7. Hukuk Dairesi 2024/295 E. , 2024/1276 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/41 E., 2023/456 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki haricen satın almaya ve TMK 713/2 nci maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 189 ada 15 parsel sayılı taşınmazın malikinin davalıların murisi ... olduğunu, vekil edeninin eklemeli zilyetlik ile dava konusu taşınmazı 1960 yılından itibaren malik sıfatıyla nizasız fasılasız kullandığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davaya konu taşınmazın tapulu olduğunu, tapulu taşınmazların olağanüstü zamanaşımı ile kazanılmasının mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde sadece 54 yıldır iyiniyetli olarak malik sıfatıyla zilyet olduğunu belirttiğini, başka herhangi bir açıklama yapmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 01.07.2015 tarihli ve 2014/566 Esas, 2015/447 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın tapuda davalıların kök murisi ... oğlu ... adına kayıtlı iken mirasçılarına kaldığı, davacının bu yere olağanüstü zamanaşımını aşacak şekilde zilyet olması ya da davalılara ait tapulu taşınmaz üzerindeki eski binayı yıkıp 1960'lı yılların sonuna doğru mevcut binayı yapmış olması ve fiilen bu yerde hayatını bugüne değin sürdürmesi talebini haklı kılmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.03.2018 tarihli ve 2015/21539 Esas, 2018/10070 Karar sayılı kararıyla; mahkemece dava konusu taşınmazın son tapu kaydı dosya arasına alınmadan, taşınmazın satış ve devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği gözönünde bulundurulmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulmasının doğru olmadığı, taşınmaz davalılar tarafından dava dışı ...'a devredilmiş ise davacı yana HMK 125 ve devamı maddeleri gereğince seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya yeni malike karşı iptal ve tescil davası olarak devam edildiği takdirde, taşınmazı devralan yeni malike davalı sıfatıyla tebligat yapılıp delil gösterdiği takdirde delillerinin toplanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerçekleşecek sonuca göre işin esası hakkında bir hüküm verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin 30.06.2020 tarihli ve 2019/592 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararıyla, Kadastro Kanunu 12/3 maddesi gereğince, tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı, bu sebeple davacı tarafın, taşınmazın tespit tarihi olan 1959 yılından önceki zilyetliğe hak düşürücü süre sebebiyle dayanamayacağı, tespit tarihinden sonraki zilyetlik yönünden ise, TMK 713/1 maddesine göre taşınmazın tapuda kayıtlı olması ve 713/2 nci maddesinde belirtilen maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan taşınmazlardan olmaması sebebiyle, olağanüstü zamanaşımı yoluyla iktisap edilecek taşınmazlardan olmaması sebebiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
5. Dairemizin 18.10.2022 tarihli ve 2021/4302 Esas, 2022/6013 Karar sayılı kararıyla; mahkemece dava konusu taşınmazın son tapu kaydı dosya arasına alınmadan, taşınmazın satış ve devrinin gerçekleşip gerçekleşmediği gözönünde bulundurulmaksızın yargılamaya devamla hüküm kurulmasının doğru olmadığı, taşınmaz davalılar tarafından dava dışı ...'a devredilmiş ise davacı yana HMK 125 ve devamı maddeleri gereğince seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya yeni malike karşı iptal ve tescil davası olarak devam edildiği takdirde, taşınmazı devralan yeni malike davalı sıfatıyla tebligat yapılıp delil gösterdiği takdirde delillerinin toplanıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerçekleşecek sonuca göre, işin esası hakkında bir hüküm verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz yönünden TMK 713/2 maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmemiş olduğu, yargılama devam ederken dava konusu taşınmazı devralan davalı ...’un kötüniyetli olduğu iddiasının ise ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvurusunda, müvekkiline HMK 125’e seçimlik hakkı kullandırıldıktan sonra yeni malik ...’un kötüniyetli olduğunu ispatlaması için delillerini sunmak üzere süre verilmediğini, keşif öncesinde tanıklara davetiye çıkartılmadığını, bir kısım tanıkların dinlenmemiş olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satış iddiasına ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 nci maddesinde belirtilen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!