7. Hukuk Dairesi 2024/2064 E. , 2024/2672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/719 E., 2024/898 K.
DAVA TARİHİ : 12.08.2016
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/49 E., 2022/365 K.
Taraflar arasındaki ecrimisil (paydaşlararası) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 16372 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmaz üzerindeki apartmanın 9. dairesini aldığını düşünerek sözleşme yaptığını, ancak kendisine 9. dairenin değil de arsa payının satıldığını idrak edemediğini, taşınmazda ikamet eden kiracıdan kira geliri alamadığını, iş bu davayı açtığı tarihten itibaren tahmini 30.000,00 TL kazanç elde ettiklerini ileri sürerek ecrimisil alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile her bir davalı yönünden arsa payı oranında ecrimisile hükmedilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılardan ... vd. vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu taşınmazın paydaşlar arasında fiili taksim doğrultusunda 1995 yılından beri kullanıldığını, asıl olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin getirilerek sonuca ulaşılması gerektiğini, fiili taksim hususu olması sebebiyle davanın reddedilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ecrimisil şartlarının oluşmadığını, zamanaşımına uğradığını ve mahkemece dikkate alınmadığını, raporun hatalı olduğunu, fiili taksim gereği davanın reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, ecrimisil bakımından mahkemece her bir davalı aleyhine hükmedilen miktar dikkate alındığında tutarlar istinaf edilebilme sınırı altında kaldığından istinafa kabil karar bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvuru dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf edebilme sınırının davanın açıldığı tarihteki dava değerine göre belirlenmesi gerektiğini, somut olayda dava dilekçesindeki değerin ise 30.000,00 TL olup istinaf sınırının üzerinde olduğunu belirterek ayrıca esasa ilişkin istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlararası ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, "İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi hükmüne göre; “İyi niyetli olmayan zilyet, geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorundadır.”
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, "Yararlanma, kullanma ve koruma" kenar başlıklı 693 üncü maddesine göre; "Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir.”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!