WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2179 E.  ,  2024/2796 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/234 E., 2022/562 K.
DAVA TARİHİ : 19.12.2011
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
TEMYİZ EDENLER : Davacı vekili, davalılar vekilleri

Taraflar arasındaki ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 195 parsel sayılı taşınmaz hissedarlarından ... ve diğer kişilerin gaip olması nedeniyle ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.07.2008 tarihli kararı ile 3561 sayılı Kanun gereğince ... Defterdarının kayyım olarak atandığını, niza konusu taşınmazın davalıların murisi Abdurrahman Yüce tarafından kiraya verilmek suretiyle kullanıldığının tespit edildiğini belirterek 01.01.2003-31.12.2008 arası dönem için şimdilik 62.930,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'i ve husumet itirazı ile birlikte davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.03.2018 tarihli ve 2017/440 Esas, 2018/105 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, toplam 40.305,34 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.06.2014 tarihli ve 2013/21351 Esas, 2014/10797 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, “..dava 19.12.2011 tarihinde açılmış, Mahkemece talep gibi 01.01.2003-31.12.2008 arası dönem için ecrimisile hükmedilmiştir. Ecrimisil istemi 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğuna ve davada zamanaşmı savunması mevcut olduğuna göre, Mahkemece ecrimisil başlangıç tarihinin en erken 19.12.2006 olabileceğinin ve 19.12.2006-31.12.2008 arası dönem için ecrimisile hükmedilebileceğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, Mahkeme kararının bu sebeple bozulmasına karar vermek gerekmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taraflar yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu, (bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporundaki argümanlara göre) 19.12.2006-31.12.2008 tarihleri arası dönem için resen yapılan hesaplama sonucu davacının talep edebileceği ecrimisil alacağının 16.440,89 TL olarak belirlendiği ve davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davalılar lehine maktu vekalet ücretine hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 16.440,89 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, taşınmazın değerine etki eden faktörlerin yeterince değerlendirilmediğini, takdir edilen bedelin düşük olduğunu ve ecrimisil davalarının 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, dava konusu taşınmazın davalıların murisi tarafından kira verilmediğini, kiraya verildiği iddiasınında ispat edilemediğini, davalı yönünden pasif husumetten davanın reddi gerektiğini, aynı şekilde davacı tarafın aktif dava ehliyeti bulunmadığını, muris Abdurrahman’ın ölüm tarihi itibariyle aciz durumda olması sebebiyle TMK’nın 605 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalıların mirası hükmen reddetmiş sayıldığını, davalılara bu şekilde dava açılamayacağını, davacı tarafın tanıkları ile muris arasında çıkar çatışması bulunduğunu, söz konusu kira sözleşmesini hangi taşınmaz için ve hangi tarihte imzaladığı belli olmadığı gibi kira ilişkisinin hangi dönemi kapsadığınında anlaşılamadığını, dosya kapsamına ibraz edilen dekontların delil olarak kullanılamayacağını, kayyımlık kararının verildiği tarihten öncesine yönelik ecrimisil talep edilemeyeceğini, kabul ve ikrar anlamına gelmemek kaydı ile dava konusu taşınmazın muris Abdurrahman tarafından kullanıldığı kabul edilmesi halinde bile intifadan men şartının sağlanmadığını ve ecrimisil bedelinin hatalı hesaplandığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine yöneliktir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Onama harcı davacıdan peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

21.05.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.