WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/211 E.  ,  2024/881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/895 E., 2021/595 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Foça Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/89 E., 2019/184 K.

Taraflar arasındaki TMK'nın 713/2 nci maddesine göre ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalılar ... vekili ve ..., ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Gerenköy, ... Mevkinde, ... doğusunda, doğusu ... Aysın, batısı ... Dilsiz, kuzeyi ..., güneyi ... ile çevrili 7 dönüm miktarındaki bağ ve tarla vasfındaki yerin 18.12.1950 tarihinde yapılan kadastro tespiti sırasında ... adına kaydedildiğini, daha sonra ...'in vefat ettiğini ve çocuklarından ...'in 5.000,00 TL bedelle 08.04.1962 yılında şahitler; ... , ... ve Gerenköy muhtarı ... ... huzurunda taşınmazı müvekkilin murisi ...’a köy satış senedi ile sattığını, 1962 yılından itibaren buranın müvekkilin murisi ... ve ailesi tarafından kullanıldığını, zeytin ağacı dikildiğini, tapuda ...'in malik olarak göründüğünü; ancak ... öleli 55 yıldan fazla bir zaman geçtiğini, ...’in mirasçılarının Foça Sulh Hukuk Mahkemesinde 2016/391 Esas sayılı dosya ile ortaklığın giderilmesi davası açtıklarını ve müvekkilinin kullandığı bu taşınmazın da davanın konusu yapıldığını, bu nedenle tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tapuya tesciline kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinden dolayı 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ...’in mirasçısı olmamaları sebebiyle köy satış senedine dayanarak aleyhlerine dava açılamayacağını, müvekkillerin açılan davada davalı taraf sıfatı olmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davada bahsi geçen köy satış senedini kabul etmediklerini, satışa esas olan taşınmazdaki miras payı iştirak halinde mülkiyete tâbi olduğundan miras taksimi ile müşterek mülkiyete çevrilmediğini, miras payının satışı temlikinin bu nedenle mümkün olmadığını, zilyetliğin hiçbir zaman davacıya geçmediğini, Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/97 Esas sayılı dosyası içerisinde davacı tarafın dosyaya sunduğu Foça Gerenköy Atatürk Mahallesi Muhtarlığının ilgili kuruma yazdığı yazıda davacının dava konusu taşınmaz hissesinde zilyet olmadığını beyan ettiğini, ayrıca bu hususta dinlenecek tanıkların da bu durumu doğrulayacağını, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki mesnedden yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kayıtlarının incelenmesinde; dava konusu İzmir ili, Foça ilçesi, Gerenköy Mahallesi, 3 pafta, 15 ada, 41 No.lu parselde taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu ve 18.12.1950 tarihinde tesis kadastrosu edinme sebebi ile malik olduğu, dayanak senedin tapulama tespit gününden sonraki bir tarihte, henüz sicil kaydı oluşmayan bir dönemde düzenlenmesi nedeniyle somut olayda 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 üncü maddesinde düzenlenen hak düşürücü süreden ve senedin düzenlendiği tarihte henüz taşınmazın tapusunun bulunmaması nedeniyle satış sözleşmesinin resmi şekilde yapılması gerektiğinden söz etme imkanı olmadığı, dinlenen tanıkların da dava konusu yeri yıllardır davacının ailesinin kullandığını, ihya ettiğini, bütün köylünün dava konusu yerin davacı tarafa ait olduğunu bildiği, tarlanın çorak bir tarla olduğu, davacının babası ...'un zeytin ağaçlarını diktiği, eklemeli zilyetlik nedeniyle davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin malik sıfatıyla sürdürüldüğü ve 20 yıllık olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetlik süresini doldurduğu, köy senedinde alıcı ...'un vefatı üzerine geriye mirasçı olarak davacı ve annesi kaldığı, annesinin de vefatından sonra tek mirasçı davacının kaldığı anlaşıldığından davanın kabulüne; dava konusu taşınmazın davalı murisi adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
1. Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı def'ilerinin değerlendirilmediğini, dava konusu taşınmazın ... tarafından köy satış senedi ile satıldığının iddia edildiğini, ...'in, müvekkillerinin miras bırakanı olmadığını, dolaysıyla, köy satış senedine dayanılarak aleyhlerine dava açılmasının mümkün olmadığını, müvekkillerinin açılan davada taraf sıfatlarının olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerekmesine rağmen, davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının davacı tarafından dikildiği iddiasını da kabul etmediklerini, ağaçların müvekkillerinin murisi ... tarafından dikildiğini, davacının dayandığı satış senedini kabul etmemekle birlikte, TMK, TBK ve Tapu Kanunu hükümlerine göre tapulu taşınmaz malların mülkiyetinin naklini öngören sözleşmelerin resmi şekilde ve Tapu Müdürlüğünde yapılması gerektiğini, gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinin de noterler tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu, davacı tarafın tescil talebinin de bu sebeplerle yerinde olmadığından davanın reddi gerekirken, kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca