08.2014 tarihinden sonra da yerine getirmediğini, bu nedenle karşı edim olan bedel edimini davacı idarenin isteyemeyeceğini, müvekkili tarafından açılan menfi tespit davasının bu gerekçeyle kabul edildiğini, bunların yanı sıra taleple bağlılık ilkesine aykırı karar verildiğini, davacının 15.01.2009-04.07.2016 tarihleri arası için talepte bulunmasına rağmen, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava tarihinin esas alındığını, dolayısıyla 1 yıl fazla hesaplama yapıldığını, ayrıca vade tarihinin her yılın Temmuz ayı olmasına rağmen hesaplamanın her yılın başı ve sonu itibariyle yapıldığını, bu konulardaki itirazlarının da reddedildiğini, davacının irtifak bedellerini ve bunların gecikme faizlerini yıl yıl belirtmek suretiyle hükme bağlanmasını talep ettiğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, irtifak hakkından kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 826 ıncı ve devamı maddeleri,
3. 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanunu'nun 8 inci maddesi,
4. Kamu Arazisinin Turizm Yatırımlarına Tahsisi Hakkında Yönetmelik'in 4, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23 ve 27 inci maddeleri,
5. 4916 sayılı Kanun'un geçici 2 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!