WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2239 E.  ,  2024/3067 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4516 E., 2024/232 K.
DAVA TARİHİ : 11.11.2019
KARAR : Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddi, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/146 E., 2021/28 K.
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Siirt ili, Merkez ilçesi, ... Köyü, 119 ada 6 parsel sayılı taşınmazın maliki olduklarını, dava konusu taşınmaz ile bir bütün olarak kullanmış oldukları ve açılan dava sonucunda tescil harici kalan taşınmazda bulunan meyve ağaçları ile tel çit, taş duvar ve her türlü muhdesatın müvekkillerine ait olduğunu, taşınmazın Ilısu Barajı, ... ve baraj göl kamulaştırma sahasında kaldığını, taşınmaz üzerinde bulunan muhtelif sayıdaki meyve ağaçlarının değerinin keşifle birlikte belirlenerek mülkiyetinin müvekkillere ait olduğunun tespitine, işbu durumun tapu sicili beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun reddinin gerektiğini, davacının Hazine'ye ait olan taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunmasının kötüniyetli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı Köy Tüzel Kişiliği vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'isinde bulunduklarını, 119 ada 6 parselin mera parseli olduğunun tartışmasız olduğunu, aidiyetinin tespiti istenen telli direk ve tel örgü sisteminin taşınmazın bütünleyici parçası niteliğinde olmayıp (mütememim cüz) her zaman için sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşya (teferruat) niteliğinde olduklarını, tespiti istenen tel örgü sistemi ve telli direk yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılar vekilinin kamulaştırma sınırı dışında kalan 170.102,96 TL yönünden de davayı ıslah ettiğini, kamulaştırma sınırı dışında kalan yer ile ilgili davacıların muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmelerinde hukuki menfaatleri bulunmadığını, bilirkişi raporunda kamulaştırma sınırı dışında kalan alanlar yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; fen bilirkişi raporunda dava konusu "A" ve "C" harfi ile gösterilen kısımların kamulaştırma sahasında olduğu ancak "B" harfi ile gösteriln kısmın kamulaştırma sahası dışında olduğunu bildirdiği "A" ve "C" harfi ile gösterilen kısımda hukuki yarar bulunduğu, ... bilirkişi raporunda taşınmazın aktif dere yatağının bulunmadığının bildirildiği, dava konusu taşınmazın tespit harici bırakıldığı ve "A" ve "C" harfi ile gösterilen kısmın Ilısu Barajı ve ... Projesi Rezervuar (Göl) Alanı kamulaştırma çalışmalarından etkilendiğinin anlaşıldığı, davacıların dava açmakta hukuki yararı olduğu, mahkememizce yapılan keşifler sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından, dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı tarafından yapılıp, ağaçların davacı tarafından dikilip yetiştirildiği, bütünleyici parça niteliğinde olmayıp her zaman için ana taşınmazdan sökülüp götürülebilen ve taşınmazdan ayrılması mümkün olan eşyaların teferruat niteliğinde olması, yine menkul mal niteliğindeki eşyaların da muhdesat olmadığı, bu nitelikteki eşyalar yönünden muhdesat aidiyeti davası açılamayacağı, tespit harici bırakılan taşınmaz nedeniyle davalıların davanın mahiyeti gereği yasal hasım olmaları nedeniyle yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/833 E., 2022/575 Karar sayılı kararıyla; başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlamak amacıyla zilyetliği tespit davası açma hakkı tanınmış ise de, kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları, bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyecekleri, keza 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4 üncü maddesi ile ve de 3402 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi ile aynı husus vurgulandığından, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhtesatlara hukuki değer verilemeyeceğinden dava konusu taşınmazın da mera vasfı ile ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tescilli olduğu gözetildiğinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalı vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.04.2022 tarihli ve 2021/833 E., 2022/575 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2022/4008 Esas, 2023/4905 Karar sayılı ilamı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı hem davacı, hem de davalılar tarafından istinaf edilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf sebepleri ile ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bu nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın mera vasfı ile Köy Tüzel Kişiliği adına tescilli olduğu, kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları, bu taşınmazların zilyetlik ile edinilemeyecekleri, bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhtesatlara hukuki değer verilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğundan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine, somut olayda gerekçeli karar davacılar vekili Avukat ...'e 28.03.2021 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş ve yasal istinaf süresi 12.04.2021 tarihinde dolmasına rağmen davacılar vekilince iki gün gecikmeli olarak 14.04.2021 tarihinde istinaf dilekçesi sunulmuş ve dilekçe ekine istirahat raporları eklenilerek eski hale getirme talebinde bulunulmuş ise de, davacılar vekili olarak ... dışında vekaletnamede avukat ...'in de bulunduğu, istinaf isteminin diğer vekil tarafından da yapılabileceği anlaşıldığından istinaf isteminde bulunan davacılar vekili ...'in eski hale getirme talebinin reddine, hâl böyle olunca iki haftalık istinaf kanun yoluna başvuru süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar vekaletname aracılığıyla temsil yetkimiz bulunmakta ise de; İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan e tebligat işlemi Avukat ...'e yapıldığı, ayrıca gerekçeli kararın tebliğinin istenmediğini, kendilerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporları ile dava konusu taşınmazın değeri belirlenmiş ve davacı tarafından ıslah edilmiş ve ıslah harcı tamamlanmış iken, hatalı hesaplama yapılarak eksik vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık mera vasfındaki taşınmazda bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718 inci maddeleri; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 19/son maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar ve davalı ... vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Onama harcı davacılardan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.