7. Hukuk Dairesi 2024/2036 E. , 2024/3482 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/458 E., 2023/372 K.
DAVA TARİHİ : 28.11.2014
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası Fahrettin İlbar ve annesi ...ile ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... Balkan arasında ... 1. Noterliği'nde 26.04.1955 tarihli ve 1955/8235 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile 1443 ada 43 parsel sayılı taşınmazdaki ...'a ait hisselerin tamamının davacılar murislerine satıldığını, satış bedelinin nakden ödendiğini, satış sonrası taşınmazın alıcılara fiili olarak teslim edildiği ve 1955 yılından itibaren davacılar tarafından kullanıldığını ancak tapu devrinin bugüne kadar yapılmadığını belirterek 1443 ada 43 parsel (yeni 2169 ada 43 parsel) sayılı taşınmazda davalıların murisi adına kayıtlı bulunan tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde ... ... ve Ali'nin bulunduğunu, eski Medeni Kanuna göre küçük çocuğun satış vaadi sözleşmesini hakim izni olmadan yapamayacağını, bu nedenle usulüne uygun düzenlenmeyen sözleşmenin hüküm doğurmayacağını, noterde düzenlenen sözleşmenin varlığına ilişkin hiçbir emarenin bulunmadığını, dava açılırken fotokopisinin ibraz edildiğini, 05.11.2015 tarihli duruşmada sözleşmenin aslı olarak nitelendirilen metnin mahkemeye sunulduğunu, sunulan metnin üzerinde müvekkillerinin veya murislerinin imzasının ya da parmak izinin dahi bulunmadığını, yazılı delil olmaksızın salt tanık beyanlarıyla tapu iptal ve tescil işlemi yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, sözleşmenin yazılı delil başlangıcı niteliğinde de olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde ... ... ve Ali'nin bulunduğunu, mirasçıların kişisel hakka dayanarak ayni hak talebinde bulunamayacaklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.02.2018 tarihli ve 2014/491 Esas, 2018/97 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile dava konusu 2169 ada 43 parsel sayılı taşınmazın davalılar murisi ... adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2018 tarihli ve 2018/1180 Esas, 2018/2094 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.09.2021 tarihli ve 2021/170 Esas, 2021/680 Karar sayılı kararıyla; “.... 1. Noterliği'nin kurumunda bulunan belge nedeniyle aslı gibi olduğuna dair beyanda bulunabilmesi için kurumda belgenin aslının görülüp kontrol edilerek birebir aynısı olması halinde bu şerhin verilmesi gerekmektedir. Oysa ... 1. Noterliği'nin 15.07.2015 ve 25.04.2016 tarihli yazılarının içeriğinden taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin aslının kurum arşivinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle 17.06.2016 tarihinde ... 1. Noterliği'nin sözleşme fotokopisini şerh ettiği, aslının aynı olduğuna dair verilen şerh geçersizdir. O halde mahkemece, öncelikle sözleşmenin aslı yahut geçerli onaylı suretinin temin edilmesi için gerekli araştırmaları yapması, usulsüz şerh verildiğinden bahisle suç duyurusuna ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda bir soruşturma bulunup bulunmadığının araştırılması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davaya konu sözleşme aslı yahut onaylı sureti temin edilmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı doğrultusunda sözleşmenin aslı yahut geçerli onaylı suretinin temin edilmesi için taraflara süre verildiği, noterlik nezdinde ve ... araştırma yapıldığı, sözleşmenin aslı veyahut usulüne uygun olarak yapılmış aslı gibidir şerhli örneğinin dosyaya kazandırılamadığı, usulsüz şerh verildiğinden bahisle katip hakkında yargılama yürütüldüğü ve beraat kararı verilerek kararın kesinleştiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraflarınca sözleşmenin onaylı suretlerinin mahkemeye sunulduğunu, 1955 yılında düzenlenmiş evrakların aslının mahkeme kasasında bulunduğunu, sunulan bu evrakların noterlik mührü ile onaylanmış olduğunu ve sözleşmeyi düzenleyen tarafların fotoğrafları dahil bulunduğunu, notere sundukları onaylı ve fotoğraflı örneğin incelenerek evrakın aslı gibidir yapılıp mahkemeye