7. Hukuk Dairesi 2024/2174 E. , 2024/3144 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/43 E., 2023/328 K.
DAVA TARİHİ : 17.09.2012
KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve kal davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...Ş. vekili, dava konusu yerin daha önce davalıya kiralandıktan sonra tahliye davası açıldığını, yapılan yargılama sonunda davanın kabul edilerek kesinleştiğini, davalının karara rağmen taşınmazı işgal ettiğini belirterek haksız el atmanın önlenmesi ile taşınmaz üzerindeki tesislerin yıkılmasını, kiralanan 700 m² yer bakımından 01.01.2011 tarihinden dava tarihine kadar, davalının kira sözleşmesinin haricinde kullandığı yer için ise dava tarihinden geriye doğru beş yıllık olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL ecrimisilin tahakkuk tarihlerinden geçerli yasal faizi ile birlikte, taşınmazın eski hale getirilmesi bedeli olarak da şimdilik 10.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, tesisin boşaltılması için süreye ihtiyaç olduğunu, daha önce davacıya 471.746,60 TL ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16/04/2014 tarihli ve 2012/359 Esas, 2014/135 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesine, taşınmaz üzerinde bulunan ve davalıya ait mevcut tesislerin kal'ine, 1.020.373,68 TL ecrimisil bedelinden 100.000,00 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 16/04/2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 27.09.2018 tarihli ve 2018/11402 Esas, 2018/16376 Karar sayılı kararıyla; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, 18.06.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda C harfli alan ile B harfiyle gösterilen ve kıyı kenar çizgisi içinde kalan 501,28 m² miktarındaki alanın, gerek özelleştirilen gerek sonrasında davacıya tahsis edilen alan içinde kalıp kalmadığının uzman bilirkişi tarafından tespit edilmediği, ayrıca 3621 sayılı Kanunun 6, 8, 9 ve 11 inci, Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 4, 12 ve 13 üncü maddelerinin karar verilirken değerlendirilmediği, 18.06.2013 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda C harfi ile gösterilen 915,45 m² miktarındaki alana ilişkin ecrimisil talebi yönünden Trabzon 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2008/1106 Esas, 2009/1140 Karar sayılı ilamı ile verilen tahliye kararının kesinleştiği, 28.04.2011 tarihinden sonra davalı işgalci duruma düşeceğinden, ecrimisil talebinin bu tarihten dava tarihine kadar taraflar arasındaki kira sözleşmesi hükümleri dikkate alınmadan davanın kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı sonrasında 2014/593 Esas sayılı dosya ile aynı taşınmazın kullanımı nedeniyle davalı ...'ne karşı 17/09/2011-16/11/2013 tarihleri arası döneme ait ecrimisil tazminatı istemiyle açılan davanın eldeki dava ile birleştirildiği, dosya arasına alınan 10/04/2023 tarihli teknik raporda; ... İşletmeleri ile davacı taraf olan Trabzon Liman İşletmeciliği A.Ş. arasında 21.11.2003 tarihinde Trabzon Limanı Devir Protokolü başlıklı evrak incelendiğinde 1. maddede özetle protokolün imza edilmesi ile birlikte devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlar ile ... İşletmeleri mülkiyetinde bulunan diğer taşınmazlar ve bunların alt yapı tesisleri, yer üstü yapıları ve bütünleyici parçalarının ihale şartları belgesi ve eki tanıtım kitapçığında belirtildiği şekilde kullanımı işletme hakkı süresince işletici davacı tarafa teslim edildiğinin belirtildiği, Kıyı Kanununu Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe göre fiilen kullanımda olan liman sahasının kamu yararı gözetilerek kullanılması esas olarak vurgulandığı ve söz konusu protokol ile bu kullanım ve işletme hakkı davacı tarafa devir edildiği, dolayısı ile her ne kadar münfesih sözleşmede 700 m² alanın kiralandığı belirtilse de, fiilen kullanılan ve etrafı kapatılan alanın 1416,73 m² olduğu ve bunun da 915,45 m²'lik kısmının liman sahası içerisindeki parselasyon görmüş ve görebilmiş ... İşletmeleri ... Şirketinin mülkiyetinde ve davacının devir aldığı kullanım ve işletme haklarına sahip alanlara denk geldiği, geri kalan iki alanın ise toplamda 501.28 m² olduğu ve 318,91 m²'lik kısmın 26.05.2004 tarihinde ... İşletmeleri adına kayıtlı olan 361 ada 12 No.lu parselin Kıyı Kanunu gereği kamuya terk edilen alan olduğu, 182,37 m² alanın ise 361 ada 12 No.lu parselin kuzeyinde deniz olarak tescil dışı bırakılan alan olduğu, davalı Kurum ile Makine Kimya Endüstri Kurumu ile arasında oluşturulan 16.11.2013 tarihli tutanak ile tesisin hurda edilmek üzere 03.01.2014 tarih 1322 sayılı yazı ile tesliminin yapıldığı, taşınmaz üzerinde tahsis hakkı verilmesi ile mülkiyet hakkına konu olan mal üzerinde çıplak mülkiyet sahibinin yararlanma ve kullanma yetkisini kalktığı, tahsis hakkı sahibi olan davacının el atmanın önlenmesini isteme hakkının bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme talepleri yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, 192.388,58TL ecrimisil tazminatı ve 14.210,80 TL işlemiş faiz olmak üzere 206.599,38TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleştirilen davanın kabulüne, 291.645,44 TL ecrimisin tazminatı ve 26.572,03 TL işlemiş faiz olmak üzere 318.217,47 TL'nin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda sadece arsa üzerinden hesaplama yapıldığını, taşınmaz üzerindeki muhdesatın değerlendirilmediğini, ecrimisil bedelinin düşük hesaplandığını, yeniden rapor alınmasına ilişkin talebin reddedildiğini, el atmanın önlenmesi ve kal talebi yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik incelemeyle karar verildiğini, kıyı kenar çizgisinin durumu araştırılmadan 1416,73 m² için ecrimisil hesaplandığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı yargılama giderinin davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
03.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!