7. Hukuk Dairesi 2024/2180 E. , 2024/3195 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/47 E., 2023/283 K.
DAVA TARİHİ : 14.06.2013 - 10.08.2015
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen davada ecrimisil istenmesi üzerine asıl davaya yönelik verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin dava konusu 458 ada 29 ve 30 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davalı idarenin taşınmazlara duvar yapmak suretiyle müdahale ettiğini, müvekkil şirketin daha önce davalı aleyhine Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin men’i, kal ve ecrimisil talepli dava açmış olup Mahkemece müdahalenin men’ine ve kal’e, toplam 13.458.000.000 (eski) TL ecrimisilin işgalin başlangıç tarihinden itibaren her yıl dönem sonu tahakkuk ettirilecek kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verildiğini ve haksız işgalin halen devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile davanın açıldığı tarihten geriye doğru son beş yıl için hesaplanacak ecrimisil bedeline, ilişkin olduğu ayın sonundan itibaren kademeli olarak üçer aylık dönemler için işleyecek reeskont faiziyle ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2013/304 Esas, 2014/632 Karar sayılı kararı ile vekil eden lehine 100.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsiline hükmedildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 221.507,88 TL ecrimisil alacağının tespit edildiğini, bakiye 121.507,88 TL miktar yönünden ek dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile 121.507,88 TL ecrimisil bedelinin kademeli reeskont faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
(Asıl davaya yönelik) İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2013/304 Esas, 2014/632 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne ve 100.000,00 TL ecrimisilin başlangıç tarihi 14.06.2008'den itibaren işleyecek kademeli yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 24.10.2018 tarihli ve 2018/13821 Esas, 2018/17888 Karar sayılı ilamında; “... davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ... Mahkemece, hükme esas alınan 31.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise emsal olarak (değerledirmeye esas alınan diğer kriterler ile birlikte) Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/248 Esas, 2004/463 Karar sayılı dava dosyasının dikkate alındığı bildirilmiştir.
Somut olayda, dava tarihinden önce taraflar arasında görülen en son ecrimisil davasının Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/132 Esas, 2005/390 Karar sayılı dava dosyası olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, (aynı yere ilişkin olarak taraflar arasında görülen) Üsküdar 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/132 Esas, 2005/390 Karar sayılı dava dosyasının son dönemi için kabul edilen (ve kesinleşen) miktarına Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) tamamının yansıtılması suretiyle hesaplama yapılması gerekirken, Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/248 Esas, 2004/463 Karar sayılı dava dosyasındaki son dönem olan 2001 yılı esas alınarak ecrimisil bedelinin belirlenmesi doğru değildir.
Kabule göre de; 14.06.2013 tarihli dava dilekçesinde son beş yıllık ecrimisil bedeli talep edildiğine göre hesaplamanın 14.06.2008 ile 14.06.2013 tarihleri arasını kapsar şekilde belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan Üsküdar 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/248 Esas, 2004/463 Karar sayılı dava dosyası en son dönemi 23.03.2001 olup TEFE endeks hesabı yapılır iken, 2001 yılı Mart ayı endeks değeri yerine 2001 yılı Ocak ayı endeksinin, mevcut dava dosyası 2008 yılı Haziran ayı endeksi yerine de 2009 yılı Haziran ayı endeksi baz alınarak yeni dönem (2008 yılı Haziran ayı) aylık ecrimisil bedelinin tespit edilmesi de doğru değildir. Bu haliyle rapor, hüküm kurmaya dayanak yapılacak nitelikte olmayıp, Yargıtay denetimine de elverişli değildir.
Hal böyle olunca, mahkemece açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli ve 2015/281 Esas, 2020/113 Karar sayılı kararı ile; davanın İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/47 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine, yargılamanın İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/47 Esas sayılı davası üzerinden devamına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacının kayden malik olduğu dava konusu taşınmazlara davalı idare tarafından haksız şekilde el atıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, toplam 229.486,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu,
2. Davanın kabulü anlamına gelmemek kaydı ile asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını,
3. Bilirkişi raporlarına karşı yapılan itirazlarının dikkate alınmadığı gibi ecrimisil hesabında temel alınan verilerin hatalı olduğunu,
4. Alacağın zamanaşımına uğradığını,
5. Yer ölçümlerinin doğru yapılmadığını,
6. Dava konusu taşınmazların ecrimisile konu edilebilecek nitelikte bulunmadığını,
7. Ecrimisil talebi için kanun ve Yargıtayın aradığı şartların gerçekleşmediğini,
8. Davacı tarafından verilen taahhütname doğrultusunda davanın reddi gerektiğini,
9. İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.11.2014 tarihli ve 2013/304 Esas, 2014/632 Karar sayılı kararına dayanılarak başlatılan ilamlı icra takibinde davalı tarafından ödeme yapıldığını,
10. Davalı idarenin haksız işgali bulunmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davada ecrimisil istemine yöneliktir
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ve 444 üncü maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tâbi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi hâlinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360 ıncı maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
2. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl davanın “istinaf” kanun yoluna tâbi olmadığı açıktır. Ne var ki birleştirilen İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/281 Esas sayılı davası yönünden ise karar tarihi 26.10.2023 olup bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından anılan kararların ''istinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılmaktadır.
3. Hâl böyle olunca, davaların birleştirilmekle bağımsız dava olma özelliğini kaybetmedikleri gözetilerek, ''istinaf'' kanun yoluna tâbi olduğu anlaşılan birleştirilen davanın istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi, sonucunda verilen kararın temyiz edilmesi hâlinde dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi (anılan dosya temyiz edilmese dahi temyize tâbi olan asıl davanın gönderilmesi) için dosyanın Mahkemesine iadesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!