7. Hukuk Dairesi 2024/2304 E. , 2024/3093 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/153 E., 2024/171 K.
DAVA TARİHİ : 21.03.2019
KARAR : Davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine
Taraflar arasında vasiyetnamenin tenfizi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dilekçesinde; muris ...’in 22.03.2005 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile tüm menkul ve gayrimenkullerini müvekkiline bağışladığını, murisin 03.05.2006 tarihinde vefat ettiğini, vasiyetnamenin 21.12.2006 tarihinde okunup kesinleştiğini, banka hesaplarındaki paralara ilişkin olarak İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde tenfiz davası açıldığını ve buna ilişkin davanın kabul ile sonuçlandığını, dava konusu 2807 ada 486 parsel sayılı taşınmazdaki 50/478 hisse için de tenfiz davası açıldığını, o davanın da kabul ile sonuçlandığını ve tapuda 23.06.2014 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini ancak muris ...’in eşi ...’den gelen ½ hissenin daha davacı adına tescili gerektiğini belirterek vasiyetnamenin tenfizi ile taşınmazdaki adı geçen kişi adına kayıtlı 25/478 hissenin iptal edilerek davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin okunduğu tarihin 2006 yılı olduğunu, 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, ayrıca davanın vasiyet borçlularına karşı ileri sürülmesinin gerektiğini, vasiyetnamenin tenfizi yoluna iki defa gidildiğini ve bu nedenle kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2020 tarihli ve 2019/131 Esas, 2020/191 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, vasiyetnamenin tenfizine ve 2807 ada 486 parsel sayılı taşınmazda bulunan ... adına kayıtlı hissenin ½ oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.10.2022 tarihli ve 2020/1933 Esas, 2022/2343 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.01.2024 tarihli ve 2022/6760 Esas, 2024/309 Karar sayılı kararıyla; vasiyetnamenin belirli mal bırakmaya ilişkin olmayıp davacı ...'nın mirasçı sıfatıyla atanmasına ilişkin olduğu, davacının murisin atanmış mirasçısı olduğunu gösteren bir belgeyi temin etmek suretiyle hakkı olduğu murise ait malvarlığını adına intikal ettirebileceğinden eldeki davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle mahkemenin davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Mahkemece bozmaya uyularak her ne kadar davacının atanmış mirasçı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de tapuca ilgili tescil işleminin atanmış mirasçılık belgesi ile başvurulduğu halde yapılmadığını, mahkemece verilmiş tenfiz kararı istendiğini, bu nedenle hukuki yararları olduğunu, sundukları emsal Yargıtay kararında da tapuca işlem yapılmamasının dava açmakta hukuki yarar olarak kabul edildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 516 ncı maddesi, 598 inci maddesinin 2 nci fıkrası, 600 ilâ 602 nci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!