WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2191 E.  ,  2024/3187 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/118 E., 2021/8 K.
DAVA TARİHİ : 24.12.2013
KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne

Taraflar arasında asıl ve birleştirilen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; 4/8 hissesi vekil edenine ait olan 2758 ada 17 parsel sayılı taşınmazı davalının dükkan olarak işgal ettiğini, davalı aleyhinde önceden İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/755 Esas sayılı davada 01.05.2006-30.04.2007 tarihleri arası dönem için ecrimisile hükmedildiğini belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, 01.08.2008-31.07.2013 tarihleri arası toplam 21.501,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren dönem sonları itibariyle ayrı ayrı kademeli kanuni faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/119 Esas sayılı davada davacı vekili; asıl dava dilekçesine benzer gerekçeler ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4/8 hissesi idareye ait taşınmazda 01.08.2013-31.03.2015 tarihleri arası toplam 16.950,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren dönem sonları itibariyle ayrı ayrı kademeli kanuni faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3. Birleştirilen İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/373 Esas sayılı davada davacı vekili; asıl dava dilekçesine benzer gerekçeler ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 4/8 hissesi idareye ait taşınmazda 01.04.2015-31.03.2016 tarihleri arası toplam 13.500,00 TL ecrimisilin işgalin başlangıcından itibaren dönem sonları itibariyle ayrı ayrı kademeli kanuni faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davada davalı; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
(Asıl davaya yönelik) İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2013/487 Esas, 2015/64 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 9.482,53 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren işleyecek yasal faizi ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 12.11.2018 tarihli ve 2018/2632 Esas, 2010/18479 Karar sayılı ilamında; “... dava konusu taşınmaz için ilk olarak İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1334 Esas ve 2007/144 Karar sayılı dosyası ile 01.01.2001-30.04.2006 tarihleri arası ecrimisil istemi ile dava açılmış ve mahkemece 4.640,00 TL ecrimisile hükmedilmiştir. Daha sonra İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/755 Esas ve 2008/132 Karar sayılı dosyası ile 01.05.2006-30.04.2007 tarihleri arası ecrimisil istemi ile açılan davada,önceki dönem için belirlenen ecrimisil bedeli dikkate alınarak ecrimisile hükmedilmiştir. Eldeki davada mahkemece 2007/755 Esas ve 2008/132 Karar sayılı dosyada belirlenen son dönem ecrimisil bedeli üzerinden ÜFE ile artırım yapılarak ecrimisil hesabı yapılmış ise de;dava konusu taşınmaz için ilk ecrimisil istemi 01.01.2001-30.04.2006 tarihleri arasına ilişkin olup bu tarihten itibaren devam eden davalarda 11 yıl önce belirlenen ecrimisil miktarı güncelliğini yitirmiş, güncelliğini ve geçerliliğini yitiren bu ecrimisil miktarı üzerinden ÜFE oranında artış yapılarak ecrimisil hesaplanması doğru görülmemiştir. Hâl böyle olunca, yukarıda belirlenen ilkeler ve açıklanan olgular çerçevesinde ecrimisil hesabı yönünden yeniden inceleme ve araştırma yapılması gerekirken bu hususların göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2016/373 Esas, 2016/355 Karar sayılı kararı ile davanın İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/119 Esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.

4. İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli ve 2015/119 Esas, 2019/402 Karar sayılı kararı ile davanın İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/118 Esas sayılı davasıyla birleştirilmesine karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalının dava konusu taşınmazı haklı ve yasal dayanak olmaksızın kullandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların ayrı ayrı kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmedilen ecrimisil bedelinin dava konusu taşınmazın gerçek ve müspet durumu ile uyuşmadığını, İstanbul’un en merkezi yerlerinden birinde bulunan gayrimenkul için daha yüksek ecrimisil hesaplanması gerektiğini, birleştirilen her iki dosya yönünden 2008 yılından itibaren endeks uygulandığını ve bunun bozma ilamı uyumlu olmadığını ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda ecrimisil istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

04.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.