WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2434 E.  ,  2024/3332 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/176 E., 2022/64 K.
DAVA TARİHİ: 27.12.2016
KARAR: Davanın usulden reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama ve temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmasını uyularak yapılan yargılama sonunda davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, 24.02.2015 tarihinde mahkeme hükmü ile 465 ada 17 parsel nolu taşınmazdaki dava konusu 8 nolu bağımsız bölümdeki 3/4 hisse maliki .... Oğlu ... ile mirasçılarının gaip olmaları nedeniyle hak ve menfaatlerinin korunması için kayyım olarak atanıldığını, dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanılması nedeniyle 01.01.2010-31.12.2015 arası için toplam 66.188,00 TL ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli ve 2016/510 Esas, 2018/436 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile; toplam 65.925,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 18/10/2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli ve 2019/173 Esas, 2019/680 Karar sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07/05/2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/3871 Esas, 2021/3736 Karar sayılı ilamıyla; dava tarihi itibarıyla; kayyımın davayı açmaya ehil olduğu ancak dava görülürken taşınmazın mirasçılara tapuda intikal ettiği ve kayyımlık kararının mahkeme kararıyla kaldırıldığı ve temsil sona erdiğine göre tapu maliklerinin mirasçılarına davanın resen ihbar edilmesi ve davayı takip edip etmemelerine göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, 16/12/2021 tarihli celsede davacı mirasçıların vekillerinin vekillikten çekildiği ve mirasçıların herhangi birinin TC. numarasının bulunmadığı, ancak mirasçılık belgesinin verildiği İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/32 Esas sayılı dosyasında şahısların pasaport örnekleri ile vekaletin verildiği yabancı ülke vekaletname örneğine ilişkin suretlerin dosyada bulunduğu, bu haliyle mirasçıların adres araştırılmasının ve akabinde davanın ihbarının yapılabilmesi için dosyada yeterli gider avansı bulunmadığından gider avansını tamamlamayacağını dile getiren davalı tarafın beyanına binaen ihtarlı olarak gider avansının tamamlanması için davacı kayyıma kesin süre verilmesine rağmen, verilen kesin süre içerisinde gider avansının mahkeme veznesine depo edilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nin 114/g ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT hükümlerine göre 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacı ... Defterdarlığından tahsili ile davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamı doğrultusunda davanın kendileri tarafından takipsiz bırakıldığını, mahkemece 16.12.2021 tarihli celsede gider avansı için davacı vekiline 2 hafta süre verildiğini, bu ara karardan rücu edilmesine dair dilekçenin dikkate alınmadığını, davalıların davayı takip edeceklerini bildirmesine rağmen gider avansının taraflarına yüklenmesinin doğru olmadığını, kanun gereği görevlerini ifa etmelerine rağmen davanın usulden reddine karar verilerek davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinden sorumlu olmalarının hatalı olduğunu, temsil yetkilerinin artık kalmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece davanın usulden reddine karar verilerek davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmiş ise de yargılama sırasında kayyımlık kararı kaldırıldığından taraf sıfatı kalmayan kayyım aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı kayyımın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı kayyımın vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.