WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/382 E.  ,  2024/1441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/228 E., 2023/226 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulü

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, maliki oldukları 318 parsel sayılı taşınmazı, davalıların ayrı ayrı yapı inşâ etmek suretiyle işgal ettiklerini ileri sürerek el atmalarının önlenmesine, yıkıma ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP
Bir kısım davalılar, taşınmazın miras bırakanlarından intikal ettiğini, aralarında yaptıkları taksim gereği 317 parsel sayılı taşınmazın davacılara devri gerekirken yanlışlıkla dava konusu 318 parsel sayılı taşınmazın devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.05.2015 tarihli ve 2010/272 Esas 2015/289 Karar sayılı kararıyla, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/953 Esas, 2020/4381 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 318 parsel sayılı taşınmazın elbirliği halinde davacılar ..., ..., ..., ... ve dava dışı ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 28.10.2014 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucu 107 ada 46 parsel sayılı taşınmaz olduğu, 23.02.2015 tarihli fen bilirkişisi raporuna göre davalı ...'a ait (B) ile işaretli yapı ile davalı ...'e ait (E) ile işaretli evin 45 parsel ve 48 parsel sayılı taşınmazlara da taşkın olduğu, diğer yapıların dava konusu taşınmazın içerisinde yer aldığı, kâl istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması gerektiği, hal böyle olunca, 45 ve 48 parsel sayılı taşınmazların kayıt maliklerinin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra yapıların yıkılmasına karar verilmesi halinde anılan taşınmazlarda kalan bölümlerinin de yıkımdan etkilenip etkilenmeyeceğinin uzman bilirkişiler eliyle belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmakla; 45 ve 48 parsel maliklerinin davaya katılımı sağlandığı, maliklerin yıkıma yönelik bir itirazlarının olmadığı, davacıya ait taşınmaz üzerinde davalılara ait yapıların bulunduğu ve bu yapıları kullandığı, yapıların bulunduğu 46, 45 ve 48 parsel sayılı taşınmazlarda davalıların hisselerinin bulunmadığı, davalıların taşınmaza haksız bir şekilde taştığı belirlendiğinden davanın sübuta erdiği belirtilerek, davanın kabulü ile 107 ada 46 parsel sayılı taşınmaza davalılar ... ve ...'un müdahalesinin önlenmesine, 02.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporu ekindeki krokide davalı ...'a ait olup B harfi ile gösterilen ve davalı ...'a ait olup E harfi ile gösterilen yapıların tamamının yıkımına, Yargıtay bozma ilamı kapsamı dışında kalan ve Mahkemenin 2010/272 Esas ve 2015/289 Karar sayılı kararındaki A ve D harfi ile gösterilen yapılara ve bu yapıların maliklerine yönelik yıkım ve müdahalenin men'i kararı ile tüm yapılara ve yapı maliklerine yönelik ecrimisil kararı kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyizinde, müvekkilinin kendi taşınmazına yaptığı yapının taşması olduğunu bilemeyeceğini, davacıların uzun yıllar sessiz kaldıktan sonra dava açmış olmalarının hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, davacının uzun yıllar sessiz kalarak zımnen onay vermiş olduğunu, yapının değerinin dava tarihi itibarıyla hesaplanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, güncel değerin hesaplanması gerektiğini, müvekkili yönünden fahiş zarar oluştuğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çaplı taşınmaza yönelik mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kâl istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
HMK'nın 297/2 nci maddesinde yer alan biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir. Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu husus gözetilmeden hüküm kurulması, bilirkişi raporunda C harfi ile gösterilen 70 m² yer hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda 3 No.lu bölümde açıklanan nedenlerle re'sen yapılan değerlendirme ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.