WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/223 E.  ,  2024/1193 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2009/847 E., 2014/359 K.
KARAR : Kısmen kabul kısmen ret

Taraflar arasındaki asıl davada hissedar ve birleştirilen davalarda alacaklılar tarafından ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine; bir kısım parseller yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı birleştirilen davada davacı (alacaklı) ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı ...(borçlu-hissedar) vekili, dava dilekçesine ekli taşınmazlar hakkında aynen taksim suretiyle ortaklığın giderilmesi mümkün olmadığından satış suretiyle giderilmesini talep ve dava etmiştir.

2. Davacı ... vekili yargılama sırasında; bir kısım parseller yönünden davadan vazgeçtiklerini dile getirmiştir.

3. Birleştirilen davalarda ise alacaklılar, borçlu ...'ın borçlarından dolayı hissedar olduğu taşınmazlardaki ortaklığın giderilmesini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
1. Davalılar vekili, taşınmazlar üzerinde davacının borçlarından dolayı fahiş miktarda hacizler olduğunu, taksim sözleşmesi yaparak hisseli durumu sona erdirmek istediklerini, bir kısım parseller yönünden muris tarafından vasiyetname düzenlendiğini, vasiyetnamenin tenfizi için dava açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılar vekili, davacıların bir kısım parseller yönünden taleplerinden vazgeçmelerine muvafakat ettiklerini dile getirmiştir.

III.MAHKEME KARARI
Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl ve birleştirilen davaların konusu bir kısım parseller yönünden davanın tefrikine, bir kısım parseller yönünden davanın reddine, bir kısmı yönünden ise davanın kabulüne karar vermiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı ... vekili, temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Birleştirilen davada davacı ... vekili, gerekçesiz olarak dosyaların tefrik edildiğini, bir kısım parseller yönünden de gerekçe oluşturulmadan ret kararı verildiğini, gerekçeli karar başlığında ... ve ... vekili olarak isminin yazıldığını, alacağın miktarının da hatalı yazıldığını, tenfiz davasından ve miras taksim sözleşmesinden önce hacizlerin konulması nedeniyle tenfiz davası ve miras taksim sözleşmesinin hüküm tesisinde dikkate alınmaması gerektiğini, 50 ada 11 parsel 13 ve 51 No.lu bağımsız bölümler yönünden olumlu-olumsuz karar verilmediğini, borçlunun hissesine düşen miktarın icra dosyasına ödenmesine karar verilmediğini, tefrik kararı ve davacının taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, hissedar tarafından açılan; birleştirilen dava, 2004 sayılı İİK 121.maddesi uyarınca alacaklılar tarafından açılan ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

2. Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.

3. 492 sayılı Harçlar Kanununun eki Tarifenin "Karar ve İlam Harcı" başlığı altında düzenlenen 1. maddesinin (c) fıkrası uyarınca bir gayrimenkulün hissedarlar arasında satış suretiyle şuyuun izalesine dair hükümlerde gayrimenkulün satış bedeli üzerinden binde 11,38 oranında, menkul niteliğindeki mallar üzerindeki paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde ise 2. maddesinin (a) fıkrası hükmü uyarınca maktu harç ile yetinilmesi gerekir

4. Paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde mahkeme tarafından kararın infazı için bir satış memurunun görevlendirilmesi gerekli ve yeterli olup ilgili memurun ismen gösterilmesine gerek yoktur.

5. Mahkemece paydaşlığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde satışın nasıl yapılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekir.

6. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesinde hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır.

7. Diğer yandan mahkemeler, iddia ve savunma çerçevesinde tespit ettikleri maddi vakıaları, söz konusu maddi vakıaların hukuki niteliğini, uygulanan hukuk kurallarını, bunun nedenlerini ve hüküm fıkrasıyla bağlantısını gerekçeyle açıklarlar. Böylece tarafların muhakeme sırasında ileri sürdükleri iddialarının kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini bilmeleri, Mahkeme kararlarının denetlenebilmesi ve toplumun da yargı kararlarının sebeplerini öğrenmesi sağlanır.

8. Anayasa'nın 36 ncı maddesinin birinci fıkrasında herkesin adil yargılanma hakkına sahip olduğu belirtilmiş ancak gerekçeli karar hakkından açıkça söz edilmemiştir. Ancak Anayasa'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrasında bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılacağı belirtilmiştir. Bu sayede mahkeme kararlarının gerekçeli olması ve kişilerin adil bir şekilde yargılanmalarının sağlanması amaçlanmaktadır.

3. Değerlendirme
Somut olaya gelince;
1. Dava konusu 112 ada 15 parsel sayılı taşınmaz hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de; güncel tapu kaydı temin edilemediğinden taraf teşkilinin kontrolü sağlanamamıştır. Bu nedenle ilgili Tapu Müdürlüğü'nden güncel tapu kaydı temin edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

2. 312 ada 12 parsel ifraz edilmekle 312 ada 17 ve 18 parsel numarasını almış olup borçlu ...'ın bu parsellerde hissesinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Hal böyle olunca ...'ın payının hangi parsele gittiği mahkemece araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde pasif kayıtlar üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.

3. Yine davanın kabulüne karar verilen 112 ada 23 parsel ve 2529 ada 4 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının yapılan kontrolünde, ...'ın hissesinin kalmadığı tespit edildiğinden güncel tapu kaydı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

4. 313 ada 42 parsel ve 455 ada 21 parselin güncel tapu kayıtları getirtilerek borçlu ...'ın paydaş olup olmadığının kontrolü ile tapu kayıtları pasife dönüp başka parsellere gitmiş ise araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

5. Dava konusu taşınmazların bir kısmı hakkında tefrik, bir kısmı hakkında ret kararı verilmiş ise de; bu kararların gerekçesine yer verilmediğinden hükmün bu haliyle usul ve yasaya uygun olduğunu söylemek mümkün değildir.

6. Kabule göre de; satışın nasıl yapılacağının kararda gösterilmesi, satış memurunun adının açıkça belirtilmemesi ve harcın binde 11,38 oranında alınması gerekirken yazılı şekilde maktu olarak alınması da usul ve yasaya aykırıdır.

7. Ayrıca gerekçeli karar başlığında her bir birleştirilen davanın esas ve karar numarası belirtildikten sonra davacısı ve davalılarının isimlerinin belirtilmemesi ve birleştirilen davada davacı ... kendi adına dava açtığı halde "... adına ..." şeklinde belirtilmesi de doğru değildir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Birleştirilen davada davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde tarihinde oy birliği ile karar verildi.