dava konusu taşınmazdaki miras payının iştirak halinde mülkiyete tâbi olup miras taksimi ile müşterek mülkiyete çevrilmediğini, bu nedenle miras payının satışının da geçersiz olduğunu, taşınmazdaki muris ...'den, ...'e düşen miras hissesinin 1/7 olduğunu, bu nedenle de "imkansız akit" nedeniyle davanın reddi gerekirken, kabulünün yerinde olmadığını, zilyetliğin hiç bir zaman davacıya geçmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine, nisbi istinaf harcını yatırması hususunda Mahkemece davalı vekiline muhtıra tebliğ edilmiş, verilen kesin sürede peşin yatırılması gereken nisbi istinaf harcının yatırılmaması üzerine Mahkemece verilen 15.09.2020 tarihli ek karar ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş; ek kararın tebliğine rağmen, ek karara karşı anılan davalı vekilince yasal süresinde istinaf yoluna gidilmediği görülmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına ve Mahkemece dinlenen davacı tanıkların anlatımlarına göre dava konusu İzmir ili, Foça ilçesi, Gerenköy Mahallesi, 15 ada 41 parsel sayılı taşınmazın yörede 1949 yılında yapılan tesis kadastrosu çalışmaları sonucunda, 18.12.1950 tarihli tescil işlemi ile davalılar murisi ... adına tapuya tescil edildiği, Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2015/1039 Esas, 20154/1035 Karar sayılı veraset ilamına göre, ...'in 23.08.1953 tarihinde vefat ettiği, ...'in ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan harici ve rızai taksimde dava konusu taşınmazın mirasçısı olan oğlu ...'e isabet ettiği, dava konusu taşınmazın ... tarafından 08.04.1962 tarihli harici satış senedi ile davacı murisi ...'a 5.000,00 TL bedelle satıldığı, o tarihten 14.08.2010 tarihinde vefat etmesine kadar davacı murisi ..., sonrasında da ...'un tek yasal mirasçısı olduğu anlaşılan davacı ... (...) tarafından nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet ve tasarruf edildiği, dava konusu taşınmazın tapuda halen davalılar murisi ... adına kayıtlı olduğu, bu kapsamda, Anayasa Mahkemesi'nin TMK'nın 713/2 nci maddesinde "ölü kişi" ibaresini iptal ettiği 2011 yılı itibarıyla, davacı lehine 4721 sayılı TMK'nun 713/2 nci maddesinde düzenlenen ölü kişi hukuksal nedenine dayalı olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap koşullarının oluştuğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuş; ancak davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, aksine hüküm kurulması isabetli olmadığından davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne davacının davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın davalılar murisi ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar ... vekili ve ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; harçların davacıya yüklenmesi ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmeyeceğine ilişkin kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin dolduğunu, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterden düzenleme şeklinde yapılması gerektiğini, iddia edilen satış sözleşmesinin noterde düzenleme şeklinde yapılmadığı için geçersiz olduğunu, tapulu taşınmazların olağanüstü zamanaşımı ile kazanılamayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinde bulunulabilmesi için 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava konusu taşınmazı ...’in köy satış senedi ile sattığı iddia edilmişse de müvekkillerin ...’in mirasçısı olmaması sebebiyle köy satış senedine dayanarak aleyhlerine dava açılamayacağını, dava konusu taşınmaz üzerindeki zeytin ağaçlarının ... tarafından dikildiğini, tapulu taşınmaz malların mülkiyetinin naklini öngören sözleşmelerin resmi şekilde ve Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından yapılması gerektiğini, gayrimenkul satış vaadi senetlerinin de düzenleme şeklinde ve noterler tarafından yapılmasının zorunlu olduğunu, satışa esas olan taşınmazdaki miras payı iştirak halinde mülkiyete tâbi olup miras taksimi ile müşterek mülkiyete çevrilmediğinden miras payının satışının mümkün olmadığını, zilyetliğin hiçbir zaman davacıya geçmediğini, Foça Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/97 Esas sayılı dosyası içerisinde davacı tarafın dosyaya sunduğu Foça Gerenköy Atatürk Mahallesi Muhtarlığının ilgili kuruma yazdığı yazıda “Foça Gerenköy köyü patel çeşme mevkiinde bulunan 15 ada 40-41-56 da bulunan taşınmaz arazi merhum ... adına kayıtlı olup ölümünden sonra yedi çocuğu kendi aralarında paylaşıp çalışmaktadırlar…” diye beyanda bulunarak davacının dava konusu taşınmaz hissesinde zilyet olmadığını beyan ettiğini, yerel Mahkeme kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının aleyhe olan hususlarda eksik inceleme neticesinde verilmiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK'nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “maliki 20 yıl önce ölmüş” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaışımı” başlıklı 713 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, davacıya ise iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.

