7. Hukuk Dairesi 2024/2292 E. , 2024/3329 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/114 E., 2023/237 K.
DAVA TARİHİ : 02.07.2010
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
TEMYİZ EDENLER : Davacılar vekili, davalı vekili
Taraflar arasındaki tespit, tescil, muarazanın giderilemesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkiline ait 1092 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından haksız kullanılması nedeniyle açılan el atmanın önlenmesi davasının kabulle sonuçlandığını ancak temyiz edilmeden kesinleşen kararda nereden elatmanın önleneceği belli olmadığından kararın infaz edilemediğini ileri sürerek; taşınmazda payına isabet eden yerin binanın ikinci katı olduğunun tespitini, ikinci katın davacı adına tescilini, çekişmenin giderilmesini ve ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşınmazdaki binayı kendisinin yaptığını, bina yapıldıktan sonra davacının taşınmazda ½ pay edindiğini, ecrimisil isteme koşulları bulunmadığını, intifadan men'in söz konusu olmadığını, zeminden ayrı olacak şekilde bina yönünden mülkiyet hakkı oluşturulamayacağını, daha önce davacının açtığı davada el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, yıkım ve ecrimisil isteklerinin reddine karar verildiğini, taraflar arasında kesin hüküm bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.03.2012 tarihli ve 2010/317 Esas, 2012/172 Karar sayılı kararı ile; ecrimisil yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, tespit ve tescil isteği reddedilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 27/03/2012 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.11.2012 tarihli ve 2012/7464 Esas, 2012/12409 Karar sayılı kararıyla; taşınmaz üzerinde bulunan yapıların bütünleyici parça niteliğinde olduğu, binadaki belli bir bölümün bir tarafa aidiyeti ile onun adına tescilin ayrık durumlar hariç (Kat Mülkiyeti Kanunu) yasal açıdan mümkün olmadığı, tespit ve tescil isteğinin reddedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer yandan ruhsatsız da olsa taşınmazın üzerindeki muhdesatın belli bir gelire elverişli ve yeterli olduğu, mahkemece yalnızca arsanın getirebileceği ecrimisilin esas alınmasının doğru olmadığı, ayrıca, davada muarazanın önlenilmesi istenmesine karşın, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
3. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 16.5.2013 tarihli ve 2013/4355 Esas, 2013/7888 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
4. Mahkemenin 14.01.2014 tarihli ve 2013/360 Esas, 2014/9 Karar sayılı kararı ile; tespit ve tescil talebinin reddine, dava konusu yerin ½ hissesinin davacı tarafından kullanılmasının önlenmesi yönündeki davalı müdahalesinin men'ine yönelik Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/140 Esas, 2007/220 Karar 06.06.2007 tarihli kararı uygulanmak suretiyle muarazanın önlenmesine, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
5. Mahkemenin 14.01.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
6. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 06.11.2012 tarihli ve 2012/7464 Esas, 2012/12409 Karar sayılı kararıyla; ecrimisil isteğinin kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; ecrimisil hesabının uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmesi gerektiği, somut olayda Yargıtay içtihatlarına uygun araştırma yapılarak doğru şekilde ecrimisil hesabı yapılmadığı, dava konusu taşınmazın arsa ve bina değeri üzerinden davacı payına isabet eden ecrimisil miktarının tespit edilmesi ile hasıl olacak sonuca göre ecrimisilin hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
7. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.12.2016 tarihli ve 2016/8014 Esas, 2016/11002 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulüne, tescil talebinin reddine, davalı tarafından 1092 parsel sayılı taşınmazın davacılara ait olan 1/2 hissesinin kullanılmasını ve fayda sağlamasını önlemek suretiyle el atmasının önlenmesine, elatmadan kaynaklı ecrimisil bedeli olan 5.000,00 TL'nin taleple bağlı kalınarak davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine, birleştirilen 2014/136 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 12.469,30 TL ecrimisil bedelinin dava tarihi olan 20.03.