7. Hukuk Dairesi 2024/19 E. , 2024/993 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/255 E., 2023/126 K.
KARAR : Konusuz kalan asıl dava ve birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasında el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan asıl dava ve birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı birleştirilen dava davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı ... vekili; müvekkilinin maliki olduğu 2937 parsel sayılı taşınmazına komşu taşınmaz maliki davalının binasını 3-4 yıl önce yenileyip, genişleterek kendi parseli ve yola tecavüzünün bulunduğunun Beykoz Kadastro Müdürlüğünden alınan rapor ve krokilerle ortaya çıktığını ileri sürerek müdahalelerin men’ine ve yapılan binanın yıkılmasına ayrıca davalı tarafından kadastral yola yapılan tecavüzün önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Bozma sonrası birleştirilen Beykoz 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/84 Esas sayılı dosyasında davacı ... vekili; müvekkilinin 2937 (ve 2936) parsel sayılı taşınmazın tek çıkış yolu olan kadastral yola davalı ... tarafından bina ve taş duvar yapılmak suretiyle yapılan müdahalenin men'ine ve bina ve taş duvarın kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/788 Esas sayılı dosyasında davacı ... (asıl ve birleştirilen dava davalısı) vekili; müvekkilinin 57 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, 2937 No.lu parsel ile bitişik halde olduğunu, taraflar arasında görülen davada, davalının parseline taşıp kullanılan kısmın arazi değerinin 1.190,00 TL, yapının taşan kısmının değerinin 5.000,00 TL ve yıkım bedelinin 7.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, ayrıca yine ayrı raporda davalının parseline taşan kısmın kâl'ine karar verilmesi halinde yapılacak işlem sırasında ana binada taşıyıcı sisteme müdahale olacağından fahiş bir zarar ve statik yönden risk yaşanacağı görüş ve kanaatine varıldığı görüşlerine yer verildiğini, kadastral yolda kullanılan kısmın değerinin 10.750,00 TL, yapının değerinin ise 10.000,00 TL ve yıkım bedelinin 7.500,00 TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin binasının davalının parseline taşan kadar kısmının uygun bir bedel karşılığında tevhid edilerek müvekkili lehine temliken tesciline, bu talepleri yerinde görülmez ise müvekkilinin gayrimenkulü lehine irtifak hakkının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekilleri, davaların reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, müdahalenin men’ine ve muhdesatın kâl’ine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “…davacının 2937 parselin, davalının da 57 parselin maliki olduğu, yapılan keşif sonucunda davalıya ait yapıların davacının parseline taştığı, davacı, taşınmazının tek çıkış noktası olan kadastral yola yapılan tecavüzün önlenmesine karar verilmesini istediği ancak yol üzerindeki yapının yıkımı konusunda herhangi bir talepte bulunmadığı gözetilmeksizin HMK'nun 26 ncı maddesine aykırı olarak yol üzerindeki kısımların da yıkılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu; davalıya ait taşınmazın davacının taşınmazına 2.38 metrekare tecavüzlü olduğunun tespit edildiği ve davalının da temliken tescil talebi olduğu gözetilerek temliken tescil hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin doğru olmadığı; Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de karar açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde ve infaza elverişli değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 11.04.2023 tarihli ve 2017/255 Esas, 2023/126 Karar sayılı kararıyla; fen Bilirkişisi ... tarafından sunulan 23.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda ... Mahallesinde güncelleme çalışmalarında yapılan değerleme sonucunda parsel sınırlarının değiştiği, oluşan bu yeni sınırlara göre (eski 57) 2238 ada 63 parselin, yola ve (eski 2937) 2238 ada 62 parsele tecavüzünün kalmadığı, ekli krokide yeni sınırların sarı renkle ve eski sınırların mavi renkle işaretlenerek gösterildiği, yapılan güncelleme çalışmalarının 09.08.2022 tarihinde kesinleştiği, yargılama giderlerinin davaların açıldığı tarihlerdeki haklılık durumuna göre belirlendiği gerekçesiyle konusuz kalan asıl ve birleştirilen davalar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen dava davacısı Nazif vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen dava davalısı-birleştirilen diğer dava davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tadilat aşamasında taşınmazda bir taşma olmadığını, parselde yapılan değişikliklerin müvekkilinin haklılığını doğrular nitelikte olduğunu, kamu kurum ve kuruluşlarının hatasından kaynaklı bir taşkınlığın bulunduğunu, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen davalar, el atmanın önlenmesi ve kâl; birleştirilen diğer dava ise temliken tescil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 326 ncı maddesi: “(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. (2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır. (3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.” düzenlemesini; 331 inci maddesi ise; “(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder. (3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” düzenlemelerini ihtiva etmektedir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, asıl ve birleştirilen davaların açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tespit edilen yargılama giderlerine yönelik olarak verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; asıl ve birleştirilen dava davalısı-birleştirilen diğer dava davacısı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle asıl ve birleştirilen dava davalısı-birleştirilen diğer dava davacısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Fazla yatırılan onama harcının yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!