7. Hukuk Dairesi 2024/2118 E. , 2024/2985 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3092 E., 2024/441 K.
DAVA TARİHİ : 24.02.2015
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/18 E., 2018/178 K.
Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 30/60 hissesinin Vakıflar Genel Müdürlüğüne, 20/60 hissesinin Sağlık ve Eğitim Müdürlüğüne, 10/60 hissesinin davalı Maliye Hazinesine ait olduğunu, gayrimenkul üzerinde fiili taksim yapıldığını, 359,89 m²’sinin müvekkil idare kiracısı ... Spor Kulübü Başkanlığı tarafından kullandığından bahisle 01.04.2006- 31.03.2011 tarihleri arasındaki fuzuli işgalinden dolayı ecrimisil ihbarnamesi gönderildiğini, yürütmenin durdurulması kararı verilmediğinden Üsküdar Vergi Dairesince müvekkil idarenin kiracısı olan ... Spor Klubü Başkanlığının tüm hesaplarına haciz konulduğunu, kulübün haksız işgalci olmayıp, söz konusu taşınmazda müvekkil idarenin 30/60 hissesine isabet eden yerin bir kısmını kiralayarak kullandığını, ecrimisil ihbarnamesinin hukuki dayanağı bulunmadığından müvekkil idarenin ve kiracısının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kesin hüküm itirazında bulunduklarını, davanın idari yargı yolunda görülmesi gerektiğini, davacının taraf sıfatı ehliyeti olmadığını ve tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, müvekkili idarece talep edilen ecrimisil alacağının kanunlara ve mevzuata uygun olarak belirlenmiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARLARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2017/18 Esas, 2018/178 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, 110 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kullanımı nedeniyle davacı Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğünün davalı Maliye Hazinesine borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
2. Davacı vekilinin tavzih talebi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 07.08.2018 tarihli ek kararı ile kararın dördüncü paragrafı kaldırılarak davacı lehine hükmedilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin 10.286,80 TL olarak tavzihen düzeltilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2019 tarihli ve 2018/1972 Esas, 2019/192 sayılı kararıyla; tapu kaydında 10.887,00 m² yüzölçümlü ve arsa vasıflı 107 parsel No.lu taşınmazın 10/60 (1.814,50 m² hissesinin Maliye Hazinesi adına, 20/60 (3.629,00 m²) hissesinin Sağlık ve Eğitim Vakfı adına, 1/2 (5443,50 m²) hissesinin ise ... Vakfı adına kayıtlı olduğu, davacı idare tarafından taşınmazdaki 1/2 hissesine karşılık taşınmazdaki 2.516,00 m²'lik kısmının kira kontratına istinaden ... Spor Klübü Başkanlığına kiralanmış olduğu, davalı idare tarafından taşınmazdaki 10/60 (1.814,50 m²)hissesinin 359,89 m²'lik kısmının ... Spor Kulübü tarafından idari bina, lokal ve soyunma odası yapılmak suretiyle kullanıldığından bahisle 01.04.2006 - 31.03.2011 tarihleri arası ecrimisil ihbarnamesinin gönderildiği, yaptıkları ölçümler neticesinde 107 parselin krokide A harfi ile gösterilen 2.332,40 m²'lik kısmının ... Spor Klübü tarafından lokal ve spor kompleksi olarak kullanıldığı, parselin geri kalan kısmının ise Üsküdar Cumhuriyet Lisesi, Sağlık ve Eğitim Vakfı ile...(tek katlı ev ve bahçe) tarafından, bir kısmının ise yol olarak kullanıldığı, bu durumda ... Spor Kulübünün fiilen kullandığı yer (2.332,40m²) davacının kiraladığı 2.516,00 m² yerden de 183,60 m² daha az olduğu, 31.03.2011 tarihli davalı idarenin mahallinde yaptıkları tespitlere nazaran Hazinenin 1.814,50 m² hissesine ilaveten 5.731,50 m² fazla olmak üzere toplam 7.546,00 m² alan kullandığı, taraflar arasındaki çekişmenin TMK'nın 688 ve takip eden maddelerinde öngörülen paylı mülkiyet hükümleri gözetilmek suretiyle çözüleceği, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenmesini her zaman isteyebildiği ancak, o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasının dinlenme olanağının bulunmadığı, somut olayda; taraflar arasında daha önce görülen idare mahkemesince yapılan yargılamada süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verildiği, kesin hükümden bahsedilemeyeceği, davacı idarenin dava açma hakkının bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilini davanın esasına yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı, Mahkemece davacılar vekilinin tavzih talebi üzerine 07.08.2018 tarihli tavzih kararı ile hükmün vekalete ilişkin fıkralarını usule aykırı şekilde düzelttiği, davalı tarafça tavzih kararının da istinaf edildiği, HMK'nın 305 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereğince tavzih yoluyla hükmün değiştirilmesine olanak bulunmadığı, davalı tarafın esasa ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmamakla birlikte tavzih kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 nci maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 19.04.2021 tarihli ve 2019/3159 Esas, 2021/3661 Karar sayılı kararıyla; “Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyize konu kararın gerekçesinde, davalı vekilinin davanın esasına yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtildiği halde hüküm fıkrasında davanın esasına yönelik istinaf başvurusu hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmamak suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulduğu ve tavzih kararı yerinde görülmeyerek kaldırılmasına karar verildiği halde talep hakkında yeniden hüküm kurulmamasının doğru olmadığı” belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2021 tarihli ve 2021/1142 Esas, 2021/1248 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından asıl karar istinaf edilmediğinden, asıl karar ve tavzih kararı yönünden istinaf edenin davalı taraf olması dikkate alınarak esasa yönelik karar yönünden davacı taraf lehine maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile; dava konusu 110 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kullanımı nedeniyle 27.06.2011 tarih ve 58923 sayılı ecrimisil ihbarnamesine konu 01.04.2006- 31.03.2011 tarihleri arasındaki dönem için 94.210,00 TL ecrimisilden davacı Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğünün davalı Maliye Hazinesine borçlu olmadığının tespitine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, istinaf incelemesi duruşma açılarak yapıldığından 4.080,00 TL maktu istinaf vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2. Dairemizin 07.11.2023 tarihli ve 2023/4750 Esas, 2023/5376 Karar sayılı kararıyla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, “... gerek maddi hukuk, gerekse usul hukuku bakımından genel hükümlere tabi bulunan ve özellikle konusu belli bir değerle ilgili bulunduğundan, borçlunun borçlu olmadığını iddia ettiği miktar üzerinden nispi harç alınan menfi tespit davasında, yargılama gideri olarak karşı tarafa yükletilecek vekalet ücretinin de nispi tarifeye göre belirlenmesi gerekir. Bölge adliye mahkemesince dava kabul edildiğine göre davacı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca bölge adliye mahkemesince duruşma açılarak davanın kabulüne karar verildikten sonra, istinaf itirazları kabul edilmeyen davalı lehine duruşma vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru değildir...” gerekçeleriyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 110 ada 107 parsel sayılı taşınmazın kullanımı nedeniyle 27.06.2011 tarih ve 58923 sayılı ecrimisil ihbarnamesine konu 01.04.2006 - 31.03.2011 tarihleri arasındaki dönem için 94.210,00 TL ecrimisilden davacı Vakıflar 2. Bölge Müdürlüğünün davalı Maliye Hazinesine borçlu olmadığının tespitine, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kesin hüküm ve aktif husumet yokluğuna dair yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, davalı idare tarafından talep edilen ecrimisil alacağının mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil alacağından kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!