WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2192 E.  ,  2024/3306 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/338 E., 2023/591 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVA TARİHİ : 07.11.2014
KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanının kabulüne

Taraflar arasındaki asıl davada müdahalenin men'i, birleştirilen davada ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden davanın kısmen kabulüne, birleştirilen dava yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki bulunduğu 521 ada 42 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından kendi gayrimenkulünde restorasyon çalışması yapılırken müdahale edildiğini belirterek; müdahalenin men’i ile taşınmazın eski hale getirilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; müdahale edildiği iddia edilen yerlerin eski yapılar olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.11.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulü ile; “Nevşehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 521 ada 42 parselde davacı adına kayıtlı taşınmaza; aynı yer tapusunda kayıtlı olan ve davalı adına kayıtlı, 521 ada 41 parsel sayılı taşınmaz tarafından davacıya ait taşınmaza vaki müdahalenin men'ine ve eski hale getirilmesine, (16.03.2015 tarihli Harita Mühendisi raporunda gösterilen, A harfi ve sınırları yeşil renkli çizgi ile gösterilen zemin katta bulunan kayadan oyma yerin alanı 5,52 m² ile B harfi ile mavi renkli çizgi ile gösterilen yol seviyesi altında kayadan oyma yer olarak kullanılmakta olan 25,98 m² olmak üzere toplam 31,50 m²'lik tecavüzlü kısım)” karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 26.11.2015 tarihli ve 2014/484 Esas, 2015/187 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 23.12.2019 tarih ve 2018/8076 Esas, 2019/11743 Karar sayılı ilamında;
"...1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Eski hale getirme kararına yönelik temyiz itirazlarına gelince; müdahaleli durumda olan kayadan oyma yerlerin korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olmaması durumunda, öncelikle tespit edilecek eski hale getirme bedeli üzerinden usulüne uygun şekilde tamamlama harcı ikmal edildikten sonra eski hale getirme şekli konusunda Bölge Koruma Kurulu'ndan da görüş alınarak mahkemece gerektiğinde eski hale getirme kararı verilebileceği, korunması gereken kültür ve tabiat varlığı olması durumunda ise eski hale getirme kararı verilemeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Nevşehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 521 ada 42 parsele 16.03.2015 tarihli raporda A harfi ile sınırları yeşil renkli çizgi ile gösterilen zemin katta bulunan kayadan oyma yerin alanı 5.52 m² ile B harfi ile mavi renkli çizgi ile gösterilen yol seviyesi altında kayadan oyma yer olarak kullanılmakta olan 25.98 m² olmak üzere toplam 31.50 m²'lik tecavüzlü kısma müdahalenin men'ine, kâl talebinin reddine, birleştirilen dava yönünden davanın kabulü ile; taleple bağlı kalınarak 9.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı asil temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı asil temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisil tespitinin yanlış yapıldığını, tecavüzlü alanın eksik ve hatalı değerlendirildiğini, asıl davada aleyhe yargılama giderlerinin belirlenmesinin de doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada müdahalenin men'i, birleştirilen davada ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 167 nci madde hükmüne göre; mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Bu durumda mahkeme, ayrılmasına karar verilen davalara bakmaya devam eder.

3. 6100 sayılı HMK'nın 341 inci maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 361 ve 362 nci maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilemeyen kararlar belirlenmiştir.

3. Değerlendirme
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacının 07.11.2014 tarihinde açtığı müdahalenin meni talepli asıl davada, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmuştur. Davacı, bundan ayrı 26.05.2015 tarihinde aynı dava konusu yer için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/183 Esas sayılı dosyası ile ecrimisil istemli dava açmıştır. Mahkemece, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamından sonra eldeki müdahalenin meni dosyası ile ecrimisil dosyasının birleştirilmelerine karar verilmiş, birlikte yargılama yapılarak asıl dava ve birleştirilen dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı Kanun madde 166 anlamında her ne kadar davalar arasında irtibat var ise de, birleştirilen dava açısından verilen kararın Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verildiği, istinaf kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmıştır. Kanun yolları farklı olan davaları ayırmak ve yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırdıktan sonra asıl davanın temyiz incelemesi için Yargıtaya; tefrikine karar verilecek olan birleştirilen davanın ise istinaf incelemesi yapılması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden, tefrik kararı verilmeden dosyanın asıl ve birleştirilen dava yönünden doğrudan temyiz incelenmesine gönderilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma nedenlerine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.