WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2024/1902 E.  ,  2024/2735 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1037 E., 2024/95 K.
DAVA TARİHİ : 01.09.2014
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında görülen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar yönünden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 149 ada 9 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduğunu, dava dışı paydaş ...'nun 113/480 payını 29.11.2013 tarihinde davalı ...'e sattığını, satışla ilgili müvekkiline noter bildirimi yapılmadığını belirterek, ön alım hakkı nedeniyle davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 24.09.2014 tarihli dilekçesi ile; davayı sehven ...'e karşı açıldığını, tapu kaydını incelediklerinde dava konusu taşınmazın önceki paydaşının ... olduğunu ve ...'in taşınmazdaki 113/480 payını, 29.11.2013 tarihinde ...'ya sattığını öğrendiklerini belirterek, payı satın alan ...'nun davalı olarak davaya dahil edilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davaya dahil edilen ... cevap dilekçesinde özetle; davacının satışı bildiğini, kötü niyetli olarak bu davayı açtığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE BOZMA
Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak İlk Derece Mahkemesince verilen 06.06.2022 tarihli ve 2020/339 Esas, 2022/131 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Yargıtay Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 20.03.2023 tarih ve 2023/21 Esas, 2023/1617 Karar sayılı ilamıyla; "... 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124/1. maddesine göre bir davada taraf değişikliğinin ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkün olduğu, taşınmazdan pay satın alan ve dahili davalı olarak gösterilen ...'nun iradi taraf değişikliğine ilişkin açık rızasının bulunmadığının anlaşıldığı, öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1020. maddesine göre tapu sicili aleni olup alâkası olduğunu ispat eden herkesin bu kayıtları inceleyebileceği, basit bir araştırmayla payı satın alanın tespitinin mümkün olmakla bu yönde maddi hata yapıldığının söylenemeyeceği, mahkemece açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulünün doğru görülmediği..." gerekçeleriyle "...hükmün bozulmasına..." karar verilmiştir.

3. Yukarıda (IV.A.2.) numaralı bentte yer alan bozma ilamına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş, Dairemizin 04.10.2023 tarih ve 2023/3230 Esas, 2023/4445 Karar sayılı ilamıyla "...karar düzeltme isteminin reddine..." karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 30.01.2024 tarihli ve 2023/1037 Esas, 2024/95 Karar sayılı kararıyla, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (IV.B) numaralı bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde eski paydaş ...'in gösterilmesinin kabul edilebilir bir maddi hata olduğunu, HMK'nın 124 üncü maddesinin düzenleniş amacı dikkate alındığında, taraf değişikliğinin mutlak suretle karşı tarafın rızasına bağlanmasının yasanın amacı ve usul ekonomisi ilkesi ile uyuşmayacağını, Anayasa'nın 141 inci maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde yer alan düzenlemelere göre, kötü niyetli olmayan hataların usulün elverdiği ölçüde giderilerek yargılamanın süratle sonuçlandırılmasının yargılamanın görevi olduğunu, verilen karar bağlı olarak 2 yıllık hak düşürücü süre geçmiş olacağını, bu durumda müvekkili adına yeniden ön alım davası açma hakkının ortadan kalkacağını, HGK'nın 2014/1230 Esas ve 2016/327 Karar sayılı kararında, hükmün bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş bölümleri yönünden yeniden hüküm kurulamayacağının belirtildiğini, ilamda iradi taraf değişikliğine ilişkin bir bozma nedeni de gösterilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme:
Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124 ünüc maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732 inci ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

HUMK'un 440/III-1 inci bendi gereğince miktar yönünden ilama karşı karar düzeltme yolunun kapalı bulunduğuna,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.