gönderildiğini, buna rağmen Yargıtay tarafından hükmün bozulduğunu, noterde hıfzedilen nüshanın zayi olması nedeniyle imzalı evrakın noterlikçe mahkemeye ibraz edilemediğini, bu durumda kendilerince sunulan örneğin gerçek olup olmadığının incelenmesi ve yapılan tespite göre karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın sözleşme ile birlikte taşınmazın zilyetliğini de alarak 1955 yılından itibaren taşınmazı kullandığını, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Kaynağını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci maddesi ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Hiç kuşkusuz karşı taraftan borcun ifasını talep eden kişinin kendi edimlerini yerine getirmiş olması gerekir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
Somut olayda; davacı taraf ... 1. Noterliğinde 26.04.1955 tarihinde 8235 yevmiye numarası ile düzenlendiğini iddia ettiği taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca 1443 ada 43 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescili talebinde bulunmuştur. Dava konusu sözleşmesin aslı ilgili noterlikten istenmiş, ancak noterlikçe mahkemeye gönderilen ilk cevabi yazıda sözleşmeye arşivlerinde rastlanmadığı bildirilmiş, devam eden süreçte ise 17.06.2016 tarihli yazısı ile sözleşmenin ‘aslı gibidir’ kaşeli örneği mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece bunun üzerine davanın kabulüne karar verilmiş, ilgili hüküm Dairemizin yukarıda belirtilen ilamı ile noterlikçe verilen ‘aslı gibidir’ şerhinin geçersiz olduğu, sözleşmenin aslı ya da onaylı örneğinin temini yönünden gerekli araştırmaların yapılması ve ceza soruşturması bulunması durumunda araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak sözleşmenin aslı ya da onaylı suretine ulaşılmaya çalışılmış, ancak dosyaya kazandırılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki hükmün doğru olduğunu söyleme imkanı bulunmamaktadır.
Mahkemece, bozma kararından sonra ilgili noterlik ile ...Birliği nezdinde sözleşme aslına ulaşılmaya çalışılmış ancak kayıtlarında her hangi bir bilgi, belge olmadığı yönünde cevaplar verilmiş, ayrıca ceza yargılamasına ilişkin dosya getirtilmiştir. Dosya arasında bulunan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/296 E. - 451K. sayılı dosyası incelendiğinde, mahkemece “...dosyaya mübrez noterlik kayıtlarından 1955/8235 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesinin ilgili noter tarafından düzenlendiğinin sabit olması karşısında, sanığın gerçekte olmayan bir belgeyi varmış gibi gösterip onaylamadığı, zaten noterlik dairesince usulüne uygun düzenlenen belgenin varlığını tasdik ettiği” gerekçesiyle sanık noter katibinin beraatine karar verildiği, ilgili kararın 15.06.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İlgili ceza dosyasındaki evraklar incelendiğinde, bir takım yevmiye defteri kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtların dava konusu satış vaadi sözleşmesi ile örtüştüğü anlaşılmıştır. Bahsi geçen bu yevmiye defteri kayıtları temyize konu dosyaya getirtilmeden ve incelenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Öte yandan mahkemece, bir kısım davacılar öldüğü halde mirasçılarının davaya muvafakatlerinin sağlanmadığı anlaşıldığından davacılar yönünden muvafakat ya da terekeye temsilci atanması suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekmektedir. Davalılar yönünden ise payını sözleşme ile devredenlerden ...’in mirasçılık belgesi getirtilerek tüm mirasçılarının davada taraf olup olmadığının kontrol edilmesi gerekmektedir.
O halde mahkemece, davacı ve davalı taraflar yönünden taraf teşkili sağlanarak, İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2019/296E.-451K. sayılı ceza dosyası ve bu dosyadaki beraat kararına dayanak oluşturan 1955 yılına ait ilgili noterliğin yevmiye defterinin/kayıtlarının mahkemeye getirtilerek davanın esası hakkında yeniden değerlendirme yapılması gerekmektedir. Hükmün belirtilen bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan kararın BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!