7. Hukuk Dairesi 2024/2316 E. , 2024/3388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/16 E., 2023/120 K.
DAVA TARİHİ : 01.01.2006
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ve yayla olarak sınırlandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Akçatekir Beldesi, ... Mahallesinde bulunan 469 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yayla niteliğinde olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile yayla vasfı ile özel siciline yazılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, taşınmazın yayla vasfında olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 11.07.2007 tarihli ve 2006/1164 Esas, 2007/655 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.07.2007 kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.05.2021 tarih ve 2018/3891 Esas, 2021/3424 Karar sayılı ilamında; eksik araştırma ile hüküm tesis edildiği, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yaylak yerlerden olduğu saptanırsa olayda 4342 sayılı Mera Kanununun geçici madde 3, birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı inceleme ve araştırma konusu yapılması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, taşınmazın yayla ile ilişkisi bulunmadığı bu nedenle Mera Kanunu geçici 3 üncü maddesinin uygulanamayacağı gerekçesiyle davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu taşınmazın yayla vasfında olduğunu verilen kararın hatalı olduğunu belirtmiştir.
2. Davalılar ... ve diğerleri vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesine ve davalılar vekille temsil edilmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve yaylak siciline kayıt istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (1086 sayılı Kanun) 423 üncü, 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4342 sayılı Mera Kanununun 3 üncü ve geçici 3 üncü maddeleri.
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelerin yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve diğerleri vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılar ... ve diğerleri vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince,
a) Bilindiği üzere yargılama gideri ve harçlar kural olarak davada haksız çıkan tarafa yükletilir. 1086 sayılı HMUK’un 423 üncü maddesinin altıncı fıkrası, gerekse 6100 sayılı HMK'nın 323 üncü maddesinin (ğ) bendi uyarınca yargılama giderleri arasında vekalet ücreti de bulunmaktadır.
b) Somut olayda, Mahkemece davanın reddine karar verilmesine rağmen kendini vekille temsil ettiren davalılar ... ve diğerleri lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmış olup, davalılar ... ve diğerleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu yönde hüküm kurulmamış olması bozmayı gerektirir.
c) Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve diğerleri vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda V.C.3.2 bendinde açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve diğerleri vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının üçüncü bendinden sonra oluşturulacak dördüncü bendine "Davada kendilerini vekille temsil ettiren davalılar ... ve diğerleri lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve diğerlerine verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!