WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2348 E.  ,  2024/3415 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/12 E., 2023/139 K.
DAVA TARİHİ : 06.03.2013
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 128 ada 42, 168 ada 40, 133 ada 106, 108 ada 7 parsel sayılı taşınmazların 1990 yılında kadastro kaydının tespit ve tescil edildiğini, bu taşınmazların ...adına tescil edildiğini, ...'in 19.09.1964 yılında öldüğünü, ... mirasçılarının dilekçelerinin ekinde sundukları 28.05.1965 tarihli köy senedine göre, bir miktar bedel karşılığında müvekkiline satıldığını ve zilyetliğinin de devredildiğini, satış senedindeki 28.05.1965 tarihinden itibaren müvekkilinin taşınmaza zilyet olduğunu belirterek, davalıların murisleri adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ..., ..., ..., , ..., ... ve ... ayrı ayrı sundukları içeriği aynı cevap dilekçelerinde; babaları ...'in 1964 yılında öldüğünü, taşınmazları davacıya satmadıklarını, davacının zilyetlikle hak elde edemeyeceğini, 15.03.1990 yılında kadastronun kesinleştiğini, 10 yıllık süre içerisinde dava açılmayarak davanın hak düşümüne uğradığını belirterek, davanın reddi istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli ve 2013/53 Esas, 2017/105 Karar sayılı kararıyla; davacının zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde davalılardan ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2018 tarihli ve 2018/1880 Esas, 2018/1362 Karar sayılı kararıyla; dosyadaki sözleşme incelendiğinde köy senedindeki alıcının davacı değil, babası ... olduğu anlaşılmakta ise de, hukuki nedenin kadastro tespitinden sonra devam eden ve Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 nci maddesine dayanan kazandırıcı zamanaşımı olması, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden sonra devam eden sürede davacının zilyet olduğunun anlaşılması karşısında, davanın ...'ın tüm mirasçıları tarafından açılmasının zorunlu olmadığı kabul edilerek, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 22.09.2022 tarihli ve 2021/7042 Esas, 2022/5440 Karar sayılı ilamı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanakları 15.03.1990 tarihinde kesinleşmiş olup davacı tarafın dayandığı 28.05.1965 tarihli harici satış senedi ile ilgili olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi hükmü uyarınca on yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından 28.05.1965 tarihli harici satış senedine itibar edilemeyeceği, kadastro tespiti sırasında "...mirasçıları" belirlenememiş ve veraset ilamı da ibraz edilemediğinden mirasçılarının isimleri tespit tutanağına yazılmamış ise de, kadastro tespiti esasen "...mirasçıları" adına yapılmış olduğundan ve Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 nci maddesinde yer alan "ölmüş" hukuksal sebebinin bu davada uygulanma olanağı bulunmadığından Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde Mahkemece davanın kabulü ile tapu iptali ve tescil kararı verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamında belirtilen aynı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 nci maddesi gereğince açtıkları davada davanın reddine karar verilmesinin kanuna uygun olmadığını,

2. Tapuda "ölü ...mirasçıları" ibaresi malik hanesinde olmadığına göre kaydın ...adına yazıldığının açık olduğunu, buradan hareketle ölü ...adına değil de mirasçıları adına tapuya kayıt yapıldığı sonucuna ulaşmanın tapu kaydına aykırılık teşkil ettiğini,

3. Dava açılmasında müvekkillerinin haklı olduğunu ve taşınmazı satın aldıkları sabit iken davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,

4. Re'sen gerekli hususların da dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesi,

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.