WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2462 E.  ,  2024/3297 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 04.04.2024
SAYISI : 2023/530 E., 2024/138 K.
DAVA TARİHİ : 14.07.2014
KARAR : Temyiz dilekçesinin reddine

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, kâl istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiş, Mahkemenin 04.04.2024 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaş maliki olduğu dava konusu 740 ada 2 parsel sayılı taşınmaz boş bir şekilde dururken davalı ... başkanlığının 2011 yılı bahar aylarında işgal ederek üzerine çocuk parkı yaptığını ileri sürerek, ileride açılacak ecrimisil davasına esas olmak üzere müvekkilinin kazanç kaybının tespitini, el atmanın önlenmesini, taşınmaz üzerine yapılan tesisatın sökülerek kalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle idare ile uzlaşma yoluna başvurulmasının dava şartı olduğunu, müvekkil belediye tarafından taşınmaz ile ilgili kamulaştırma işlemlerinin başlatıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.02.2016 tarihli ve 2014/381 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararıyla, el atmanın önlenmesi ve kâl davasının kabulüne, ecrimisil talebinin usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.09.2020 tarihli ve 2018/5455 Esas, 2020/5210 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafın açmış olduğu kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında verilecek olan kararın eldeki davayı etkileyeceği, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemenin 11.02.2021 tarihli ve 2020/550 Esas 2021/89 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamına uyulmak suretiyle, el atmanın önlenmesi ve kâl davasının kabulüne, ecrimisil talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

4. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

5. Dairemizin 09.03.2022 tarihli ve 2021/4519 Esas, 2022/1845 Karar sayılı kararıyla; mahkemece her ne kadar, karar tarihi itibariyle davalı malik olmadığından el atmanın önlenmesi kararı verilmişse de; davalının taşınmazda paylı malik olması sebebiyle davanın paydaşlar arasında olduğu gözetilerek yeniden değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

6. Mahkemenin 23.11.2022 tarihli ve 2022/321 Esas, 2022/624 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamına uyulmak suretiyle, el atmanın önlenmesi ve kâl isteminin reddine, ecrimisilin tespitine ilişkin telebinin ise Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında kaldığı için bozmadan önceki karar gibi usulden reddine karar verilmiştir.

7. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

8. Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2023/510 Esas, 2023/2814 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak karar verilmesine karşın bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmamış olup, yukarıda açıklanan ilkeler ve tarafların iddia ve savunmaları birlikte değerlendirilerek, taşınmazda davalının kullandığı yerlerin şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi, paydaşlar arasında fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının, oluşmuş ise davalının kullanımında olan bölümlerin kimin kullanımına bırakıldığının, oluşmamış ise davacının kullandığı veya kullanabileceği bir bölümün olup olmadığının belirlenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulüne, 740 ada 2 parsel sayılı 1104,33 m2 yüz ölçümlü taşınmazda davacı ...'in 1/24 payına davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesine, kâl isteminin reddine, davacının ecrimisile ilişkin talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine dair ilk kararın Yargıtay bozma kararı kapsamı dışında bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş, Mahkemenin 04.04.2024 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından ek karar temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, müvekkilinin taşınmazda paydaş olduğunu, fiili kullanma biçimi olmadığını, davacıya düşen payın yerin neresi olduğunun belli olmadığını, öncelikle davacı tarafça belediye ile uzlaşma yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuş ve kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisilin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK'nın 450 nci maddesiyle HUMK ek ve değişiklikleriyle birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte kanun koyucu uygulamada birtakım sorunların ortaya çıkmasını engellemek için HMK'nın geçiş hükümlerini ayrıca düzenlemiştir. Bu bağlamda HMK’nın geçici 3 üncü maddesinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar HUMK'nun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı açıkça düzenlenmiştir.

2. Somut olayda, Mahkemenin ilk kararının 16.02.2016 tarihli olduğu, kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verildiği, yargılamanın HUMK'nun temyize ilişkin maddeleri ile yürütüleceği, HUMK’nun 427 nci maddesinde taşınmazın aynına yönelik davalar bakımından herhangi bir miktar sınırlaması düzenlenmediği gözetildiğinde ek kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin 04.04.2024 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

3. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Davalının, Mahkemenin 04.04.2024 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 04.04.2024 tarihli ek kararın KALDIRILMASINA,

Davalının 21.02.2024 tarihli gerekçeli karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı davalıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.