WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2139 E.  ,  2024/2873 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/46 E., 2024/181 K.
DAVA TARİHİ : 04.02.2014
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen ön alım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 21.11.2022 tarih ve 2022/4966 Esas, 2022/7080 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu İstanbul ili, Arnavutköy ilçesi, ... Köyü, 136 ada 58 parsel (eski 813 parsel) sayılı taşınmazın 1/2 payının, 29.11.2013 tarihinde dava dışı önceki paydaş ... tarafından davalıya satıldığını, müvekkiline satışla ilgili noter bildirimi yapılmadığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı payın iptali ile müvekkili adına tescilini tale etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2021 tarih ve 2021/70 Esas, 2021/485 Karar sayılı kararı ile her ne kadar davalı tarafça, fiili taksim savunmasında bulunulmuş ise de, dava konusu taşınmaz üzerinde bozma ilamından sonra yapılan keşif esnasında küçük miktarda beton enkazının bulunduğu gözlemlendiği ve bilirkişi raporunda taşınmazda herhangi bir fiziki taksimi gösteren işaretin bulunmadığı belirtildiği, keşif sırasında dinlenilen tanık beyanlarından dava konusu taşınmaz üzerindeki beton kalıntılarının ...'ın evinden kalma kalıntılar olup davacı veya ... tarafından taşınmazın fiilen kullanılmadığı, dolayısıyla dava konusu yerin fiili taksime konu olduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın kabulüne dava konusu taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan 1/2 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile iptal edilen payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilen 28.735,00 TL bedelden ön alım bedeli olan 28.560,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, davacı tarafça fazladan depo edilen 175,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2021 tarih ve 2021/70 Esas, 2021/485 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.11.2022 tarih ve 2022/4966 Esas, 2022/7080 Karar sayılı ilâmında; Mahkemelerce, ön inceleme tarihi itibariyle resmi senetteki bedelin, satış masraflarıyla birlikte, vadeli bir mevduat hesabında depo edilmesine karar verilerek yargılama sürecinin uzaması nedeniyle ön alım bedelinde meydana gelecek değer kaybının önüne geçilmesi sağlanacakken yerel mahkemece bu hususa dikkat edilmediği anlaşıldığından Mahkemece, konusunda uzman bilirkişiden denetime elverişli şekilde rapor alınarak; resmi senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan 28.735,00 TL'nin ön inceleme tarihi olan 12.03.2015 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değer belirlenerek depo edilmesi için ara karar vermek ve sonucuna göre esas hakkında hüküm kurmak gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak davanın kabulüne, dava konusu taşınmazda davalı ... adına kayıtlı olan 1/2 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile iptal edilen payın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça mahkeme veznesine depo edilen 28.735,00 TL bedelden ön alım bedeli olan 28.560,00 TL'nin ve bozma ilamı doğrultusunda ... Bankası ... iban numaralı vadeli hesaba aktarılan 124.791,20 TL ile nemalarının karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine, davacı tarafça fazladan depo edilen 175,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda fiili taksimin bulunduğunu, müvekkilinin gerçekte 120.000,00 TL bedele anlaşıp satın aldığı taşınmazı tapuda 28.000,00 TL olarak göstermesinin yanlış yönlendirilme sonucu oluşan bilgi eksikliği ve bu konuda ki yasal düzenlemenin yanlışlığından dolayı gerçekleştiğini, şufâ bedeli belirlenirken objektif değer kaybı hesabı yapılarak uyarlanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. Ön alım hakkı; paylı mülkiyete tabi taşınmazlarda payın 3 üncü kişiye satılması halinde diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın 3 üncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.

3. Türk Medeni Kanun'un 734 üncü maddesi uyarınca ön alım hakkı sahibi adına payın tesciline karar verilmeden önce satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini hakim tarafından belirlenen süre içinde hakimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.

4. Ön alım davasına konu olan payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilerek her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yerin ve bu yere tekabül eden payın bir üçüncü şahsa satarsa satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.02.1951 tarih ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemecede kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

5. Ön alım davalarında fiili taksime değer verilmesi için, taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması halinde tüm paydaşlar tarafından fiilen kullanılan bölümleri olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeniyle ön alım hakkını kullanması TMK'nın 2 nci maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen davada Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalının taşınmazı tapuda belirtilen değerden daha yüksek bedelle aldığına dair iddiasına, kişinin kendi muvazaasına dayanamayacağından, mahkemece bu savunmaya itibar edilmemiş olmasının hukuken yerinde olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak verilmiş olan karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

HUMK'nun 440/III- 1 inci bendi gereğince ilama karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.