7. Hukuk Dairesi 2024/2183 E. , 2024/3188 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/257 E., 2023/388 K.
DAVA TARİHİ : 01.01.2004-11.04.2005
KARAR : Asıl dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kayden maliki olduğu 712 ve 713 parsel sayılı taşınmazların bir bölümünün Mayıs 2003 yılında kesinleşen imar planına göre yolda kaldığını, ancak yola isabet eden bölümün belediye tarafından istimlak ve yola terk işlemleri yapılmadığı ve rızaen terk işlemi de gerçekleştirilmediği halde, komşu parsel maliki olan ve otel inşa eden davalının, yol inşaatı yaparak, ağaçlar ile istinat duvarını yıkarak taşınmazlarına haksız yere müdahale ettiğini, bu hususun Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/6 Değişik İş sayılı tespit dosyasından alınan bilirkişi raporları ile sabit olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesine, tecavüzlü kısımdaki muhdesatın yıkımına, taşınmazın eski hale getirilmesine ve tespit dosya masraflarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; siteyi oluşturan ve mülkiyeti kendisine ait 712, 713, 717 ve 735 parsel sayılı taşınmazlar üzerine yazlık konut inşa edildiğini, imar uygulaması gereği yollara ve yeşil alanlara isabet eden bölümlerin ayrılıp, giderleri tarafından karşılanarak gerekli düzenlemelerin yapıldığını, ancak komşu parsel maliki olan turizm tesisleri ve tatil köyü inşa eden davalının arkeolojik sit alanında kalmasına rağmen koruma kurulundan ve gerekli yerlerden izin almadan, herkesin serbestçe ve eşit oranda yararlanma hakkının bulunduğu site içi yeşil alanına LPG deposu inşa ederek ve etrafını tel örgü ile çevirerek kullandığını, gerekli teknik donanıma ve koşullara sahip olmayan, onaylı uygulama projesi ve inşaat ruhsatı bulunmayan anılan deponun; çevre sağlığı, mal ve can güvenliği yönünden de büyük tehlike arzettiğini, yine davalının imar uygulaması ile kooperatif arsalarından yola ayrılan kooperatif site içi ulaşım yolunu tel örgü ile çevirerek ve kapı takarak kendi sahasına katmak suretiyle tasarruf ettiğini, kendileri tarafından yapılan bir kısım site içi yollarının zemin kaplamalarına, kenarlardaki tretuvar-bordör taşlarına, aydınlatma direklerine ve elektrik tesisatına zarar verdiğini, yine kooperatif ile davalının taşınmazı arasındaki yollarda da davalının ağır yük araçları ve iş makinelerinin geliş geçişleri sebebi ile çökmeler, demir ızgaralarında oynama ve şekil bozuklukları oluştuğunu, öte yandan su borularının geçirilmesi konusunda davalı ile 20.03.2004 tarihli protokol imzaladıkları halde protokol gereklerinin yerine getirilmediğini, 735 parsel sayılı taşınmazına ve sınırdaki yola inşaat artıkları ve moloz döktüğünü, yolun devamındaki tepenin iş makineleri ile kazılarak doğal yapı ve görünümünün bozulduğunu, yine davalının turizm tesisleri ile apart otellerinin havalandırma ve soğutma kuleleri ile otel çatısında yer alan soğutma ve ve havalandırma motorlarının fanlarının aşırı gürültüye yolaçarak gürültü kirliliğine sebep olduğunu ve çevre sağlığını tehdit ettiğini, bu hususların Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/152 Değişik İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu ileri sürerek, el atmanın önlenmesine, yıkıma, taşınmazların eski hale getirilmesine, soğutma ve havalandırma kule ve motorlarında gerekli ve yeterli izolasyonun sağlanmasına karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında dava dilekçesini kısmen ıslah ederek, dava konusu yerlerin eski hale getirilmesi konusunda davalı tarafa iki aylık süre verilmesine, verilen sürede eski hale getirme işlemlerinin gerçekleştirilmemesi halinde eski hale getirme giderlerinin tacir olan davalıdan avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili özetle; iddiaların doğru olmadığını, gerekli izinler alınarak işlemler yapıldığını, davacının taşınmazlarına herhangi bir müdahalesinin olmadığını, imar gereği yola ve yeşil alana terkettiği alanlarda hakkının bulunmadığını, davacının site içerisindeki her türlü eksikliği şirketlerine yaptırma çabası içinde olduğunu belirterek asıl ve birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.09.2013 tarihli ve 2004/92 Esas, 2013/815 Karar sayılı kararıyla; davalının, kayden davacının maliki olduğu 735 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne haksız yere müdahale ettiği, öte yandan davalının davacı şirkete ait 712 ve 713 No.lu parsellere el atmasının bulunmadığı, birleştirilen davada komşuluk hukukuna aykırı iddialar bakımından ise, davacının tasfiye haline girdiği, çekişmeye konu yerlerin kamuya terkedilen alanlarda kaldığı, davacıdan konut alan bağımsız bölüm maliklerince açılmış el atmanın önlenmesi davasının bulunmadığı, davalının komşusuna zarar verecek şekilde taşkın kullanımının da sözkonusu olmadığı gerekçesi ile ıslah edilmiş davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 05.03.2015 tarihli ve 2014/3901 Esas, 2015/3349 Karar sayılı ilamıyla özete; asıl dava bakımından konusuz kalması sebebi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, birleştirilen dava bakımından ise yeterli inceleme ve araştırma yapılması gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.01.2018 tarihli ve 2016/127 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararı ile; asıl dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava yönünden 735 parsel sayılı taşınmazın önünde, kamuya terk edilen alanda bulunan ve davalı tarafından konulan LPG tankının tüm üniteleri ve etrafındaki tel örgüleri, kapısıyla