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine, birleştirilen 2018/236 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, 20.719,81 TL ecrimisil bedelinin 31.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...’e verilmesine, 14.368,02 TL ecrimisil bedelinin 31.08.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılar ... mirasçılarına Antalya .... Noterliği'nin 30.01.2023 tarih ve 01272 yevmiye numaralı mirasçılık belgesindeki mirasçılık payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada 5.000,00 TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 07.02.2010 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar vermesi gerekirken faiz talebi hakkında karar verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen dosyalarda taraflarına tebligat yapılmadığını; birleştirilen dosyaların istinafa, asıl davanın ise temyize tabi olup dosyaların birleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, istinaf haklarının birleştirme ile yok edildiğini, taraflar arasında ecrimisil bedelinin reddine ilişkin kesin hüküm mevcutken ecrimisile hükmedilmesinin yanlış olduğunu, usuli kazanılmış hak ile kesin hüküm çelişiyorsa kamu düzeniyle ilgili olduğundan önceliğin usuli kazanılmış hak olduğunu, muhdesatın aidiyetiyle ilgili açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilin eşinin davaya konu taşınmazın tamamını ilk malikten 49 yıllığına kiraladığını ve kira akdinin hiçbir zaman feshedilmediğini, yeni malikin mevcut kira sözleşmesi ile bağlı olduğunu, 01.11.1989 tarih ve 16531 yevmiye No.lu "satış vaadi sözleşmesinde" müvekkilinin taşınmazın zemin katını kendisinin yaptığını ve taşınmazı kullanacağı, işgal tazminatı gibi herhangi bir bedel ödemeyeceğinin yazılı olduğuna dair şerhin davacı satın alırken tapu kaydında mevcut olduğunu, davanın belirsiz alacak olarak değil kısmi dava olarak açıldığını, geçerli bir ıslah dilekçesinin bulunmadığını, tebliğ edilmediği için zamanaşımı iddialarının kısıtlandığını, Marmaris 1. İcra Müdürlüğünün 2007/3616 Esas sayılı dosyasında mevcut 29.02.2008 tarihli "müdahalenin men'i" başlıklı tutanak ile 1. kat olarak bahsedilen zemin katın boş olduğu; müvekkilin 2. kat olarak bahsedilen 1. katı kullandığının tespit edildiği, müvekkilinin tutanak sebebiyle zemin katı kullanamadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, geri ÜFE uygulanarak ecrimisil hesaplandığını, talep olmadığı halde elatmanın önlenmesine karar verildiğini, 2018/236 sayılı birleştirilen dosyada davacılar lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tescil talebi reddedildiği halde davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava kısmi dava olmasına rağmen faizin dava tarihinden itibaren hükmedildiğini, ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tespit, tescil, çekişmenin giderilmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Somut olayda, asıl dava dilekçesinde 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsili talep edilmiş olmasına rağmen mahkemece faiz hakkında karar verilmemiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b. Somut olayda asıl dava tespit, tescil, paya vaki el atma nedeniyle muarazanın giderilmesi ve ecrimisil talebine ilişkin olmasına rağmen mahkemece talep aşılmak suretiyle davalı tarafın dava konusu taşınmazda davacılara ait olan ½ hissenin kullanılmasını ve fayda sağlamasını önlemek suretiyle elatmasının önlenmesine karar verilmesi hatalı olmuştur.
c. Asıl ve birleştirilen davalar kısmi dava olarak açılmış, bilirkişiden ek rapor alınması üzerine davacı vekilinin 14.10.2020 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporunda müvekkilleri için ne kadar ecrimisil hesaplandığını belirterek harç tamamlanmıştır. Mahkemece bu dilekçe doğrultusunda karar verilmiş ise de usulüne uygun ıslah dilekçesi sunulmadığı, davalıya tebliğ edilmediği veya celsede okunmadığından dava dilekçesinde belirtilen talep aşılmak suretiyle karar verilmiş olması doğru değildir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
IV-C-3-1 bendinde belirtilen sebeplerle davacı vekilinin; IV-C-3-2.2 bendinde belirtilen sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre yargılama gideri, harç ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
IV-C-3-2.1 inci bendinde belirtilen sebeplerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!