7. Hukuk Dairesi 2024/227 E. , 2024/2251 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/64 E., 2023/295 K.
İHBAR OLUNAN : ... vekilleri Avukat ... vd.
DAVA TARİHİ : 01.11.2016
KARAR : Davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından bahisle tazminat talebinin reddine
Taraflar arasında görülen ipoteğin fekki, menfi tespit, icra takibinin iptali ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından bahisle tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibarıyla reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı ...’ın müvekkiline 05.11.2015 tarihinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takipte ödeme emri gönderdiğini, ödeme emrinin dayanağının 3 numaralı mesken niteliğindeki bağımsız bölümün davacıya 08.04.2015 tarihli ve 7213 yevmiye numaralı resmi senet ile satılması nedeniyle düzenlenen ve davacıyı 95.000,00 TL borçlandıran resmi ipotekli borç senedi olduğunu, ancak senedin geçersiz olduğunu, vekil ...’ın müvekkili adına gayrimenkul satın alırken dava konusu resmi ipotekli borç senedini imzalamaya yetkisinin olmadığını, davalıların müvekkilinin ödediği parayı paylaştıklarını ve beş tapu memurunu da ikna edip onları kendi suçlarına ortak ettiklerini ileri sürerek müvekkilinin dava konusu ipotekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, ipoteğin kaldırılmasına, icra takibinin iptaline ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; davacının davalı ...'a verdiği 13.03.2015 tarihli ve 5451 numaralı vekaletname uyarınca 08.04.2015 tarihinde düzenlenen resmi senet ile 7.000,00 TL peşin ödenerek kalan 95.000,00 TL için ise davalı lehine kanuni ipotek tesis edilerek toplam 102.000,00 TL bedel ile dava konusu taşınmazın davacıya satıldığını ayrıca davacıya yapılan satıştan önce taşınmaz üzerindeki ... lehine olan 210.000,00 TL bedelli ipoteğin 24.12.2014 tarihinde 22019 yevmiye numaralı işlem ile müvekkili tarafından terkin edildiğini, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, davacının icra hukuk mahkemesinde şikayetlerinin reddedildiğini, savcılık soruşturmasında takipsizlik kararı verildiğini, tapu memurları hakkında soruşturma açılmasına izin verilmediğini, Tapu Dairesinde davacının anne ve babası ile kız kardeşinin eşinin de olduğunu, dolayısıyla ipotekli borç senedinden haberdar olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Dahili davalı ... duruşmada; satış bedelinin kendisine verilmesini kabul etmediğini, davacının kardeşinin eşinin satış sırasında hazır olduğunu, davacının verdiği dövizleri döviz bürosunda birlikte bozdurduklarını, davalı ...’a parayı verip vermediğini bilmediğini beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi ilk kararında, vekil özel olarak yetkili kılınmadığı halde davacı aleyhine ipotek tesis ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, icra inkar tazminatı ödenmesine dair talebin ise reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; icra inkar tazminatının kabulü gerektiğini dile getirmiştir.
