WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/318 E.  ,  2024/3419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/144 E., 2023/287 K.
DAVA TARİHİ : 07.02.2005
KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret

Taraflar arasındaki tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'ın 19.09.2004 tarihinde öldüğünü, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2004/166 Tereke sayılı dosyası ile murisin terekesinin tespiti davası açıldığını, bu davada murise ait paraların sahte talimat ve imzalar ile murisin bilgisi dışında bir takım işlemlerle davalı ...'nin hesabına aktarıldığının tespit edildiğini, murisin ... Yatırım ... Değerler A.Ş. ... şubesinde bulunan 41685 nolu hesabından aynı şubedeki 43515 No.lu davalı hesabına 20.05.2004 tarihli talimatla virmanlanan 1800 lot Aefes ve 5000 lot Vestel hisse senedi ile 289.544.564 TL'nin virman tarihi itibariyle TL karşılığı 57.658.544.564 TL (57.658,60 YTL) sinin aktarıldığını, fakat tereke dosyasında yaptırılan imza incelemesinde adı geçen talimat üzerindeki imzanın murise ait olmadığının şahsın orjinal imzalarından model alınarak atılmış sahte bir imza olduğunun tespit edildiğini, T. ... Bankası Torbalı şubesinde murisin maaşlarının yatırıldığı hesaptan paraların murisin hastanede yatmakta olduğu günlerde ve ölümünden sadece birkaç gün önce çekildiğini, 3780 YTL'nin bankamatik kartı ile atmlerden, 28.108 YTL'nin internet aracılığıyla olmak üzere toplam 31.888 YTL'nin davalı tarafından kendi hesabına aktarıldığını, SSK tarafından murise ödenmesi gereken geçici ... göremezlik ödeneğinin de murisin hasta ve ayağa kalkacak durumda olmaması nedeniyle davalıya ... 4. Noterliği'nden verilen vekaletname ile ödendiğini, ancak bu bedelin ne murise ne de mirasçılarına iade edilmediğini, bu para miktarının 7990 YTL olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulü ile haksız iktisap nedeniyle toplam 97.281,50 YTL'nin 57.658,60 YTL'lik kısmının işlem işlem tarihi olan 21.05.2004 tarihinden itibaren reeskont faizleriyle birlikte her iki davalıdan müşterek ve müteselsilen, 39.623,00 YTL'lik kısmının davalılardan ...'dan işlem tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 11.10.2012 tarihli ıslah dilekçesinde; miras bırakanın vefatı öncesinde davalının uhdesine geçirdiği toplam 97.281,50 TL tutarındaki tasarrufun müvekkillerinin saklı paylarını aşan kısmının tenkisine, müvekkillerinin saklı paylarına tekabül eden toplam 54.382,06 TL alacağın ilk dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ... Yatırım ... Değerler A.Ş. ... şubesindeki 41685 nolu hesapta yer alan paraların aslında müvekkiline ait olduğunu, değerlendirmesi için oğluna verildiğini, oğlunun hastalığının ilerlemesi üzerine bizzat kendisinin bu paraları babası adına devrettiğini, tereke dosyasında alınan raporun hatalı olduğunu, imza incelemesi yapılması için imza örneklerinin Adli Tıp Kurumuna gönderilmesini istediklerini, murisin ... Bankası Torbalı şubesindeki hesabından yapılan havale işlemini de bizzat murisin yaptığını, bu işlemin murisin hastalığı nedeniyle yapılan harcamalara karşılık olarak gönderildiğini, müvekkilinin oğlunun kendisine verdiği vekaletname ile SSK'dan çektiği ... göremezlik bedelini tamamen ve eksiksiz olarak oğluna verdiğini, murisin kartı ile atmden çekilen paraları müvekkilinin oğlunun borçları için kullandığını, murisin bilincinin ölümüne kadar açık olduğunu, faizin ancak dava tarihi itibariyle istenebileceğini, muris ve müvekkili tacir olmadığı gibi ticari bir ilişki de bulunmadığından reeskont faizi uygulanmasının mümkün olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.01.2015 tarihli ve 2005/45 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulü ile; 42.883,61 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya ödenmesine, davalı ... Yatırım A.Ş hakkında ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 08.01.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.09.2018 tarihli ve 2015/10467 Esas, 2018/12163 Karar sayılı kararıyla, somut olayda, davacı tarafın davasını tenkis davası olarak ıslah etmiş olmasına rağmen bu hususta yeterli araştırma yapılmadığı, ilke doğrultusunda yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucunda hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik soruşturma ile hüküm tesisinin doğru olmadığı, kabule göre de; murisin hastalığı döneminde S.S.K. tarafından kendisine ödenmesi gereken 7.990,00 TL geçici ... görmezlik bedeli ve davacının 07.06.2013 tarihinde yatırdığı 2.000,00 TL teminat bedeli hakkında bir hüküm kurulmamış olmasının da isabetsiz olduğu gerekçesiyle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda tenkis hesabı yapıldığı, bilirkişi raporu alındığı, raporda davalı ...'a ... Yatırım A.Ş. hesabından yapılan kazandırma ile ... Bankası hesabından davalı hesabına aktarılan meblağın tenkise tabi tutulduğu, ... Bankası hesabından atmden çekilen meblağın kim tarafından çekildiğinin tespit edilememiş olduğundan tenkise tabi tutulmadığı ve SGK tarafından müteveffaya yapılan ödemenin ise muris adına vekalet ile davalı tarafından çekildiği, davalının nezdinde bulunmasının ancak vekaletten kaynaklı murise alacak hakkı vereceği için tenkise tabi kazandırma kabul edilmeksizin tereke aktiflerinde hesaplanarak belirlenen 17.591,90 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a, 26.387,84 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Faizin başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, dava tarihi itibariyle başlaması gerektiğini,

