WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/333 E.  ,  2024/1944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1973 E., 2023/295 K.
DAVALILAR : ... vekili Avukat ... vd.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde mirasçılıktan çıkarmanın iptali veya tenkisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince vasiyetnamenin iptaline ilişkin asıl davanın reddine, mirasçılıktan çıkarma hükmünün iptaline ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın feri müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 08.02.2023 tarihli ek karar ile istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiş, feri müdahiller vekili tarafından ek karar istinaf edilmiştir.

Kararın davacı vekili ve ek kararın feri müdahiller vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince feri müdahiller vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisi tarafından düzenlenen 29.08.2012 tarihli vasiyetnamenin murisin işlem sırasında fiil ehliyetinden yoksun olduğundan iptalinin gerektiğini, muris tarafından vasiyetnamede mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin açıkça belirtilmediğini, ıskat sebebi olarak kabul edilen olayların delilli olmadığını yine murisin davacı yönünden ıskat beyanında açıkça hataya düştüğünü belirterek öncelikle vasiyetname ve mirasçılıktan çıkarmanın iptaline, olmadığı takdirde ıskat işleminin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 512 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca geçersizliği ve tenkisine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar ..., Buket ve ... vekili, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir.

2. Davalılar ... ve ... vekili, davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir.

3. Davalılar ..., Burak, Fulya, Irmak, Selin, Yiğit vekili, davayı kabul ettiklerini belirtmiştir.

4. Müdahale talebinde bulunan Naci Murat ve diğerleri vekili, murisin eşi ve çocukları tarafından ilgilenilmediğini, murisin arzusunun mirasının kendisiyle sürekli ilgilenen yeğenlerine kalması yönünde olduğunu, murisin ıskat nedenlerini açıkladığını belirterek davaya müdahale taleplerinin kabulü ile davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin vasiyetname işlemi sırasında ehliyetinin bulunmadığı beyan edilerek tasarrufun iptali istenilmişse de Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan raporda murise ait tedavi evraklarının incelenmesinden işlem tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun belirtildiği, mirasçılıktan çıkarma yönünden, bir kısım davalılarca davanın kabul edildiği, diğer davalılarca ispat yükü üzerlerinde olmasına rağmen belirtilen sebeplerin varlığına ilişkin delillerin gösterilmediği, ıskat sebebinin ispatlanamadığı gerekçeleriyle vasiyetnamenin iptaline ilişkin asıl davanın reddine, mirasçılıktan çıkarma hükmünün iptaline ilişkin davanın kabulü ile vasiyetnamenin mirasçılıktan çıkarma hükmünün iptaline, ölüme bağlı tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile feri müdahiller vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle vasiyetnamenin iptalini talep ettiklerini, bu yönde davalılarca davanın kabul edildiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Feri müdahiller vekili istinaf dilekçesinde özetle; mirastan çıkarma halinde alt soyun miras bırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek halefiyet ilkesi gereği mirasının onun alt soyuna geçeceğini, mirastan çıkarılan miras bırakanın çocukları ... ve ... alt soyu bulunmadığını, bu mirasçıların payının zümre mirasçılığı gereği anne ve babaya oradan kardeşe oradan da feri müdahil olan yeğenlere geçeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. İlk Derece Mahkemesinin Ek Kararı
Mahkemece 08.02.2023 tarihli ek kararı ile, feri müdahillerin davada taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Feri müdahiller vekili tarafından ek karar istinaf edilmiştir.

D. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, fer’i müdahiller vekilinin ek karara ilişkin istinaf itirazları yönünden yapılan incelemede; mirasbırakan ...’nin mirasının, ıskat ettiği mirasçıları ..., ..., ... ve ...’nın altsoyuna intikal ettiği, her ne kadar ıskat edilen mirasçılar... ile ...’nin altsoyu bulunmamakta ise de; mirasın intikalinde zümre değişikliği yapılamayacağı, feri müdahillerin mirasçılık sıfatları bulunmayacağı, husumetin ıskat edilen mirasçılar ile onların altsoylarına yöneltilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, feri müdahillerin de hükmü tek başına istinaf etme hakları bulunmadığı gerekçesiyle mahkemece feri müdahillerin istinaf dilekçesinin reddine ilişkin ek kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede, vasiyetnamenin iptali kabul edilmediği takdirde ıskat işleminin iptali isteğine ilişkin davada davalılar vekilleri tarafından davanın tüm sonuçlarıyla birlikte kabul edildiği, vekillerin vekaletnamelerinde kabule yetkili olduklarının görüldüğü, bu durumda düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin iptali ile ıskatın geçersizliğine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle fer’i müdahillerin ek karara ilişkin istinaf taleplerinin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yenden esas hakkında asıl talep yönünden davanın kabulü ile ... 2. Noterliği’nin 29.08.2012 tarihli 7917 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesinin iptali ile ıskatın geçersizliğine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahiller vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Feri müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar mahkemece feri müdahil olarak kabullerine karar verilmiş ise de, taraflarınca miras konusu mallarda hakları olduğundan davada asli müdahil olmaları gerektiğini, asli müdahil olarak da kararı istinaf etme haklarının olduğunu, vasiyetnamenin iptaline yönelik kararın hatalı olduğunu, zira miras bırakanın son arzusunun ayakta tutulması gerektiğini, yine Kanunda yer alan düzenlemeler uyarınca mirastan çıkarma halinde alt soyun miras bırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek halefiyet ilkesi gereği mirasının onun alt soyuna geçeceğini, mirastan çıkarılan miras bırakanın çocukları ... ve ... alt soyu bulunmadığını, bu mirasçıların payının zümre mirasçılığı gereği anne ve babaya oradan kardeşe oradan da feri müdahil olan yeğenlere geçeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde mirasçılıktan çıkarmanın iptali ve tenkisi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 510, 511, 512 inci maddeleri ile 557 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 6100 sayılı HMK'nın 68 inci maddesi uyarınca, feri müdahil ancak davada yanında katıldığı tarafla birlikte hareket edebileceği için davada lehine katıldığı tarafla birlikte kararı temyiz etmesi mümkündür. Ne var ki, davanın tarafları dışında verilen hüküm ile külfet altına giren ya da hakkı ihlal olunanın da kanun yoluna başvuru hakkı olduğu kabul edilmektedir. Somut olayda fer'i müdahiller mirasçı olduklarını iddia ettiklerinden temyiz etme haklarının bulunduğu sonucuna varılarak temyiz itirazları incelenmiştir.

3. Feri müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının değerlendirilmesine gelince;
a. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 511 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
" denilmiştir. Mirasçılıktan çıkarmanın iptali davası, mirastan çıkarma işleminden yararlanacak kişilere husumet yöneltilerek açılmaktadır. Somut olayda, miras bırakan tarafından noterde düzenlenen işlemler ile çocukları.........'in mirasçılıktan çıkarıldığı, mirasçılıktan çıkarılan .............'in çocuklarının bulunduğu, mirasçılıktan çıkarılanların çocuklarının (............) davada davalı taraf olarak yer aldıkları anlaşılmıştır. 4721 sayılı Kanunu'nun 511 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince miras bırakan ... tarafından ölüme bağlı tasarruflarında mirastan çıkarılanın payına ilişkin bir tasarrufta bulunulmadığından miras payı mirasçılıktan çıkarılanın alt soyuna geçecektir.

b. Bilindiği üzere, bir sonraki zümrenin mirasçı olabilmesi için bir önceki zümrede hiçbir mirasçının bulunmaması ya da var olan mirasçıların hepsinin ret, mirasçılıktan çıkarma, mirastan feragat gibi sebeple, mirasa nail olamamaları gerekir. Bu bakımdan bir zümrede tek bir mirasçının varlığı, bir sonraki zümrenin mirasçı olmasını engelleyecektir. ............... Baskı, 2012, s.22.) Somut olayda, birinci zümrede murisin mirasçısı.............. bulunduğundan ikinci zümrede yer alan ............kişilerin mirasçı olması mümkün değildir. Bu nedenle davada feri müdahil olan kişilerin, açılan davada hukuki yararlarının olmadığı, davada asli müdahil sıfatlarının bulunmadığı anlaşılmakla buna işaret eden Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2023 tarihli kararında bir uyarsızlık bulunmamaktadır.

4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahiller vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.