7. Hukuk Dairesi 2024/1904 E. , 2024/2682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/155 E., 2024/360 K.
DAVA TARİHİ : 25.03.2014
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/724 E., 2022/210 K.
Taraflar arasındaki paydaşlararası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin murisi ...'tan intikal eden Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü, 311 ada 3 parsel sayılı taşınmaza, davalı ve dava dışı kişilerle birlikte elbirliği hâlinde malik olduğunu, davalının diğer paydaşların rızası ve muvafakatı olmaksızın taşınmazı kiraya verdiğini ileri sürerek; davalının taşınmazdaki paya yönelik haksız müdahalesinin önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ileride arttırılmak kaydıyla dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedeli olarak şimdilik 10.000,00 TL'nin işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; muris ...'un 25.06.1987 tarihinde vefat ettiğini, vefatından sonra varislerinin bir araya gelerek murise ait tapuda kayıtlı taşınmazları 30.10.2002 tarihili taksim sözleşmesiyle paylaştıklarını, taksim sözleşmesinin bütün varislerin iştirakiyle yapıldığını, her varisin sözleşmeye göre kendisine isabet eden taşınmazı iktisap edip tasarrufunu ve fiili kullanımını sürdürdüğünü, taşınmazın cebren tescili için Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinde 2014/14 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, iştirak hâlinde mülkiyette ecrimisil ve men'i müdahale davalarının tüm paydaşlar tarafından açılması gerektiğini, davacının kötüniyetli olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulü ile;
Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü, 311 ada 3 parsel sayılı taşınmaza davalının haksız müdahalesinin önlenmesine, 56.827,65 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; taksim sözleşmesi geçersiz kabul edilse bile müvekkilinin bu sözleşmeye dayanarak iyi niyetle kendine düşen taşınmazı kullandığını, esasen miras taksim sözleşmesinin hiç uygulanmadığını, bu gerçeğin müvekkilinin keşide ettiği ihtarname ve açılan ortaklığın giderilmesi davaları ile sübut bulduğunu, bilirkişilerin net gelir metoduyla ecrimisil bedeli hesaplamaları gerekirken tarımsal gelir metodunu uygulayarak yaptıkları hesaplamanın hatalı olduğunu, intifadan men şartının gerçekleşmediğini belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen İlk Karar
1. Bölge Adliye Mahkemesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca anılan mahkeme kararının kaldırılarak yerine yeniden hüküm tesisi suretiyle; Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü, 311 ada 3 parsel sayılı taşınmazda, davacının payına vaki el atmanın önlenmesine, 53.242,15 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 22.11.2023 tarih ve 2022/5094 E. - 2023/5605 K. sayılı ilamında;
''...Kural olarak; men edilmedikçe paydaşların birbirlerinden ecrimisil isteyemeyecekleri, intifadan men koşulunun gerçekleşmesinin, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlı olup ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarıyla ortaya çıkmış bir takım istisnaları bulunduğu, bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren ya da (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleri olup bundan ayrı; taşınmazın getirdiği ürün itibarıyla da, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali hâlinde de intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmadığı; bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak olup ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiasının, her türlü delille kanıtlanabileceği, (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E. - 2002/114 K. sayılı kararı); somut olayda, davacının elbirliği ile malik oldukları taşınmaza yönelik el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminde bulunduğu, dava konusu 311 ada 3 parsel sayılı taşınmaz tarafların murisi ... adına kayıtlı olup murisin 1987 yılında vefat ettiği ve mirasçılar arasında 30.10.2002 tarihinde harici taksim sözleşmesi yapıldığı, mahkemece paya vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği; ecrimisil istemine gelince; murisin ölümü ile tarafların da katıldığı miras taksim sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye göre dava konusu taşınmazın tasarrufunun davalıya bırakıldığı ve o tarihten beri davalı tarafından tasarruf edildiği
, ne var ki bu sözleşmenin resmî şekilde yapılarak tapu kaydına yansıtılmadığı, davacının ise davalıya yönelik çekişme konusu taşınmazı tasarrufuna yönelik muvafakatini kaldırdığına dair herhangi bir ihtar veya davasının bulunmadığı, anılan bu olgular itibarıyla dava tarihine kadar çekişme konusu taşınmazda davalının tasarrufuna davacının muvafakat ettiği ve eldeki davayı açmakla bu muvafakatini kaldırdığı, başka bir ifadeyle davalının kullanımının iyi niyetli olup ecrimisil koşullarının oluşmadığı gözetilerek ecrimisil talebinin reddi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ;
"... Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22/11/2023 tarih ve 2022/5094 Esas 2023/5605 karar sayılı ilamındaki gerekçelerle..." Konya ili, Çumra ilçesi, ... Köyü, 311 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda davalının, davacının payına vaki elatmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine..." karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; mirasçılar arasında imzalanan taksim sözleşmesinin hiç uygulanmadığını, davalının iyiniyetli olduğunun kabulünün hatalı olduğunu, Yargıtay bozma ilamında "muvafakatın kalktığı" yönünde değerlendirmede bulunulmuş ise de aslında hiç muvafakat bulunmadığının gözden kaçırıldığını, müvekkillerinin sessiz kalmalarının aleyhlerine yorumlanmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin tarafı olmadığı bir kira sözleşmesinden haberdar olamayacağı gibi itirazda da bulunamayacağını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçe içermediğini, hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğunu, zira davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili aleyhine hiçbir yargılama gideri yükletilemeyeceğini, Yargıtay bozma ilamında ecrimisile ilişkin kurulan hüküm yönünden inceleme yapılmasının usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı ve savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; yukarıda istinaf sebepleri olarak ileri sürdüğü itirazlarını tekrar ederek; bu sebeplere ilave olarak el atmanın önlenmesi istemi yönünden de davanın reddi gerektiği gibi, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; paydaşlararası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!