2. Kararda yargılama giderlerinin hatalı hesaplandığını, kabul ret oranı uygulanmadığını,
3. Kararda ... Bankası atmsinden çekilen 3.790,00 TL'nin terekeye dahil edilmemesinin hatalı olduğunu, davalının bunu çektiğini kabul ettiğini,
4. ... göremezlik ödeneğinin tenkise dahil edilmemesinin ve yatırılan 2.000,00 TL teminatla ilgili hüküm tesis edilmemesinin hatalı olduğunu ve resen gerekli hususların da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Kısmen reddedilen kısım temyiz sınırı altında kaldığından davacının temyiz hakkı bulunmadığını ve karar başlığında diğer davacı Yağız'ın isminin yazılmamasının hatalı olduğunu,

2. ... Yatırım A.Ş.deki paranın müvekkiline ait olduğunu, oğluna parayı değerlendirmesi için verdiğini, sonra da müvekkiline iade edildiğini, tanık beyanları ile bu hususu ispatladıklarını,
3. T. ... Bankası Torbalı şubesinden aktarıldığı belirtilen paranın muris tarafından müvekkiline karşı duyulan 'minnet duygusu' ve borcunu ödemek maksadıyla yapıldığını ve tenkise tabi olmadığını,
4. Tereke tespitinin tam ve doğru yapılmadığını, terekenin tespitinde muristen kalan ve davacının uhdesinde bulunan 40.000,00 TL'lik altın ile re'sen gerekli hususların dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. Türk Medeni Kanunu'nun 560 ve devamı maddelerinde düzenlenen tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (tebberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tâbi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir. Miras bırakanın saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve subjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedelenen kastının varlığından söz edilemez.

