WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/24 E.  ,  2024/2489 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/56 E., 2023/276 K.
Birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134 Esas Sayılı Dosya

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134 Esas sayılı davada men'i müdahale, kâl ve ecrimisil, tazminat karşı dava ve birleştirilen Sivrice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83 Esas sayılı dosyada temliken tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, birleşen Sivrice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı karşı davalı ... vekili, davalı karşı davacı ... ... Sanayi ve Tic. AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl ve birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134 E. sayılı davalarında davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Sivrice İlçesi, ... Köyü, 2255 No.lu parselin malikleri olduklarını, bu parselin 7940 m²'si üzerine 1838 ve 1837 No.lu parsel maliki olan davalı tarafından tuğla fabrikası yapıldığını, davalıların müvekkillerinin tarlasını kullanarak gelir elde ettiklerini, müvekkillerinin ise bu kısmı kullanmadıkları için zarara uğradığını belirterek, davalının müdahalesinin menine, müdahale edilen kısmın yıkılmasına, davacılara ait tarlanın tarım için elverişsiz hale getirmesi nedeni ile 7.000,00 TL ecrimisil ve tazminat alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; 1837 No.lu parselin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin kadimden beri mevcut olan sınıra itibar ederek fabrikasını yaptığını, bu nedenle kötüniyetli olmadığını, yapılacak ölçüm sonucunda davacıların kendi arazilerine tecavüz ettiklerinin anlaşılması halinde tecavüzün men'ine, karşı dava ve birleşen Sivrice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83 E. sayılı davada müvekkilinin iyiniyetli olması nedeni ile tecavüz edilen kısmın davacı adına olan tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.11.2010 tarihli ve 2009/32 E., 2010/86 K. sayılı kararı ile davalının binasının davacıların arazilerine tecavüzlü olarak yapıldığı bilirkişi raporları ile tespit edildiğinden müdahalenin men'ine ve müdahale eden kısmın kâline, davalı karşı davacının temliken tescil davasında ise davalının üzerine düşen tüm dikkat ve özeni göstererek binasını kendi parseline yapma kuralına uymaması nedeniyle iyiniyetli kabul edilemeyeceği sonucuna varıldığından temliken tescil davasının reddine, davalı ... davacının arazileri arasındaki kadim sınıra itibar ederek taşınmazı kullandıkları, davacı tarafın yaklaşık 15 yıldır devam eden bu kullanım sebebiyle davalı tarafa hiç ihtar çekmemiş ve itiraz etmemiş olması nedeniyle ecrimisil talebinin reddine, davacı tarafın taşınmazın eski haline getirilmesi için talep ettiği tazminatın davalı tarafın tecavüz ettiği kısımdaki fabrika kalktığında taşınmazın tarım arazisi olarak kullanılması mümkün hale geleceğinden ayrıca bir tazminata hükmedilmesine gerek görülmeyerek reddine karar verilmiştir.

III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararları
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı karşı davacı ... San. Tic. A.Ş. vekili ve davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 14. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 02.05.2011 tarihli ve 2011/4479 E., 2011/5888 K. sayılı ilamı ile somut olayda kâl'e konu yapının bulunduğu 2255 parsel sayılı taşınmazın tüm paydaşlarının davacı olarak davada yer almaları, ayrıca temliken tescil davasında da 2255 parsel sayılı taşınmazın tüm tapu maliklerinin davalı olarak davada yer almaları, dosya içerisinde bulunan 2255 sayılı parselin paylı maliklerden "... kızı ... mirasçılarını gösterir veraset belgesine göre davada yer alanlar dışındaki diğer mirasçılar aleyhine dava açarak bu dava ile birleştirmeleri için davalı vekiline süre verilmesi, bu arada dava sırasında öldüğü anlaşılan ... mirasçıları da davaya katılmak suretiyle karşılık temliken tescil davası yönünden de taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılamada kadastro tespiti yapılıp kesinleşmiş olan dava konusu taşınmazlara davalının binasının 8.809,25 m² müdahale ettiğinin anlaşılmış olması nedeniyle davalının yaptığı bu müdahalenin menine, dava konusu olayda taşkın yapının 10-15 yıl önce yapıldığı ve davalılar tarafından kullanıldığı, bu süre içerisinde davacı tarafından davalılara bir ihtar çekilmediği gibi taşınmazın kullanılmasına göz yumulmuş olduğu görüldüğünden ecrimisil talebinin reddine, tesis kadastrosunun 1957 yılında yapıldığı ve tapu kaydının oluştuğu, müdahalenin ise bu tarihten sonra gerçekleştiği dikkate alındığında, iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, bu yönüyle temliken tescil talebinin yerinde olmadığına, tavzih kararı ile de karşı davacı tarafça karşı davalılara ait taşınmaza tecavüz de bulunulduğu, karşı davalı tarafın bir müdahalesinin olmadığı tespit edildiğinden karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı birleşen davada davacı vekili ve davacı birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı, karşı davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı şirketin müdahalesi sonucu kullanılamayan arsa üzerinden davalı şirketin gelir elde ettiğini ve müvekkillerin zarara uğradığını, bu nedenle müvekkillerinin uğramış olduğu her türlü mağduriyetin ve zararın giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Asıl ve birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134 E. sayılı davada davalı, karşı dava ve birleşen Sivrice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83 E. sayılı davada davacı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin hükmün tamamlanması kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, dava dosyasında birden fazla açılmış temliken tescil davası bulunmadığını, birleşen Sivrice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83 Esas sayılı dava dosyasının bozma ilamı doğrultusunda taraf teşkili sağlanması için açıldığını, bu dava sebebiyle müvekkilinin aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, Kadastro Müdürlüğü tarafından hatalı sınırlandırma yapıldığını, el atıldığı iddia edilen taşınmaz parçasının gerçekte zaten müvekkili şirkete ait olduğunu, dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi gereğince yenileme kadastrosu yapıldığından yasal mevzuat gereğince dava dosyasının Kadastro Mahkemesine devredilmesinde yasal zorunluluk bulunduğunu, yıkımın fahiş zarar doğuracağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/134 Esas sayılı dosyada meni müdahale, kâl ve ecrimisil, tazminat karşı dava ve birleşen Sivrice Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/83 Esas sayılı dosyada temliken tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Bilindiği üzere; hükmün tashihi ve tavzihi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 304 üncü (1086 sayılı HUMK'nın 455.) ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 304 üncü maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklinde belirtilmiştir. Aynı Kanunu'nun 305 inci maddesinde de "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkras ında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir.

3. Değerlendirme
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 inci maddesinden açıkça anlaşılacağı üzere, taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceğinden mahkemenin asıl kararında karşı dava hakkında bir hüküm kurmaması doğru olmadığı gibi, 28.09.2023 tarihli tavzih kararı ile karşı dava hakkında hüküm kurulması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni yapılmıştır.

V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

2. Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.