7. Hukuk Dairesi 2024/1946 E. , 2024/3191 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3009 E., 2024/40 K.
YARGILAMANIN İADESİNİ
DAVA TARİHİ : 08.02.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/87 E., 2021/185 K.
Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın yargılamanın iadesi talebinde bulunan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesi talebinde bulunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Yargılamanın iadesi talep eden (asıl dava davalısı) vekili; Mahkemenin 2013/339 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil talepli davada, davalı tarafın davadan haberdar olmasının ve savunma yapmasının kasten engellendiğini, davalı vekilinin hiçbir talimata dayanmayan hileye dayalı ve nitelikli dolandırıcılık suçuna konu eylem niteliği teşkil ettiği İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile tespit edilmiş olan "davayı kabul beyanı" ile sona erdirildiğini, her iki taraf avukatlarının temyiz kanun yolundan feragat ettiklerine ilişkin beyanları ile kararın kesinleştiğini, bu karara karşı daha önce 2014 yılında 6100 sayılı HMK’nın “Yargılamanın İadesi Sebepleri” başlıklı 375 inci maddesinde tahdidi olarak sayılmış olan lehine karar verilen tarafın karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması sebebine dayanılarak yargılamanın iadesinin talep edildiğini, aynı zamanda TCK'nın 158/d maddesi kapsamında davalı vekili hakkında "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, dolandırıcılık" ve "görevi kötüye kullanma" suçlarından Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı vekilinin "davayı kabulüne ilişkin beyanının" hileye dayandığı, lehine karar verilen taraf ile karara tesir eden hileli bir davranışta bulunulduğunu, kabul beyanında bulunan avukatın bu eylem ve işlemleri ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, bu fiilleri nedeniyle İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/391 Esas ve 2020/398 Karar sayılı dosyasından cezalandırılmasına karar verildiğini, bu nedenle her ne kadar daha önce yargılamanın iadesi talebinde bulunulmuş ise de Mahkemece görülmüş olan davada davalı taraf haberdar edilmeksizin davacılar lehine sonuçlanmasına sebep olan, "davayı kabul beyanının" hileye dayalı olduğu ve nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu Ağır Ceza Mahkemesi kararı ile tespit edildiğinden, yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile kesinleşmiş Mahkeme kararının iptal edilerek tapu kaydının düzeltilmesini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Aleyhine yargılamanın iadesini talep edilen (asıl davada davacılar); davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... yargılamanın iadesi için hakim tarafından verilen kararın esasına etkileyecek nitelikte olan hileli bir işlemin bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunanın dosya kapsamında yukarıda belirtildiği üzere işlemlerden haberdar olduğu, hile savunmasının iade talebinde bulunan tarafça ispatlanamadığı, yapılmış olan soruşturma işlemlerinde iade talebinde bulunanın avukatı dışında diğer tüm ilgililer hakkında takipsizlik kararı verildiği, avukat hakkında devam eden cezai kovuşturmanın avukat ile müvekkili arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği, bu nedenle mahkememize bir etkisi olmadığı, takipsizlik kararı verilen kişiler yönüyle hileli bir işlem olmadığının teyit edildiği, yapılan kabul, feragat ve vekaletname verme işlemlerinin usulüne uygun olduğu ve evrakların gerçek evrak mahiyetinde bulunduğu, sahteliği yönünde herhangi bir soruşturma ve kovuşturma bulunmadığı..." gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden (asıl davada davalı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yargılamanın iadesini talep eden (asıl davada davalı) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgi ve talimatları dışında davayı kabul eden Avukat ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kararı verildiğini, davalının hakkında açılan davalardan haberdar olmadığını, davalardan haberdar olmasının hileli yollarla engellendiğini, davaları kabul eden Avukatın suç oluşturan hileli işlemleri ile davanın müvekkilinin aleyhine sonuçlandırıldığının Ceza Mahkemesi kararı ile tespit edilip hüküm altına alındığını, davada dosyanın gerçeğe aykırı bir şekilde karar verilerek müvekkilinin haklarının yok sayıldığını ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacı ... vekili Avukat .... hakkında Ceza Mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilmiş olmasının asil ile vekil arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiği ve bu nedenle ceza kararının kesinleşmesinin beklenmesinin de gerekmediği, vekile verilen vekaletnamede davayı kabul ve temyizden feragat yetkisinin bulunduğu ve vekaletin sahte olduğu yönünde iddia ve ispat bulunmadığı, bu haliyle İlk Derece Mahkemesince yargılamanın iadesi talebinin reddine ilişkin verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesini talep eden (asıl davada davalı) vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Yargılamanın iadesini talep eden (asıl davada davalı) vekili temyiz dilekçesinde; yargılamanın iadesi dilekçesi ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescile ilişkin davada yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!