7. Hukuk Dairesi 2024/2476 E. , 2024/3281 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/232 E., 2024/914 K.
DAVA TARİHİ : 15.01.2019
KARAR : Davanın kısmen kabulü ile el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 27. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/3 E., 2021/219 K.
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin paydaşı olduğu taşınmazın 01.08.2014 tarihinden beri hiç bir bedel ödenmeden davalı şirket tarafından haksız yere kullanıldığını, davacıların murisi Hasan Tahsin Tünak ile davalı şirket arasında 01.08.2000 tarihinde taşınmaz üzerinde bulunan binaların kullanımı için bir sözleşme akdedildiğini, 02.05.2014 tarihli ihtarnameyle bu sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkili tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen işgale devam edildiğini, daha sonra davalının taşınmaz hissesinin büyük kısmını devraldığını ileri sürerek, haksız el atmanın önlenmesini ve 212.645,28 TL tazminat bedelinin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazda 575/876 oranında paydaş olduğunu, paylı mülkiyete konu taşınmazın 1752 m² alana sahip olduğunu, müvekkilinin payına karşılık gelen 1150 m² alanın kullanımında hak sahibi olduğunu, taşınmazdan kendi payı oranında faydalandığını, müvekkilinin paydaşı olduğu taşınmazı payı oranında kullanmasına rağmen davacı tarafların murisine kira adı altında fahiş ödemeler yaptığını, davacı tarafın ortaklığın giderilmesine yanaşmadığını, kural olarak men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin kararı ile davacıların 472 ada 115 parsel sayılı taşınmazın 438/1752 oranında pay sahibi oldukları, davalının da kalan payın sahibi olduğu, davacıların murisi olan Hasan Tahsin Tünak ile davalı şirket arasında 01.08.2000 tarihinde söz konusu arsa ve üzerinde bulunan binaların kullanımı için kira sözleşmesi akdedildiği, 02.05.2014 tarihli ihtarnameyle bu sözleşmenin davalı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, dava konusu taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi için İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/405 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, kararın 29.02.2020 tarihinde kesinleştiği ve ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verildiği, intifadan men koşulunun bu durumda gerçekleşmiş olduğu, men'i müdahale talebinin konusuz kaldığı, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, 42.846,74 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/2022 Esas, 2022/1335 Karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesince ortaklığın giderilmesi davası açılması ile intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olduğu ve men'i müdahale talebinin konusuz kaldığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de Mahkemenin gerekçesinin hukuka uygun olmadığı, ecrimisil açısından Mahkemece eksik incelemeye ve yasal olmayan gerekçeye dayalı kurulan hükmün isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönden kabulünün gerektiği, ancak el atmanın önlenmesi açısından dava açılmakla intifadan men koşulunun da gerçekleştiği, bu nedenle davanın davacıların payları oranında kabulünün gerektiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 12.12.2023 tarihli ve 2022/6366 Esas, 2023/6153 Karar sayılı ilamında; "dava konusu taşınmazda tarafların paydaş olduğu, kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemeyeceği, intifadan men koşulunun gerçekleşmesi de ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar somut olayda intifadan men koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş ise de; davacı tarafından davalıya noterden gönderilen 28.11.2018 tarihli ihtarname ile dava tarihinden önce intifadan men koşulunun oluştuğu, Mahkemece intifadan menin oluştuğu ihtarnamenin tebliğ tarihinden dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinin doğru görülmediği ..." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile; el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, 30.11.2018- 15.01.2019 tarihleri arası bakımından 6.399,98 TL ecrimisil bedelinin dönem sonundan işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıların tapudaki hisseleri oranından davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eldeki dava açılana kadar davacıların herhangi bir talepte bulunmadığını, haksız kazanç elde etmek istediklerini, el atmanın önlenmesi davasının konusuz kalmadığını, ortaklığın giderilmesi kararı verilmesi sebebi ile davanın reddedilmesi gerektiğini, el atmanın önlenmesi davası açılmasına sebebiyet vermediğini, nispi vekalet ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!