WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/2071 E.  ,  2024/3101 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/604 E., 2024/35 K.
DAVA TARİHİ : 26.11.2009
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; İstanbul ili, Beykoz ilçesi, ... Mahallesi, 184 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 400 m²'sinin 2981 sayılı Kanun uyarınca müvekkiline tahsis edildiğini, imar uygulaması neticesinde 775 ada 8 parsel olarak kayıtlanan taşınmazın müvekkili adına tescil edilmesi gerekirken davalı Hazine tarafından davalı Belelediyeye devredildiğini ileri sürerek; tapu kaydının iptali ile taşınmazın müvekkili adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili; dava şartlarının oluşmadığını, Emlak ve İstimlak Müdürlüğünün işlem dosyası, Mali Hizmetler Müdürlüğünün cevabi yazıları incelendiğinde davanın haksız olduğunun anlaşılacağını ileri sürerek; davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı Maliye Hazinesi vekili; tapu kaydının davalı ... adına olup, ayrıca tapu tahsis belgesinin de iptal edildiğini ileri sürerek; davanın husumetten ve esastan reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.09.2019 tarihli ve 2015/244 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 19.09.2019 tarihli ve 2015/244 Esas, 2019/420 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 03.04.2023 tarihli ve 2023/37 Esas, 2023/1889 Karar sayılı ilamında; "...Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre çekişmeli taşınmazın 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde olduğu, 6831 sayılı Yasa'nın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2 inci maddesine göre 1980 yılında orman sınırları çıkarılan XX. sayılı 2 inci madde poligonu sınırları içinde 2/B alanı içinde kaldığının saptandığı, ormanlar ve orman rejimi dışına çıkartılan yerler 2981 sayılı Yasa hükümlerine göre ıslah-imar planlarına ve 3194 sayılı Yasa gereğine imar uygulamasına konu edilemeyeceğinden, idari mercilerin yasadan kaynaklanan herhangi bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde olduğu, bu durumda dava konusu taşınmazın, tapu tahsisi ve zilyetlikle kazanılamayacağı, kaldı ki dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin "doğal sit alanı" ilan edilmesi nedeniyle 2981 sayılı Kanun 3 üncü ve 14/f maddesi gereğince idarenin talebi doğrultusunda tapu tahsis belgesi şerhi tapudan terkin edildiği, davacı tarafından bu işleme yönelik idari bir başvuru yapılmadığı, sonuç olarak davacının elinde dava tarihinde hukuken geçerliliğini koruyan bir tahsis belgesi bulunmadığından tapu iptal ve tecil talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Yerel Mahkemenin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgenin "doğal sit alanı" ilan edilmesi nedeniyle 2981 sayılı Kanun 3 üncü ve 14/f maddesi gereğince idarenin talebi doğrultusunda tapu tahsis belgesi şerhinin tapudan terkin edildiği, davacı tarafından bu işleme yönelik idari bir başvuru yapılmadığı, dava tarihinde davacının elinde hukuken geçerliliğini koruyan bir tahsis belgesi bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen kendisine tahsis yapılmadığını, bozma kararının ve sonrasında verilen hükmün hatalı olduğunu, tapu tahsis belgesinin iptal edilmesinin hukuki sonucu değiştiremeyeceğini, zira müvekkilinin idareye güvenerek ödemelerini yapıp tüm yükümlülüklerini de yerine getirdiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14- 763- 864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için;
a. Hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunması,

b. Tahsise konu yerde 3194 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesi uyarınca imar planı veya 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa uyarınca ıslah-imar planlarının yapılmış olması,

c. İlgilisine, tapu tahsis belgesi gereğince bir başka yerden tahsis yapılmamış olması,

ç. Tahsise konu yerin kamu hizmetine ayrılmamış ve imar planına göre konut alanında kalmış olması,

d. Tahsise konu yer ile tescili istenilen taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve taşınmazın niteliklerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde uzman bilirkişiler aracılığı ile keşif yapılması,

e. Tahsise konu arsa bedelinin ödenmiş olması, ödenmemiş ise taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin uzman bilirkişiler aracılığı ile saptanarak hükümden önce mahkeme veznesine veya belirlenecek tevdi mahalline depo edilmiş olması,

f. İmar parsellerinin oluşturulması sırasında, şuyulandırmaya tâbi tutulan parselden 3290 sayılı Yasa ile değişik 2981 sayılı Yasa'nın 18 inci maddesinin b ve c alt bentleri maddesi uyarınca düzenleme ortaklık payı kesilip kesilmediğinin, kesilmiş ise uygulanan oranın saptanması gerekir.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.