2. Davalı vekili; davanın reddi gerektiğini, vekilin yetkisi olduğunu dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvuru taleplerinin esastan reddine karar vermiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 02.10.2018 tarihli ve 2018/5787 Esas, 2018/6256 Karar sayılı ilamıyla, “...Mahkemece, vekil ...'ın davaya katılımı sağlanmadan ve dava konusu ipoteğin dayanağı olduğu belirtilen "alıcı ...'e vekaleten ... ve satıcı ... tarafından imzalı" 03.04.2015 tarihli dilekçenin aslı tapu idaresinden getirtilerek Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/25984-2016/8827 sayılı 08.08.2016 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair savcılık dosyası da incelendikten ve vekil ..., davaya dahil edilip beyanları alınıp usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....taşınmaz malikinin taşınmaz üzerinde haklarını sınırlandırma sonucu doğuran ipotek işlemini yapabilmesi için vekilini özel olarak yetkilendirmesi gerektiği, somut olayda davacının taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğe dair dava dışı vekilin özel yetkisinin bulunmadığı, vekaletnamede yer alan bir kısım yetkilerin belirtilen özel yetkiyi karşıladığının kabul edilemeyeceği, bu hali ile davacı adına kayıtlı taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilmiş olan ipoteğin yasaya uygun olmadığından kaldırılmasına, ipotek sebebiyle davacı aleyhine yapılan takip nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine; davacı tarafından yapılan takibin haksız olduğu tespit edilmiş ise de davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden tazminat talebinin reddine" karar vermiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının Savcılık soruşturmasında dinlenen annesi ve kardeşinin eşinin, paranın verildiği kişi ve yer konusunda farklı beyanlarda bulunduğunu, ipotek konulduğu tarihte davacının taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı olmadığını, aynı zamanda taşınmazda 210.000,00 TL tutarında bir başka ipotek daha olduğunu, bu iki ipotek ile yükümlü olarak taşınmazın satın alındığını, ipoteğin vekil tarafından değil satıcı olan davalının talebiyle konulduğunu, davacının dava konusu bağımsız bölümden başka bağımsız bölümler de aldığını, arsa sahibi ...'nın hasta olması nedeniyle öncelikle bu bağımsız bölümlerin parasını ödediğini, parası kalmayınca taşınmaza ipotek konulması ve bu şekilde satılması hususunda anlaştıklarını, ipotekli tapunun verildiği anda davacınının anne ve babası ile kardeşinin eşinin de tapu dairesinde olduğunu, borcun davacı tarafından ödenmesi için gereken sürenin 31.07.2015 ile 31.10.2015 tarihleri arası olduğunu, 31.10.2015 tarihinde ipotek borcu ödenmeyince icra takibine girişildiğini, tapu memurlarının da sunulan vekaletnameye göre işlem yapması nedeniyle sadece davalının sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, davalının davacıyı zarara uğratma kastı olsaydı ... lehine olan 210.000,00 TL'lik ipoteğin de kaldırılmayacağını belirterek hükmü duruşma istemli temyiz ettiklerini dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ipoteğin fekki, menfi tespit, icra takibinin iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 893 üncü ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
Somut olaya gelince, davacı adına vekaleten Adnan ile davalı arasında akdedilen 08.04.2015 tarihli ve 7213 yevmiye No.lu resmi senet ile davalı, davacıya dava konusu bağımsız bölümün bir kısmını bedeli peşin ödenmek bir kısmını da ipotek tesis etmek suretiyle satmış olup davacı; 13.03.2015 tarihli ve 05451 yevmiye No.lu düzenleme şeklindeki vekaletnamede ...'a yetki verilmediği halde davalı lehine ipotek tesis edildiğini belirterek 95.000,00 TL miktarındaki ipoteğin yasaya aykırı ve geçersiz olduğunu, ipotekten dolayı borçlu olmadığının tespitini ve ipoteğin tapu kaydı üzerinden terkini ile 2015/7095 sayılı icra takibinin iptalini, icra inkar tazminatı ödenmesini istemiştir.
Mahkemece özel olarak yetkilendirilmeyen vekilin davacı aleyhine ipotek tesis ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; tesis edilen hükmün doğru olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira, dava konusu resmi senette davalı lehine düzenlenen ipotek, taşınmazın satım bedelinin bir kısmını teşkil etmekte olup vekil ...'a davacı tarafından verilen vekaletnamede taşınmazı satın alma yetkisi verildiğinden vekilin ödenmeyen bedelin karşılığı olarak ipotek tesis etmeye yetkisi olduğu da kabul edilmelidir.
Taşınmazı satın almaya yetkilendirilen vekil, alım satım sözleşmesinin bir gereği olarak evleviyetle bedelin ödenmesi konusunda da yetkili olup satım bedelinden ödenmeyen kısım karşılığında kanuni ipotek tesis edebilecektir.
Hal böyle olunca, vekilin özel yetkisi olmadığından bahisle taşınmazın alıcısı olan davacı aleyhine tesis edilen ipoteğin fekkine karar verilmesi doğru değildir. Belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!