K A R Ş I O Y

Davacı vekili 18.4.2017 tarihli dava dilekçesiyle; dava konusu taşınmazın davalıların murisi ... adına kayıtlı bulunduğunu, malikin 55 yıl önce öldüğünü, taşınmazı müvekkili ve murislerinin uzun yıllardır kullandıklarını belirterek tapusunun iptaliyle müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

Dava, tapuda davalıların murisi ... adına kayıtlı taşınmazdaki zilyetliklerinin 20 yılı aştığı ve kayıt malikinin 55 yıl önce ölmüş olmasına rağmen mirasçılarının intikal yaptırmadıkları gerekçesine dayalı, zilyetlikleri altında bulunan yerin tapusunun iptali ve davacı adına tescili talebine ilişkindir.

Tapu kaydına göre; Foça İlçesi, Gerenköy Mahallesi, Ada No:15, Parsel No: 41 de kayıtlı bulunan taşınmazın tarla vasfında ve 3365 m² miktarlı olduğu, malikinin ilk tesis kadastrosuna dayanılarak adına tescil edilen ... olduğu görülmüştür.

Dava konusu taşınmaz kadastrosu yapılmış, sınırları ve maliki belirlenerek çapa bağlanarak, davalıların murisi adına tapuya tescil edilmiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanununun 12 nci maddesi uyarınca, hak düşürücü süre geçtiğinden davacı tarafın kadastrodan önceki sebeplere dayanarak tapu iptal ve tescil davası açma ... bulunmamaktadır.

Kadastrosu yapılmış ve çapa bağlanmış tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlikle edinilmesi de mümkün değildir.

Kural bu olmakla birlikte, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/2 nci maddesi, mülkiyet hakkını ihlal edecek şekilde yanlış yorumlanarak, tapulu taşınmazların bazı hallerde zilyetlikle kazanılabileceği yönünde mahkemelerce kararlar verilmesi üzerine, ilgili hüküm Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarihli 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanacağı güne kadar yürürlüğünün durdurulmasına karar verilmiştir.

Dairemizin bu tür davalarla ilgili verdiği 30.03.2022 tarihli Esas 2021/6908, Karar 2022/2465 sayılı kararında yer alan çoğunluk görüşündeki gerekçeler nazara alınarak, davanın esastan reddedilmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması görüşünü savunduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum.