WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1995 E.  ,  2024/2726 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1619 E., 2023/1144 K.
DAVA TARİHİ : 15.01.2015
KARAR : Davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/14 E., 2017/344 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen TMK'nın 713/2 nci maddesinde düzenlenen ölüm sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile katılma yolu ile ihbar olunan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 117/2400 oranında pay sahibi olduğunu, davacının murisi Veli Ülker’in, tapudaki hissesini davacı ile birlikte dört oğluna 18.08.1975 tarihinde eşit olarak paylaştırdığını, kardeşler arasında yapılan harici taksim ile davacının o tarihten bu yana dava konusu taşınmazı fiilen kullandığını, taşınmaz üzerine sekiz adet ev ve dükkan yaptığını, dava konusu taşınmazın diğer 2283/2400 payının ise...oğlu ... adına kayıtlı olduğunu, ... ... oğlu ...’in 1977 yılında vefat ettiğini ve mirasçı olarak davalıları bıraktığını, dava konusu taşınmazın kök kaydı olan 1 numaralı parselin ifrazı neticesinde 1520, 1521 ve 1522 numaralı parsellerin oluştuğunu, bu parsellerden 1522 numaralı parselin de 107 ada 1 parselden başlamak üzere 120 ada 16 parsele kadar 104 adet parsele bölündüğünü, kayıt maliki...oğlu ...’in mirasçıları tarafından şimdiye kadar tapuda intikal yaptırılmadığını, davacının taşınmazda 40 yıldır zilyetliğinin bulunduğunu, TMK’nın 713/2 nci maddesindeki kazanma koşullarının lehine gerçekleştiğini açıklayarak, dava konusu taşınmazdaki...oğlu ... adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar yargılama aşamasında, dava konusu taşınmazın tapulama kayıtlarının elle yazıldığını, imar uygulaması yapılırken, ... ...’nin oğlu Mustafa’nın adının ... olarak kayıtlara yanlış geçirildiğini, ... ...’nin ... isminde bir çocuğunun bulunmadığını, TMK’nın 713/2 nci maddesinde belirtilen zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.07.2017 tarih ve 2015/14 Esas, 2017/344 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 23.03.2018 tarih ve 2018/205 Esas, 2018/215 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin 26.09.1975 tarihinde başladığı, davacının bu kullanımının, 15.09.2009 tarihine kadar müşterek paylarla tapuda kayıtlı taşınmazın dava konusu taşınmaza karşılık gelen bölümü üzerinde olduğu, dava konusu taşınmaz üzerindeki...oğlu ... payının, 15.09.2009 tarihinden sonra, pay yığılması sonucunda 2283/2400 paya dönüştüğü, 15.09.2009 tarihinden Anayasa Mahkemesinin tedbir kararı tarihi olan 17.03.2011 tarihine kadar, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 nci maddesinde öngörülen zilyetlik süresinin gerçekleşmediği, davacı tarafından, 15.09.2009 tarihine kadar, 1522 parsel sayılı taşınmazın dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bölümü üzerindeki 226.800/33.264.000 payının kazanıldığının kabulü gerektiği, 2981 sayılı Yasa'nın 10/C maddesi uyarınca 15.09.2009 tarihinde yapılan uygulama sonucunda, ... ... oğlu ... paylarının dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yığıldığı ve pay oranının 2283/2400’e çıktığı; davacı tarafından, 15.09.2009 tarihine kadar, dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bölümü üzerindeki...oğlu ...’e ait eski 226.800/33.264.000 oranındaki payın kazanıldığı, davacının; 2981 sayılı Yasa'nın 10/C maddesi uyarınca 15.09.2009 tarihinde yapılan uygulamadan önce, 1522 parselin tamamı üzerinde zilyetliğinin bulunmaması nedeniyle, dava konusu taşınmaza yığılan iptale konu payların tamamının kazanılamayacağı, dolayısıyla davanın, 2283/2400 payın 226.800/33.264.000 payı oranında kabulü gerektiği gerekçesi ile davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf itirazlarının kabulüne, Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.2017 tarih ve 2015/14 Esas, 2017/344 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın...oğlu ... adına kayıtlı 2283/2400 payının iptali ile; iptaline karar verilen 2283/2400 pay, 189.854.280/199.584.000 kabul edilerek (paydanın 83.160 ile çoğaltılması ile), 1.294.461/ 199.584.000 payın davacı adına tesciline, geriye kalan 188.559.819/199.584.000 payın...oğlu ... üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.02.2020 tarih ve 2018/11180 Esas, 2020/1485 Karar sayılı ilâmı ile hükmün eksik araştırma ve taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde sağlanmaması nedenleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2022 tarih ve 2020/420 Esas, 2022/1325 Karar sayılı kararı ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

B. İkinci Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi Kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizin 29.05.2023 tarih ve 2023/2367 Esas, 2023/2932 Karar sayılı ilamı ile; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, bozma ilâmına uyulduğuna göre, yeniden esas hakkında karar vermesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

C. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi 116 ada 1 parselde davalıların murisi...oğlu ... adına kayıtlı hissenin (761/800) tapu kaydının iptali ile davacı Veli oğlu 1948 doğumlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ile katılma yolu ile ihbar olunan ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesince davaya konu 116 ada 1 parselin tapulama tutanaklarının, kesinleşme şerhini de içerecek şekilde onaylı ve okunaklı suretleri kadastrosuna uygulanan dayanak belgeler, taşınmaza ait tapu kayıtlarının ilk tesis anından itibaren tüm geldi ve gitti kayıtları, ifraz dosyasının getirtilmesi ile tüm bunlar geldikten sonra malik görünen...oğlu ... adlı kişinin mirasçılarının tespitinin yapılmasının talep edildiğini, bu hususların hiçbirinin gerekleri yerine getirilmeden aleyhlerine karar verildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, iptali istenen tapu kaydında geçen...oğlu ...'in mirasçılarının davalılar olduğunun davacı tarafından ispat edilemediğini, taşınmazın tapuya kayıtlı olduğunu, davalıların zilyetliklerinin bulunduğunu, tapunun evveliyatında davalılar ile davacının hissedar olmadıklarını, davaya konu tapu kaydının imar uygulaması ile 2009 yılında oluştuğunu, 2011 yılına kadar zilyetlikle kazanma süresinin dolmadığını, deliller tam olarak toplanmadan karar verildiğini, davacıların davaya konu yeri fiili taksim ile kullanmadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. İhbar olunan ... vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesi sadece bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, iptali istenen tapu kaydında geçen...oğlu ...'in mirasçılarının davalılar olduğuna dair şüphelerin dosya kapsamında giderilmediğini, tapu kaydında malik olarak görünen kişinin davalıların murisi olmaması durumunda tüm mirasının TMK 501 inci madde gereği Devlet'e kalacağını ve Devlete kalan taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını beyan ederek katılma yolu ile temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “...maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK'nın 713/1 ve 2 nci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1. Dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, imar ve ifraz uygulamasından önce 1 parsel olup, 1961 yılında tapulama sonucu çok sayıda paydaş adına tescil edildiği, ardından 1984 yılında yapılan kamulaştırma çalışması ile 1520, 1521 ve 1522 sayılı parseller olmak üzere üç parçaya ifraz olduğu ve dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1522 parselden 2009 yılında İmar Kanunu’nun 10/C maddesi uyarınca ayrılarak müstakil parsel halini aldığı anlaşılmaktadır. Dava ve talep ise 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan...oğlu ...’in payına yöneliktir.

2. Toplanan deliller, tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanlarına göre kayıt malikleri arasında bir taksim yapıldığına ve davacının davalıların murisi adına kayıtlı payı kullandığına ilişkin dosyaya yansıyan bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.

3. Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; kayıt malikleri arasında fiili bir taksimin olmadığı ve davacı tarafından kullanılan yerlerin de fiili taksim sonucunda iptali istenen paya özgülenmediği açıktır. Bu durumda davacının kullandığı bir miktar yerin davalılar murisi adına kayıtlı paylar olduğunun kabulü mümkün olmadığından ve davacı ile davalılar murisinin paydaş haline geldiği dava konusu tapu kaydının, imar sonucu oluştuğu 2009 yılından itibaren TMK’nın 713 üncü maddesinde düzenlenen 20 yıllık sürenin de 2011 yılına kadar dolmadığı nazara alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca ihbar olunan Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/2 nci maddesi gereğince dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.