WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/335 E.  ,  2024/1066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/15 E., 2023/216 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki suya el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Köyü Yaylası,... Mevkinde bulunan sebze bahçesini 1992 yılında ... isimli kişiden satın aldığını, ...'ın ise bu taşınmazı 1974 yılından beri kullandığını, ...'ın 1974 yılında taşınmazı satın aldığında köy muhtarlığının onay ve iznini alarak ve Hazine ilgililerinin onayı ile çevredeki su kaynaklarını borularla bir kaptajda toplayıp taşınmazı buradan suladığını, 1992 yılından bu yana müvekkilininde su kaynaklarını kullandığını ancak geçen yıl köy muhtarının su kaynaklarını yeniden düzenleneceği gerekçesiyle müvekkilinin bahçesine akmasını önlediklerini ve su borularının büyük bölümünün söküldüğünü belirterek yaklaşık 30 yıldan beri müvekkili tarafından kullanılan ve zilyet edilen su kaynağı üzerindeki zilyetliğin ve kullanma hakkının saptanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, köyün içme suyu ihtiyacı bulunduğu, mevcut kaynakların yetersiz olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 31.05.2016 tarih ve 2013/470 E., 2016/370
K. sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.02.2020 tarih ve 2016/15359 E., 2020/1260 K. sayılı ilâmında; "...mahkemece, köyün içme suyu ihtiyacı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Bilirkişiler söz konusu su kaynağının genel su olduğunu belirlemiş, davacıların dava konusu suda kadim kullanma haklarının bulunmadığı tespit edilmiştir. O halde, su kaynaklarından yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda tüm hak sahiplerinin yararlandırılması gerekmektedir. Bu amaçla bilirkişilerden ek rapor alınarak tarafların öncelikle içme suyu ihtiyacı bilimsel verilere uygun olarak tespit ettirilmeli, bu ihtiyacın başka hangi kaynaklar tarafından karşılanabileceği araştırılmalı, içme suyu ihtiyacının sulama suyu ihtiyacına nazaran öncelikli olduğu, tarafların tarımsal ve hayvansal faaliyetleri nedeniyle ihtiyaçları da gözetilmeli, gerekirse tarafların ihtiyaçları oranında yararlanabileceği bir su rejimi kurulması yoluna gidilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3. Süresi içinde davalı ASKİ Genel Müdürlüğü vekili ve süresi geçtikten sonra davalı ... vekili tarafından karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarihli ve 2020/2414 E., 2020/8740 K. sayılı ilamı ile istemin reddine karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu kaynağın mevcut debisinin davacının su ihtiyacını karşılamaktan uzak olduğu ve mevcut su kaynağının dava konusu arazinin yeterli ve tam sulanması bakımından yetersiz olduğundan davanın davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Nedenleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alınan bilirkişi raporlarının birbiri ile çelişkili olduğunu, Yerel Mahkemenin yine eksik ve hatalı inceleme neticesinde hukuka aykırı karar verdiğini, mahkemece ... Büyükşehir Belediyesi lehine avukatlık ücretine hükmedilmişse de dava esnasında ... Büyükşehir Belediyesi'nin davaya dahil edilmesinin yerel mahkemece istenilmesi nedeniyle bu hususun usul hükümlerine aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, suya el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel Kanun hükümleri saklıdır.

2. Gerek Türk Medeni Kanunu'nun 718 inci maddesi gerekse 756/2 nci maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.

3. Kaynak, kökeni yeraltı suyu olan tâbi ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan özel mülkiyete girecek nitelikte özel bir su olup suni bir şekilde veya ara sıra yeryüzüne çıkan su kaynak niteliğini kazanmaz (Gürsoy/Eren/Cansel, Türk Eşya Hukuku, Ankara 1978, s.618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir akarsu oluşturacak kadar bol çıkması hâlinde kaynak artık özel mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü de 167 sayılı Yeraltı Suları Kanunu'na tâbidir.

4. Başka bir ifadeyle kaynak suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular da yararlanabilir. Bunun yanında kaynak suyu tapulu olmayan araziden (örneğin mera, orman vb.) çıkıyorsa suyun debisine bakılmaksızın genel sudur. Bu sudan ise kadim ve öncelik hakkı ihlâl edilmemek suretiyle herkes ihtiyacı oranında yararlanabilir.

5. Özel su ise tapulu taşınmazdan çıkan ve sadece o taşınmazın ve malikinin kişisel ihtiyacını karşılamaya yeterli olan sudur. Arazinin mülkiyetine tâbi olan kaynak suyu yani özel su üzerinde, hak sahibi dilediği gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir. Bu suyu kendisi kullanabileceği gibi kaynağındaki suyu kullanması hususunda bir başkasına irtifak hakkı da tanıyabilir. Ayrıca mülkiyet hakkına dayanarak kaynağa elatma varsa elatmanın giderilmesi için davalar açmak yetkisi de bulunmaktadır.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.02.2020 tarih ve 2016/15359 E., 2020/1260 K. sayılı bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
HUMK'nın 440/III- 1 inci bendi gereğince ilama karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.