WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1997 E.  ,  2024/2875 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1424 E., 2024/306 K.
DAVA TARİHİ : 12.11.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Niğde 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/678 E., 2023/186 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyeti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Niğde ili, Merkez ilçesi Hıdırlık Mahallesi, 48 ada 30 parselde bulunan taşınmaz üzerinde tarafların ortak olarak mülkiyet hakkına sahip olduklarını, davalılar tarafınca ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların müvekkiline ait olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan lokanta binası ve petrol tarafların babaları döneminde yaptırıldığını ve sonrasında 1/3 ..., 1/3 ... 1/3 baba...'a ait olmak üzere paylaştırıldığını ve sonrasında ... ve Turizm Ltd. Şti'nin kurularak muhdesatların... tarafından şirkete sermaye olarak konulduğunu, hisse devirleri sonrasında şirketin tamamının ...'a devredildiğini, davacının devir sonrası yenileme işlerini yaptığını, yaptığı yenileme çalışmalarında ... şirketinden borç alarak ve özsermayesi ile yaptığını, dava konusu istasyon ve binanın davacıya ait olduğunu, davalıların herhangi bir hakkının bulunmadığını bu nedenle taşınmaz üzerindeki muhdesatların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tamir ve tadilat harcamalarının 410.640,00 TL'sinin ... firması tarafından 20.650,55 TL'sinin ise şirketin kaynaklarından karşılandığı, davacı tarafın ... A.Ş. tarafından yapılan ödemeye ilişkin olarak geri ödemeye ait bilgi ve belge sunamadığı, Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/363 Esas sayılı dosyası ile taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu ve bu sebeple davacının dava açmakta hukuki yararlarının var olduğu, somut olayda dava konusu muhdesatların davacının emeği ile yapıldığı tanık beyanları ve sunulan bilirkişi raporları doğrultusunda kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, İlk Derece Mahkemesinin 12.09.2023 tarihli ek kararı ile süresi içerisinde yapılmadığından davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel Mahkemece verilen kararın haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili tarafından dosya kapsamında süresi içerisinde istinaf başvurusu yapıldığını, tebligatın 19.07.2023 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, sürenin son gününün adli tatile denk gelmesi sebebi ile yapmış oldukları istinaf başvurusunun süresi içerisinde olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan lokanta binası ve petrolün müvekkilin babası döneminde yaptırıldığını, petrol ruhsatı alındığını, daha sonra bunların mülkiyetinin 1/3’ü müvekkil ...’a 1/3’ü ...’a ve 1/3’ü babaları...’a ait olmak üzere paylaşıldığını, sonrasında..., ... ve ... tarafından ... ve Turizm Ltd. Şti.'nin kurulduğunu, kurulan şirkete... tarafından petroldeki demirbaşlar ve muhdesatların ayni sermaye olarak konulduğunu,...'ın 6.700.000,00 TL oranında şirkete ortak olduğunu, dolayısıyla taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların tamamının şirkete devredildiğini, sonrasında da şirketin hisseleri ve ruhsatnamesi, nakdi ve ayni sermayesinin tamamının 45.000,00 TL’ye müvekkili...’a geçtiğini, 2013 yılında petrolde bulunan kiracının tahliye edildiğini, kiracının petrolde bulunan her şeyi kullanılamaz hale getirdiğini ve müvekkilin tüm bunları yeni baştan yaptırmak zorunda kaldığını, yapılan bu devir ile müvekkilin bahse konu muhdesatların maliki olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın istinaf talebi süresinde olduğundan ek karara yönelik istinaf isteminin kabulü ile Mahkemenin istinaf isteminin reddine dair ek kararının kaldırılmasına ve istinaf isteminin incelenmesine geçilerek taşınmaz ile ilgili Niğde Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/363 Esas sayılı dosyasında açılan ortaklığın giderilmesi davası halen derdest olup, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucu, taşınmaz üzerinde bulunan ve muris tarafından yapıldığı sabit olan muhdesatlara 2013 yılı ve sonrasında bir takım iyileştirmeler ve ilave muhdesatlar yapıldığı, yapılan ilave muhdesat ve iyileştirme masraflarının ... ve Turizm Limited Şirketi sermayesinden karşılandığının anlaşıldığı, davacı eldeki davada; muris tarafından yapılan muhdesatların ... ve Turizm Limited Şirketi'ne ayni sermaye olarak konulduğunu ileri sürülmüş ve iddiası kanıtlanmış ise de; devamındaki iddialarında şirket hisselerinin tamamının kendisine devredilmesi ile ayni sermaye olarak konulan muhdesatların da kendi uhdesine geçtiği, yine ilave muhdesatlar ve iyileştirmelerin de kendisi tarafından yapıldığı belirtilmiş ise de; az yukarıda açıklandığı üzere ilave muhdesatlar ve iyileştirme masraflarının ... ve Turizm Limited Şirketi sermayesinden karşılandığı şirketin defter incelemeleri ile sabit olmakla birlikte, davacının anılan şirkette tek başına ortak olmadığı, davalıların da anılan şirkette ... hissesi yönüyle ortaklıkları bulunduğu, her ne kadar davacının anılan şirketin 1997 yılından beri tek başına yetkili temsilcisi olduğu anlaşılıyor ise de; eldeki davanın şirketi temsilen de açılmadığı gözetildiğinde; Mahkemece anılan muhdesatların davacı tarafından kendi nam ve hesabına yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir. (HMK mad.114/1-h, 115).

3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.