birlikte kal'ine, davalıya ait havalandırma ve klima motorlarının çıkardığı gürültünün önlenmesine yönelik talep hakkında da bu talebi yönelik dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 tarihli ve 2018/9764 Esas, 2019/2944 Karar sayılı ilamıyla; asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin tüm, asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddiyle, “...mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra yapılan yargılamada; davacının taleplerinden sadece LPG tankı ile havalandırma ve klima motorları ile sınırlı olarak inceleme ve araştırma yapıldığı, davacının diğer talepleri hakkında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi olumlu olumsuz bir karar da verilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının birleşen dava ve ıslah dilekçesinde, LPG tankı ile havalandırma ve klima motorları dışında başkaca talepleri de olduğu hususu göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken iş, davacının birleşen dava ve ıslah dilekçesinde belirtilen LPG tankı ile havalandırma ve klima motorları dışındaki diğer tüm talepleri hakkında da taraf delilleri toplanıp değerlendirilerek işin esası hakkında olumlu olumsuz bir karar vermekten ibarettir....” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.03.2020 tarihli ve 2019/133 Esas, 2020/5 Karar sayılı kararı ile; davanın takipsiz bırakıldığı, işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/2813 Esas, 2020/6141 Karar sayılı ilamıyla; "vekillikten çekilme dilekçesi sunan ve davayı takip yetkisi bulunmayan vekilin davayı takip etmediğinden bahisle dava dosyasının işlemden kaldırılması ve sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen dava yönünden;
“... 29/03/2012 havale tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda;
A-) 735 parsel sayılı taşınmazın önünde, kamuya terk edilen alanda bulunan ve davalı tarafından konulan; 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen LPG deposunun 38,17 m² tüm üniteleri ve etrafındaki 406,08 m² tel örgüleri, kapısıyla birlikte kal'ine,
B-) 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 193,41 m² işçi yatakhanesi ve H harfi ile gösterilen 6,45 m² beton zemin suretiyle yapılan müdahalenin davalı yanca kaldırılması suretiyle men'ine;
C-) 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda D harfi ile gösterilen 9,20 m² taşkın bina suretiyle yapılan müdahalenin davalı yanca kaldırılması suretiyle men'ine;
D-) 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda G harfi ile gösterilen 173,32 m² kilitli kapı ve bekçi kulübesi" suretiyle yapılan müdahalenin davalı yanca kaldırılması suretiyle men'ine;
E-) 735 parsel sayılı taşınmaza 11/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda K-F harfi ile gösterilen 1.422,65 m² inşaat artığı/kazı ve 2133,00 m3 moloz dökülmesi suretiyle yapılan müdahalenin davalı yanca kaldırılması suretiyle men'ine;
F-) Davalıya ait havalandırma ve klima motorlarının çıkardığı gürültü düzeyinin mevzuat sınır değerinin üzerinde olduğu tespit edilmekle; 11/10/2022 Tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalı yanca yüksek ses izolasyonu yapılmak suretiyle muarazanın giderilmesine;
3-) 29/03/2012 havale tarihli ıslah dilekçesi 1-H, , 2. maddelerinde belirtilen talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-) 29/03/2012 havale tarihli ıslah dilekçesi 1-E, 1-F, 1-G. maddelerinde belirtilen taleplerinin reddine,..” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve ıslah dilekçelerindeki hususların değerlendirilmeden sonuca gidildiğini, davalı tarafından yapılan müdahalenin Bodrum 1. Asliye Mahkemesinin 2004/152 Değişik iş esas sayılı dosyası üzerinden tespit edildiğini, aradan geçen süre zarfında davalı tarafından meydana getirilen hasarın dava tarihindeki haliyle bırakılmasının beklenemeyeceğini ve bazı onarımların vekil edeni tarafından yapıldığını, belirlenecek zarar miktarını davalının ödemesi gerektiğini, mahkemece bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, asıl ve birleştirilen dava dilekçelerinde taleplerin kalem kalem sayıldığını ve 25.03.2021 tarihli dilekçe ile ayrıca belirtildiğini, dava dilekçelerinde talep edilmesine, usulüne uygun şekilde harçlandırılmasına ve ıslah dilekçelerine rağmen Mahkemece bu hususların dikkate alınmadığı gibi neden hükme esas alınmadığının da izah edilmediğini, tüm taleplerinin göz önünden bulundurulması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, bazı talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken el atma kararı verildiğini, hakkında men kararı verilen küçük yapıların davacıya ait olmadığını, davacının dava açma hakkı bulunmadığını, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, vekil edeninin protokol ile üstlendiği her türlü edimi otel inşaatı esnasında tamamladığını, havalandırma ve klima motorları ile LPG tanı dışında kalan talepler yönünden bozma kararı verildiğini, bu hususlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında eski tarihli tespit raporuna göre değerlendirme yapıldığını ve zarar verildiği beyan olunan alanları bütün zararlarının hali hazırda giderildiğini ve ortada bir zarar kalmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme, birleştirilen dava; çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi, komşuluk hukukundan kaynaklanan el atmanın önlenmesi, yıkım ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü ve 737 üncü maddeleri maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!