WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2188 E.  ,  2024/3373 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/252 E., 2023/300 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVALARDA
DAVA TARİHİ : 22.10.2014
KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine

Taraflar arasında ecrimisil ve munzam zarar davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; dava konusu 953 ada 4 parselde kayıtlı bulunan 4.156 m2'lik arsanın 1294/18099 hissesi olan 280,14 m2 sinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bu yeri hızar atölyesi olarak kullandığını, davalının taşınmazı kamulaştırmamasına rağmen fiilen tamamına yol olarak el koyduğunu, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/754 Esas sayılı dava dosyası ile kamulaştırmasız elatma nedeni ile tazminat davası açıldığını ve halen derdest olduğunu, bu nedenlerle ecrimisil bedeli olarak şimdilik 300,00 TL'nin, taşınmaza el koyma tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiziyle birlikte, davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında davalı İsmail Karadana’nın ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiş, davacılar vekili 28.04.2015 tarihli dilekçe ile taleplerini 140.430,00 TL'ye yükseltmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili; TBK’nın 122 inci maddesi uyarınca aşkın zarar isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/593 Esas, 2015/401 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2019/4013 Esas, 2021/3145 Karar sayılı ilamında; “... somut olayda Mahkemece dava konusunun yanlış değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Davalıların Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/738 Esas sayılı dosyası ile açtıkları dava kamulaştırmasız elatma nedeni ile tazminat davası olduğu halde iş bu dava konusu olan ecrimisil istemi ile karıştırılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda Mahkemece; davacıların kamulaştırmasız elatma nedeni ile tazminat davasının açıldığı 18.11.2011 tarihine kadar ecrimisil talep edebilecekleri gözetilerek; Yargıtay İçtihatlarına uygun şekilde bilirkişi raporu alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. Mersin 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/139 Esas sayılı davasının Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/252 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, yargılamanın Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/252 Esas sayılı dava üzerinden devamına karar verilmiştir.

2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen dava ecrimisil ve tazminat istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddesi,

3. 6098 sayılı Kanunu'nun 122 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve 444 üncü maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tâbi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi hâlinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360 ncı maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur.

2. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın “İstinaf” kanun yoluna tâbi olmadığı açıktır. Ne var ki birleştirilen Mersin 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/139 Esas sayılı davası yönünden ise karar tarihi 30.05.2023 olup bu dava ile ilgili daha önce Yargıtay'ın bir denetimi de söz konusu olmadığından anılan kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmaktadır.

3. Hâl böyle olunca, davaların birleştirilmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılan birleştirilen dosyanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosya temyiz edilmese dahi temyize tâbi olan asıl davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine iadesi gerekmektedir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,

11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.