3. Tenkise tâbi sağlararası kazandırmalara ilişkin 4721 sayılı Türk Medeni (TMK) Kanunu’nun ilgili 565 inci maddesi şöyledir:
"3. Sağlararası kazandırmalar
a. Tenkise tâbi kazandırmalar
Madde 565 - Aşağıdaki karşılıksız kazandırmalar, ölüme bağlı tasarruflar gibi tenkise tâbidir:
1. Mirasbırakanın, mirasçılık sıfatını kaybeden yasal mirasçıya miras payına mahsuben yapmış olduğu sağlararası kazandırmalar, geri verilmemek kaydıyla altsoyuna malvarlığı devri veya borçtan kurtarma yoluyla yaptığı kazandırmalar ya da alışılmışın dışında verilen çeyiz ve kuruluş sermayesi,
2. Miras haklarının ölümden önce tasfiyesi maksadıyla yapılan kazandırmalar,
3. Mirasbırakanın serbestçe dönme hakkını saklı tutarak yaptığı bağışlamalar ve ölümünden önceki bir yıl içinde âdet üzere verilen hediyeler dışında yapmış olduğu bağışlamalar,
4. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını etkisiz kılmak amacıyla yaptığı açık olan kazandırmalar."

4. Mutlak olarak tenkise tâbi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya Medeni Kanun'un 565 inci maddesinin 1, 2 ve 3 üncü bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlâl kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken Medeni Kanun'un 570 inci maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanun'un 561 inci maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tâbi olursa 563 üncü maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.

5. Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (MK.564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm hâlinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.

6. Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564 üncü maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan davalının tercih hakkı doğmadan davalının tercihinin kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmak ve 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, tercih hakkının kullanıldığı gündeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.

7. Diğer taraftan; tenkis davalarında ileri sürülen iddia gizli bağış (para bağışı) niteliğinde ise, bir başka ifade ile miras bırakan tarafından davalıya kayda dayalı bir devir yapılmamış ise, miras bırakanın davalıya para bağışladığı gözetilerek, elden bağışlanan bu paranın miras bırakanın ölüm tarihinde ulaşacağı miktarın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespit edilmesi ve tespit edilen bu değer üzerinden tenkis hesabının yapılması gerekmektedir.

8. Zira murisin bedel vermek suretiyle temlikte bulunduğu hâllerde davalıya kazandırılan malların bedelleri de tenkise tâbi olacaktır. Ancak, bu hâlde tenkise tâbi tutulacak miktar, miras bırakan tarafından davalılara verilen paranın, mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değerdir. Miras bırakan tarafından davalıya mal alınırken verilen paranın miktarını saptamak, bu paranın mirasın açıldığı tarihte ulaştığı değeri, paranın satın alma gücündeki değişimleri usulünce belirli kriterler dikkate alınmak suretiyle hesaplamak, gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişiden rapor almak, bu yolla belirlenen değerin tenkis hesabında dikkate alınacağını gözetmek (H.G.K.'nın 30.11.2005 gün ve 2005/2-581 Esas, 2005/672 sayılı Kararı ) bu şekilde davalı yararına yapılan kazandırmaların mirasın açıldığı tarihteki değerlerini doğru olarak tespit edip, bu değerler dikkate alınarak tenkis edilecek bedeli bulmak ve bu bedele taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek dava tarihinden itibaren faiz uygulamak gerekir.

9. Öte yandan, davacılar tarafından davalıya kazandırıldığı iddia olunan payın akitte gösterilen bedelden daha yüksek bir bedel ödenerek temlik alındığı hususu iddia ve ispat edilmediği sürece akitte gösterilen satış bedelinin dikkate alınması, murisin ölüm tarihinde ulaşacağı miktarın denkleştirici adalet ilkesi uyarınca tespit edilmesi, tespit edilen miktar üzerinden tenkis raporunun alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda bozma gereği eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir.

2. Mahkemece yapılması gereken, miras bırakanın aktif ve pasif malvarlığının eksiksiz tespiti ile saklı payın ihlal edilip edilmediğini belirlemektir. Ayrıca bilirkişiler tarafından hem tereke hesabının aktifinde hem de saklı pay ihlalinde ... göremezlik ödeneği ve atmlerden çekilen paraların dikkate alınarak sabit tenkis oranı belirlenmesi gerekirken, bu kalemler hesaplamaya dahil edilmeden ve sabit tenkis oranı bulunmadan hatalı bilirkişi raporunu esas alarak verilen karar doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.